KUZEY KORE, ABD VE İŞBİRLİKÇİLERİNE KARŞI KOYACAK
Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC – Kuzey Kore), ABD, Japonya ve Güney Kore’nin KDHC çevresinde düzenlediği ‘Freedom Edge’ tatbikatının ardından bir açıklama yayınladı.
“Kore Halk Ordusu bölgesel barışı koruyacak” denilen açıklama Kore devlet medyası tarafından yayınlanırken, ABD ve işbirlikçilerine karşı koymak üzere birliktelik çağrısı yapıldı.
Kore Halk Ordusu bölgesel barışı koruyacak
27-29 Haziran tarihleri arasında ABD, Japonya ve Güney Kore, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ni çevreleyen sularda ilk üçlü ortak askeri tatbikat olan Freedom Edge’i gerçekleştirdi.
Geçmişte ABD, Japonya ve Güney Kore, çeşitli isimler altında irili ufaklı sayısız ortak askeri tatbikat gerçekleştirmişti ancak ayrı bir isimle ve bu kadar büyük çaplı bir ortak askeri tatbikatın eşi benzeri görülmemişti.
ABD, Japonya ve Güney Kore’yi, aralarında Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin de bulunduğu bölgedeki bağımsız ülkeleri hedef alan ayrım gözetmeyen ve provokatif askeri gösterileri defalarca gerçekleştirmelerinden dolayı şiddetle kınıyor ve bunun nihai olarak getireceği ölümcül sonuçlar konusunda bir kez daha sert bir şekilde uyarıyoruz.
Uluslararası toplum bu tatbikatı, ABD’nin bölgedeki askeri gerilimi artırmaya, Rusya’yı baskı altına almaya ve Çin’i kuşatmaya yönelik stratejik bir girişimi olarak değerlendiriyor.
ABD-Japonya-Kuzey Kore ortak askeri tatbikatlarının düzenli hale getirilmesi, ABD’nin bağımsız egemen devletleri kuşatma, bastırma ve onların askeri hakimiyetini güvence altına almaya yönelik küresel hegemonya stratejisinin tehlikeli sınırı çoktan aştığını ve dünyanın güvenlik ortamında çok olumsuz değişikliklere yol açtığını açıkça gösteriyor.
ABD, Japonya ve Güney Kore arasındaki ilk üçlü çok alanlı ortak askeri tatbikat olan Freedom Edge’in tehlikesi, yalnızca deniz ve hava alanlarında üç ülkenin birden fazla operasyonel alanda eğitim vermiş olmasından kaynaklanmıyor.
Freedom Edge’in ciddiyeti ve tehlikesi, ABD-Japonya-Güney Kore üçgenindeki askeri bloğunun örgütlenmesinin, sistemleştirilmesinin ve somutlaştırılmasının ürünü olmasından kaynaklanıyor.
ABD, Japonya ve Güney Kore arasındaki üçlü ilişkinin sadece bölgede istikrar ve güvenliği güçlendirmeye yönelik işbirliğine dayalı bir ilişki olduğunu ve bunun bir ‘Asya NATO’su’ anlamına gelmediğini söyleyerek bahaneler üretiyor. Bu, uluslararası eleştiriden kaçınmak için yapılan bir kelime oyunundan başka bir şey değil.
Geçen yıl ağustos ayında ABD-Japonya-Kuzey Kore üçlü zirvesi toplantısında uydurulan belgede, üç ülkeden herhangi birine yönelik bir tehdit oluşturulması halinde derhal işbirliği yaparak ortak yanıt vermeleri gerektiği belirtilen bir ifade yer alıyordu.
Bu aslında NATO’nun kolektif savunma ilkesini anımsatıyor; bu ilke, üye bir ülkeye saldırılması halinde bunun herkese yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini ve tüm üyelerin savunulacağını belirtir.
Aslında Camp David simülasyonundan bu yana ABD, Japonya ve Güney Kore, herhangi bir ‘füze tehdidine’ yanıt verme bahanesiyle gerçek zamanlı füze uyarı veri paylaşım sistemi uygulayarak askeri istihbarat alanında entegrasyon sağladı ve sık sık ABD’nin stratejik güçlerini içeren ortak askeri tatbikatlar gerçekleştirerek üç taraflı gücün entegrasyonunu sürekli teşvik etti.
Tıpkı NATO’nun kara, deniz, hava ve siber uzay gibi çeşitli alanlarda yıllık ortak askeri tatbikatlar gerçekleştirmesi gibi, ABD, Japonya ve Güney Kore’nin çok alanlı ortak askeri tatbikatlar düzenleme kararıyla ABD-Japonya-Güney Kore ilişkileri tamamen ‘Asya NATO’su’ görünümüne büründü.
Sonuçta Freedom Edge, ABD’nin onlarca yıldır takip ettiği ABD, Japonya ve Güney Kore arasındaki üçlü askeri bloğun geleceğin değil, bugünün konusu olduğunu doğruladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili geçtiğimiz günlerde Japonya ve Güney Kore’nin Rusya tehdidine yanıt verme konusunda çok iyi ortaklar olduğunu vurguladı.
Bu, ABD’nin yalnızca Kuzeydoğu Asya’da değil, küresel ölçekte hegemonik stratejisini yürütmek için ABD-Japonya-Kuzey Kore üçlü askeri bloğunu üç atlı bir araba olarak kolayca kullanma yönündeki stratejik niyetine dayanıyor.
Bilindiği gibi Güney Kore, ‘savaş zamanı operasyonel kontrolünü’ tamamen ABD’ye devretmiş bir ‘askeri koloni’, 54 bin ABD askerinin konuşlandırıldığı Japonya ise ABD’nin en büyük denizaşırı askeri üssüdür.










