RAMAZAN BAYRAMI KUTLU OLSUN
Bayram şekerleri Kassam’dan…
Ramazan Bayramının tüm İslâm âlemi ve insanlık için hayırlara vesile olmasını dilerken, bayram şekerleri de Kassam’dan geldi…
Kassam Tugayları’nın yayınlamış olduğu bayram mesajı şöyle:
“Her yerde görev yapan sabırlı mücahit evlatlarımızın ve İslâm ümmetimizin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyor, bir sonraki bayram Mescid-i Aksa’nın işgâl pisliğinden temizlendiğini görmeyi Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyoruz.”
Kassam Tugayları diğer yandan, bayram şekeri niyetine Ramazan ayının 27. gününde Han Yunus’un doğusundaki el-Zana bölgesinde 14 işgalci İsrail askerinin öldüğü pusudan görüntüler yayınladı.
İşgalci İsrail güçleri ve araçları, sıfır noktasından böyle hedef alındı!
Kassam Tugayları’ndan bir komutan, Al Jazeera’ya:
– Zanna bölgesindeki bu pusuya, 50 gün boyunca hazırlandık. İstihbarat bilgilerine, kapsamlı gözlemlere göre düşman askerlerinin ve araçlarının geri dönüş yolunu belirledik.
– Operasyonun belgelenemeyen çok daha büyük bir boyutu var.
Aslanlarımızın “Sadıklar Pususu” adını verdikleri operasyonda mücahidlerimizin yaylım ateşinden kurtulan keskin nişancılarımızdan kurtulamadı.
Pusudan kurtulup eve sığınan, oraya önceden döşenmiş patlayıcılardan kurtulamadı.
Askerlerine destek için gelen işgâlci zırhlı birlikleri Gazze’nin medar-ı iftiharı Yasin105’lerden kurtulamadı.
Ramazan olur da zafer olmaz mı? Mücahidlerimiz 6 aydır devam eden bombardıman açlık ve bir sürü etkene rağmen destan yazmaya devam ediyor…
Telegram Enformasyon kanalında son gelişmelere dair yapılan yorum:
Yüksek kalibre havan topu atışları ile İsrail Ordusu’nun Nahal Tugayının karargahı Gazzeli gruplar tarafından yıkıldı. Kayıp durumu bilinmiyor.
Nahal Tugayının yakın zamanda komutanı WCK yardım kuruluşuna ait aracın vurulması nedeniyle görevden alınmıştı. Gazze içlerinde de kayıpları yüksekti. Şimdi de Netzarim Koridorunu yani Gazze’de kalan son İsrail birliklerinin ana karargahı yerle bir oldu.
İsrail için Gazze dehşet verici bir meskûn mahal tuzağı olmaya devam ediyor. 6 ay geçti ve hâlâ Gazzeli gruplar uygun anı yakaladıkları an İsrail karargâhlarını bile yıkabiliyor.
Kuzeyde de Hizbullah topçu ve ÇNRA atışlarını 129 kilometrelik alanda devam ettiriyor.
Kuzeyde ve güneyde stratejik yıpratma İsrail’i her geçen gün biraz daha yaralıyor. İsrail geri adım atmak zorunda lâkin Netanyahu ve aşırı sağcı ekibi bunun kariyerlerini mahvetmesinden ve hapis yolunu onlara açmasından korkuyor.
Biden ile Lapid el altından en azından seçim öncesi Müslüman oyları garanti altına almak için Netanyahu’ya karşı bir şeyler düşünüyor.
Netanyahu ise hem Nuland hem savaş yanlısı cumhuriyetçiler hem de Obama’nın ekibiyle ara yolu bulup Biden aracılığıyla Hillary’nin ve Hillary ile de rakip olan CIA ve Pentagon’daki realist klikin çabalarını durdurmak istiyor.
İsrail köşeye sıkışan bir kedi gibi ve Refah veya Lübnan yahut da savunma yapısı itibariyle 13 yıllık savaşın etkisiyle zor durumdaki Suriye’nin üstüne atılıp meseleyi NATO için de bir ölüm kalım savaşına dönüştürmeye hazırlanıyor.
İran’ın yanıtı da tam bu noktada kafalarını karıştırıyor. Gelecek mi, gelecekse ne ölçüde olacak? İran’ın tepki vermekten başka bir şansı yok 40 yıldır uğruna hazırlanılan an geldi.
İran’ın ne için bunca yıl beklediğini göstermesi dünyadaki konumunu ve kendi iç cephesini hegemonya değişimine hazırlayacak en önemli şey olacaktır.
İsrail için de öldürücü darbeye giden süreci tetikleyebilme şansına sahiptir.
Türkiye bir anda 6 ayda tabiri caizse dünyalar dolusu malzemeyi yolladıktan sonra bir anda ticareti genel olarak kısıtlama kararı alıp kritik maden ve emtia tedarikini durdurma kararı aldı.
Bu karara gerçekten uyulursa bunun anlamı sadece iç cepheye veya uluslararası kamuoyuna karşı basit bir tepki değil.
İran ve müttefiklerinden bir şeyler İsrail’e doğru gelmek üzere ve bu olursa Türkiye’nin bir anda İslâm dünyasındaki duruşu artık inkâr edilemez şekilde boşa çıkıp lafı önemsiz hale gelmiş olacak ve bu karar şimdiden bir hasar tespit çalışması gibi bir adımdan ibaret.
İsrail’de bir şeyler olacak ne ölçüde ne zaman bilmiyorum ama belirsiz bir sessizlik var birileri panik içerisinde ve direniş İsrail’in stratejik sahalarını görülmemiş bir biçimde vuruyor ve hava savunmasını yokluyor düşman cephesindeki uygun gedikleri arıyor ve artık fırtına kopmalı.
The New York Times’ın haberi:
“Hamas’ın üst seviye liderleri hâlâ yaşıyor. Birkaç bin Hamas militanı hâlâ dolaşıyor ve 7 Ekimde esir alınan rehinelerin yarıya yakını hâlâ hayatta. İsrail’in çekilmesi Gazze’nin büyük çoğunu işlevsiz bir idari boşluk altında bıraktı ve Hamas tarafından tekrar doldurulabilir.”
Gazeteci Nahum Barnea:
“6 ayda hiçbir hedef başarılamadı Hamas’ı yok edemedik.”
Genel başarısızlığı kabul ediyorlar lâkin Hamas’ın ve diğer grupların askeri gücünün büyük kısmının yok edildiğine de inanıyorlar.
Eğer Hamas’ın askerî gücü birkaç bin düzensiz personele kadar düşseydi İsrail geri çekilme ihtiyacı hissetmez ve rahatça idaresini sağlardı.
İsrail istediği hiçbir sonucu elde edemedi ve ABD’nin hegemonya kaygısı esnasında dünyadaki konumuna da ağır bir itibar darbesi vurdu ve şimdi topyekûn savaş yahut acı gerçeği kabullenme krizi ile karşı karşıyalar.
İsrailli gazeteci Haim Levinson, Haaretz’deki makalesinde şunları yazdı:
Söylemeye gerek yok ama kesinlikle mağlup olduk.
Kaybettik, savaşı kaybettik. Bu her yerleşimci için net sonuçtur ve bunu kabul etmekte psikolojik ve kolektif zorluk yaşıyoruz.
Önümüzde açık ve keskin bir gerçek var, sindirmeye, ders çıkarmaya başlamalıyız.










