ÖLÜMCÜL MANEVRALAR

Oğuz BEKDEŞ

Rusya’da ve dünyada bankacılık ve mali durumla ilgili gerçekten ilginç gelişmeler yaşanıyor. Evvela, manzarayı resmetmek için söylentilere bakalım. İddia, Suudiler’in, 1974′ te imzaladığı “50 yıllık Petrodolar Anlaşmasını” yenilemeyi reddettiği hakkında.

Mesele şu ki, bu iddiayı doğrulayacak gerçek ve geçerli bir kaynak yok; köklerine kadar izini sürerseniz de elde var sıfır. Bu hikâye sahte gibi görünüyor. Ancak, esas olarak halihazırda gerçekleşen hadiselere dair izler taşıyor. Birkaç gün önce sona eren kesin bir 50 yıllık süre var mı yok mu belli değil; buna mukabil Suudi Arabistan zaten, son birkaç yıldır anlaşmanın fiilen hükümsüz olduğunun sinyalini sürekli veriyordu.

Hikâyenin, sahte olsa bile son derece manidar olmasının sebebi, devam eden gerçek olayların biraz sahtece formüle edilmesi ve Suudi Petrodoları’nın bu gelişmelerde nasıl eleştirel bir rol oynadığıdır.

Gerçek hikâye, G7 toplantısı ve Rus borsalarını çökertmek amacıyla getirilen âni yeni yaptırımlar paketi etrafında dönüyor:

Rusya ise karşı atakla, USD ve Euro’yu tamamen ticaretten çıkardı ve böylelikle küresel finans piyasalarında büyük bir fırtınanın yaklaştığına dair bir büyük alâmet belirdi.

Asıl soru işlerin nereye gideceği değil, ne kadar hızlı olacağıdır; gidecekleri yol neredeyse kesindir. Bundan sonra BRICS’e komşu ülkelerin mekanizmalar üzerinde ne kadar hızlı anlaşabilecekleri ve bunları gerçek uygulamaya geçirmek için ne kadar inisiyatif gösterebilecekleri üzerine gelişecektir.

Onlarca yıldır Doları terk etme fikri, özellikle Rusya gibi bir süper güç kadar etkinliğe sahip olmayan daha küçük, daha az güçlü ülkeler için gülünç görünüyordu. Ancak şimdi Rusya onlara yol gösteriyor, ileriye giden yolda öncülük ediyor ve onlara dayatılan sömürge köleliği ve mali hegemonyadan oluşan zihinî engeli aşmanın korkutucu bir yanı olmadığını gösteriyor; dünyanın geri kalanının hızla Rusya’nın liderliğini takip etmesini bekleyebiliriz; Hayalet bir kez parçalandığında, bu, borsadaki psikolojik destek tabanını veya direnç tavanını aşmaya benzer; bundan sonra işler öngörülemeyen bir kontrolden çıkmayla, hızla düşebilir veya fırlayabilir.

Esas itibarıyla , herkesin kozlarını ikiye katlayıp ortaya koyduğu ve kinetik yüzeyin altında şiddetle devam eden paralel mali gölge savaşında elini gösterdiği bir zamana denk geliyoruz. Rusya açıkça af dilemiyor, boyun eğmiyor ve bunun yerine dolarsızlaştırmayı hızlandırma çabasını ikiye katlıyor. Yetersiz kartları tutan taraf için veya blöfü görülen taraf için işlerin çözülmeye başlaması an meselesidir. Borç yapısı, ekonomik büyüme, işsizlik, enflasyon ve diğer tüm önemli konularda, Rusya ve Çin’in temellerinin Batı’nınkiyle (özellikle de borcunun gayri safi milli hasılaya oranı yüzde 126 oranında aşırı derecede artan ABD’yle) karşılaştırıldığında Sterlin değerinde olduğu göz önüne alındığında, ölçümler, yakın gelecekte kimin pantolonun indirilmiş kalacağını gösteriyor. Bu, küresel politikada tanık olduğumuz, derin devlet kontrolündeki tarafın saklandığı ve ancak Demokratların 2024’teki başkanlık kaybıyla doruğa ulaşacak kan banyolarından bahsetmiyorum bile. 2025, akla gelebilecek her bakımdan tarihi bir dönüm noktası olacak.

Çürüyen Batı, kendi zehirli mali rejimlerinin en temel kısıtlamalarını en korkunç derecede, mantıksız ve saçma bir şekilde umutsuzca yıkarken, bir yandan da suç deliliğinin içinde boğulurken, bu olup bitenler, ölümcül çılgınlığının mutlak saçmalığının son ve büyük bir özeti…

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin