CACIK OLMUŞ KİMLİKLER

Selim Gürselgil

Türklerin İslâmiyetle yoğrulmuş benliğini yok etmeye çalışan, ona Arap kültürü diyen dinsiz/lâik kesim, bize Türk kültürü diye Yunan kültürünü dayatmaya çalışıyor. Meyhanesinden içkisine, mezesinden eğlencesine, düğününden cenazesine, şarkısından folklörüne, hurafe ve düşünüş biçimine varıncaya dek Rum kültüründen aldıklarını, bize, “Türk kültürü” diye çakmaya çalışıyor. Dolayısiyle kendini Yunan kültürü içinde, Müslüman Anadolu arasında olduğundan çok daha fazla “evinde” hissediyor.

Daha öteye gidelim: Atatürk’ün hayatını kendi ağzından anlatan Çankaya eserine göre, Atatürk gençliğinde Yunan ayrılıkçısı Venizelos’u örnek alıyormuş. Selanik’in Rum tavernalarında, arkadaşı Fethi ile vatanı kurtarma düşleri kurarken laf Venizelos’a geliyor. Girit’te isyan çıkarmış, binlerce Türk’ü kılıçtan geçirmiş bu Yunan kahramanı için Fethi diyor: “Bizde niye böyle büyük adamlar çıkmaz?” Genç Kemâl, “ben varım, onun gibi olacak olan” diyor.

Sonrasını biliyorsunuz, hem Rumları kovuyor, hem de onların kültürünü iliklerimize kadar “çalıyoruz”. Adamların meyhanelerine vs çöküp onları onlar gibi kendimiz işletiyoruz. Servetlerine el koyup onlar gibi oturup kalkan yeni rejim destekçisi zenginler üretiyoruz. Türk hafif müziği adı altında Yunan şarkılarını o kadar çok satın alıyor ve araklıyoruz ki, yeni Türk müziği, çağdaş Yunan müziğinin mahallî bir şivesi hâline geliyor.

Dünyaca meşhur Yunanlı şarkıcılar var. Hiç dünyaca meşhur Türk şarkıcı yok. Bir Tarkan vardı, unutuldu gitti o da. Yunan müziğini, orijinalini bilmeden, sanki kendi müziğiymiş gibi öğrenen nesiller, “Yunanlılar her şeyi bizden çalıyor, cacığı bile çaldılar” diye bir makara eşliğinde bir de Yunan’a artistlik yapıyor. Bu arada tramvaya binerken Besmele çeken bir ihtiyar gördüğünde, Rumların bile yapmadığı şekilde, “Arapsın yani” diye homurdanıyor.

Eski futbolcu Büyük Mustafa’nın kızı Çeşme belediye başkanı oldu, biliyorsunuz. Yunan kültürünü her hücresiyle yaşayan bir iklimde, “işte biz de Atatürk sayesinde sizin gibi olduk” mesajı vermek için, dünyaca ünlü Yunanlı şarkıcı Despina Vandi’yi davet ediyor, ona Atatürk posteri eşliğinde konser verdirip şov yapmak istiyor. “Atatürk’e bütün dünya saygı duyuyor” diye bir nutuk hazırladığına da şüphe yok.

Fakat evdeki hesap çarşıya uymuyor. Yunanlı şarkıcı Atatürk posterini görünce, “ne kadar çok benziyoruz, kardeş kültürleriz” demesi beklenirken, “Atatürk Rumları katletti, ben onun posteri altında konser vermem” diyor. Büyük Mustafa’nın kızı derhal sahneye fırlıyor, Yunanlı şarkıcının Atatürk düşmanlığı yaptığını (Atatürk’ün evini yaktılar hesabı) seyircilere duyurarak onların ayranını kabartıyor. Gece Yunan şarkılarıyla coşmayı beklerken öfkeyle söylenen İzmir Marşı ve Onuncu Yıl Marşı eşliğinde nihayete eriyor.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin