ESKİŞEHİR KUBBEYİ YERE KOYDURMAZ!

Suat KÜRŞAT

Turgut Cansever, “hiçbir gecekondu, yaptığımız apartmanlar kadar şehrimizi çirkinleştirmiyor.” diyor, kubbeyi yere koyanlara! Önümüzde bir seçim var ve kubbeyi yere koymak için can atan siyasal hırs gözüme çarpıyor Eskişehir’de. Bu ürkütücü hırs, gözümün önüne, “Üsküp ki Şardağı’nda devamıydı Bursa’nın” diyen Yahya Kemal’in, “Kaybolan Şehir” Üsküp’ü yâd ederken üzüldüğü gibi, bizim de kaybolan Bursa’ya üzülüp, eski manzarasını hatırlarken iç çektiğimiz bu güzel şehrimizin kalbine saplanan hançer gibi beton yığınlarını getiriyor. Bir şehre yapılacak en büyük kötülüğün abidesi gibi yükselen bu beton yığınları, şehirlerimizi koruyacağımız zihniyetin anıtı oluyor!

Şehrin siyasal iklimine kapılmadan, gezip gördüğüm, hayran olduğum ve yaşadığım güzel Eskişehir’in eksikleri elbette var. On, onbeş yıl öncesine göre yapılan ve o dönem için yeterli olabilecek hizmetler, bugünkü Eskişehir’e yetmiyor. Gelecek planlaması pek göz önünde bulundurularak hareket edilmemiş. Şehrin nüfusu ve yapısı geleceğe yönelik dikkate alınmadan, o zamanki mevcut hâl gözetilerek yetinilmiş. Bu da, nüfus arttıkça şehrin merkezinin nefessiz kalıp boğulmasına, çevresinin de aşırı yüklenmeden dolayı obezite ile boğuşmasına sebep olmuş. Şehir, ritmini yitirmiş.

Reşadiye Camii’ni seyrederken, şehrin bu kaybolan ritmini düşünüyorum ve Cevat Ülger merhumun, “bugün ritm kime ne yaptı? Neden ona karşıyız?” sorusu aklıma takılıyor ve ritimsizliği sorguluyorum! Sonra kafamın içinde yine o görüntü beliriyor, Bursa’nın kalbine saplanan beton hançerlerden ürküyorum: “Ya Eskişehir’in de kalbine hançerler saplanırsa?” diye soruyorum kendime. Ritimsizliğe bir şekilde katlanılır. Ritimsizlik bir şekilde giderilir. Mesela şiirde; ritimsiz çok güzel şiirler yok mudur?
“Dörtnala gelip Uzak Asya’dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim” diyen Nazım’ın şiiri Anadolu’nun ritmi oluyor. Haydar Ergülen’in, “Aşk gibi bir şey / Gitmekle kalmak arasında / En eski şiir / En eski şehir” dizeleri, şehrin kulağına ritim fısıldıyor. Satırlarda kaybolan ritim, kendini mânâda gösteriyor, okuyuşta ahenk buluyor.

Şehir kaybolan ritmini bir şekilde bulur. Fakat, kubbeyi yere koyarsak, bir daha yerden kaldırmak güç olur. İşte Bursa… Tam kalbinden hançerlenmiş, yeşil Bursa… Eskişehir halkı, kubbeyi yere koydurmaz, el ele verip şehrin ritmini bulması için gayret eder.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin