ÇOCUK SAPIĞI YETİŞTİREN İMÂNSIZ İSLÂMCILIK REJİMİ
Çocuklara yönelik sapıklık vakaları gün geçtikçe daha da artıyor. İstanbul’da ortaya çıkan Metin Şenay adlı sapığın hemen ardından bir sapık da Tokat’ta ortaya çıktı. Bu da çocukları sosyal medya üzerinden kandırıyormuş… Kız çocuklarını etkilemek için K-Pop ile ilgili yayınlar yapıyormuş
Aklımıza hemen Amerika’nın başındaki sapık Biden geliyor.
Dünyada bir lider de çıkıp diyemedi ki, “Biz bu sapıkla tokalaşmayız. Tokalaştıktan sonra evde kendi çocuklarımızın başını nasıl okşayalım!” demedi, diyemiyor.
Ülkemizde çocuk sapıklığının artmasını sadece buna bağlamıyoruz elbette ama bakış açıları ve samimiyeti gösteriyor olması bakımından önemli…
Ülke felâkete gidiyor da AKP rejiminin bu gidişe dur diyebileceğine dair bir emare ya da ümit var mı?
Yani CHP gelmesin AKP gelsin deniyor da, AKP ile de olmadığı bizzat AKP icraatları ile ortada değil mi?
Ehveni şer… Şu şer, o olmasın, bu daha az şerli, bu olsun. Bu insanlığı iyiye götüren bir süreç değil, kötüye gidişi getiriyor. Kötülük çıtayı her geçen gün yükseltirken, ehveni şerrin kötülüğü de artıyor… Bu gün için şer görülen ve kabul edilmeyen, yarın için ehveni şer olarak kabul edilen oluyor.
Ehveni şer, müdahale edemediğin yerde tercih edebileceğin bir şeydir. İyi, doğru ve güzelin mücadelesinin verilmesinin söz konusu olduğu yerde, ehveni şer bir tercih değildir. Topyekûn bir reddedişle kötülüğü her şekliyle ilga edecek sistem mücadelesi yerine ehveni şerri tercih ederek iyilik mücadelesinden kaçmak…
Ne lâzım?
Ahlâk!
Ahlâk fikrin pıhtılaşması olduğuna göre, insan ve toplum meselelerini sistem çapında çözecek fikir olmalı ki buna göre de ahlâkın pıhtılaşmasından, kurumsallaşmadan bahsedebilelim.
Yani öyle kuru kuruya İslâm demekle olmaz. Olmadığı da AKP pratiği ile ortaya çıktı. Yani, sistem olmadan olmaz hükmünün ispatçısı oldular; davanın düzünden değil de tersinden gerçekleştiricileri… Tersinden gerçekleştiricilikte küfürle, kendilerinden önceki kökten Batıcı Kemalistlerle aynı saftalar…
İnsan ve toplum meselelerini sistem çapında ele alacak bir ruh ve anlayış.
Ekonomisi, eğitimi, sokağı, ailesi, ceza sistemi, yönetimi bu ruh ve ahlâkı kuşanmış kadrolar eliyle şekillendirilmiş bir toplum düzeni.
İhtiyacımız olan buyken bize bunu vaadetmeyenler bütün bu menfiliklerden mesûldür. Sistem çapında tam oluş yerine, rastgelecilerin elinde yarım oluş, hakikat ve bütünün aleyhine netice doğurur denilerek fikir plânında ifade edilen davanın pratik hayattaki bir karşılığı da sapıkların artmasıdır.
İslâma Muhatap Anlayış’ın Tatbik Vasıta Sistemi dışındaki çözüm önerileri, kötülüğü bitirmeyi değil, katlanabilir hâle getirmeyi iddia edebilirler en fazla. Mevcut durumun iyiye gideceğine dair bir ümit veremezler. Her şey bir anda olmaz, zamanla derler ama, kötülük zamanla artmaya devam eder. Tıpkı AKP iktidara geldikten bu güne kadar geçen 20 yılı aşkın sürede kötülüğün, ahlâkî tefessühün artmaya devam etmesi gibi.
Şu hokkabazlığa dikkat: AKP iktidarı ile başörtüsü serbest oldu. Bu AKP sayesinde değil, AKP öncesi dönemdeki mücadele ile oldu. AKP, kendi iktidarında bir mücadele ve ödediği bir bedel yok. Kazanımlar, AKP öncesi dönemde, AKP dışında cereyan eden mücadelede ödenen bedellere istinaden. Bu iktidar döneminde, AKP’nin bizzat kendi mücadelesi ile, bedelini ödeyerek elde ettiği ve ahalinin istifadesine sunduğu bir kazanım var mı? İktidarda kalmak için milletin oyuna muhtaç olmaklıktan dolayı yapılan kimi hamlelerden öte gerçek bir mücadele, gerçek bir aksiyon karakteri taşıyan bir kazanım örneği gösterilebilir mi?










