AKSA TUFANI, İSTİLÂCILARA KARŞI MEŞRÛ BİR FETİH HAMLESİDİR
Takdim: 7 Ekim’in yıldönümüne özel Kassam Tugayları’nca hazırlanan açıklamayı sunuyoruz:
İşgâlci Siyonist rejimin zayıf ordusuna ve kırılgan güvenlik sistemine karşı yapılan, gayet srtarejik bir plânlama ile sürpriz bir darbe olarak tanımlanabilir. Direnişin Genelkurmay Başkanı Ebu Halid Al-Deif’en emriyle başlatılan bu operasyon, silâhları imân, şuur ve ideoloji olan mücahidler tarafından düşman hatlarının arkasında gerçekleştirildi. Bu operasyonda, mücahidler çevredeki yerleşim yerlerini kontrol altına almayı başardı ve işgâl ordusunun Gazze Tümeni’ni etkisiz hâle getirerek, düşman askerleri ve yerleşimciler arasında çok sayıda kayıp verdirdi, yüzlercesini esir aldı. Tüm bunlar, Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırılar, halkımızın kadınlarına yapılan zulümler ve Peygamberimiz M…….d ﷺ’e yönelik hakaretlere karşı bir cevap olarak gerçekleştirildi.
MÜJDE
Aksa Tufanı…Kudüs ve Aksa’nın zillet ve aşağılanmayı kabul etmeyen erlere sahip olduğunu, zindan hücrelerinin esirlerimizin kaderi olmadığını tüm dünyaya kanıtlamak için mücahitlerimiz, işgâlin saldırganlık ve caniliğinin tüm sınırları aşmasının ardından silâhlarını kuşandılar ve tüm imkânsız denklemleri bozdular, düşman ordusunu küçük düşüren ve burnunu yere sürttüren kahramanca huruç başlatarak, tarihin şan ve şeref sayfalarına bir yenisini daha eklediler.
Bugün, hurucun üzerinden bir yıl geçmişken, bu savaşın tarihî ve kritik bir dönüm noktasına geldiğine şahit oluyoruz. Tüm Siyonist projenin tamamının artık tehlikede olduğunu ve Filistin’in özgürlüğünün yaklaştığını söyleyebiliriz inşallah.
AÇIK BİR FETİH
7 Ekim 2023 Cumartesi sabahı saat 6:25’te, Kassam Tugayları’nın kara, hava, deniz vs tüm dalları ve silâhlarıyla eş zamanlı olarak başlatılan bir huruç gerçekleştirildi. Bu saldırıda, işgâl ordusunun Gazze Tümeni ve güney bölgesinde 50’den fazla hedef, yoğun bir füze bombardımanıyla vuruldu. İlk saldırıda, 5,500 füze ve roket ateşlendi. Bu bombardımanın yoğunluğu ve isabet oranı, düşmanın güvenlik ve ordusunu büyük bir şaşkınlığa uğrattı. Düşman, bu şaşkınlıktan dolayı birkaç saat boyunca herhangi bir karşılık veremedi ve mücahitlerimiz hedef alınan Siyonist askerî alanlara girdiklerinde, işgâl askerlerini, yüzlerinde durumun dehşetiyle saklanırken bulduklarında gözlemledikleri şey buydu, bu yüzden birçok yerde herhangi bir direniş olmaksızın onları öldürdüler ve esir aldılar.
Kassam Tugayları Genelkurmay Başkanı Muhammed Deif, Aksa’ya yapılan saldırılara ve Siyonist suçlara karşı başlatılan Aksa Tufanı operasyonunun başladığını duyurdu. Siyonist rejimin Filistin’in üstesinden gelme plânlarına karşı bir yanıt olarak, Kassam liderliği, bu suçları sona erdirmek için harekete geçtiğini açıkladı ve düşmanın hesap vermediği günlerin sona erdiğini belirtti.
OPERASYON BAŞLANGICI
Kassam Tugayları’nın operasyonu, işgâl ordusunun üslerine ve işgâl edilmiş büyük Siyonist varlığın bulunduğu şehirlere yönelik yoğun top atışları ile başladı. Bunun yanı sıra, düşman hatlarına karşı insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenlendi. Düşmanın izleme kuleleri ve bekleyen araçlarına roketler ateşlendi. Saldırıların başlamasıyla birlikte mücahidler, düşmanın savunma hatlarını aşmak için istihkâm ekiplerinin açtığı gediklerden ileri atıldılar. Saldırılar sonucu, düşman askerî araçları ve üsleri imha edildi.
Gazze çevresindeki düşman savunmaları çöktü ve işgâl ordusu, Gazze’yi kuşatma amacıyla inşa ettiği, övündüğü duvarın üzerinden, Kassam mücahileri yayan ve araçlarıyla çiğneyerek, “Saqr = Kuş, doğan” planör filosu ile havadan süzülerek geçtiğinde, -plânlamanın etkinliği, uygulamanın ustalığı ve saldırının herhangi bir sızma olmadan düşman istihbaratını atlatacak derecede mükemmelliğini doğrulayan bu sahneyi gördüğünde-, duvarın, tedbirin işe yaramadığını anladı.
FİYASKONUN DOĞUŞU
Kassam Mücahidleri, işgâlin güçlü ordusunu yıkarak, düşman hatlarını aştı. Operasyona 4,500 Mücahid katıldı (3,000’i saldırı, 1,500’ü destek için). Mücahidler, iki saat içinde düşman hatlarını aşarak 15 askerî üssü hedef aldılar. Ayrıca, 10 askerî kontrol noktası ve 22 yerleşim yerine operasyon düzenlediler.
Düşman tümeni yok ederek Siyonist ordunun gururu olan “Ra’im” askeri üssünü kontrol altına aldılar. Ayrıca yüzlerce işgâlciyi, yüzlerce düşman subayı ve askerini öldürmeyi ve esir almayı başardılar; daha sonra güney bölgesinde tümen dışındaki hedeflere yönelik saldırı geliştirdiler. Diğer yandan Kassam deniz komando savaşçılarıyla yüklü tekneler Aşkelon’un güneyindeki plajlara başarılı bir çıkarma operasyonu gerçekleştirip birkaç bölgeyi kontrol altına alarak düşmana ağır kayıplar verdirmeyi başardı.
TAM BİR BAŞARISIZLIK
Siyonist askerî ve güvenlik sistemleri büyük bir başarısızlığa uğradı ve tüm tahminleri boşa çıktı; Kassam Tugayları, Gazze çevresindeki yerleşim alanlarında saatlerce ve günlerce etkili oldu. Düşman, bu durumu fark edene kadar, mücahidler, işgâlin derinliklerine saldırılar düzenlemeye, füzelerle düşman hedefleri vurmaya devam etti. İşgâl ordusu şoktan uyanıp siyasî ve askerî düzeylerde birçok istişare ve Batı desteğinden sonra Şerit içinde askerî bir kara operasyonu başlatmaya karar vermeden önce, imajını düzeltmeye ve bir örümcek ağından daha zayıf olduğunu kanıtlayan Kassam savaşçıları tarafından Cumartesi sabahı paramparça edilen caydırıcılık teorisi aracılığıyla güveni yeniden tesis etmeye çalıştı.
Gazze’ye saldırı kararı akabinde, 27 Ekim’de, büyük huruçtan 20 gün sonra, düşman araçları bir dizi şiddetli baskın yapmak üzere kuzey, orta ve güney Gazze Şeridi’ndeki mahalle ve kasabaları hedef alan yoğun topçu bombardımanının ardından içeri girmiş, ancak direniş gruplarının yeni geliştirdiği taktik ve silâhlarla karşı koymasıyla birçok kayıp yaşayarak bir kez daha şaşırmış ve askerlerini ölüme ittiğini ve Gazze’nin çamurunda boğulduğunu fark etmişti.
Kassam Tugayları, etkin askerî taktiklerle ve yeni silâhlar kullanarak, düşmanın direncini kırdılar. Düşman, savaşın başından bu yana mücahidlerin geliştirdiği yeni taktiklerle başa çıkmakta zorlandı ve Kassam Mücahidleri, birçok askerî aracı ve tesisi imha etti. Kassam Tugayları, düşmanın yeni askeri araçlarına karşı geliştirdikleri yerel yapım “Yasin” ve “TBG” roketleriyle düşmanın askerî güçlerini büyük kayıplara uğrattı.
El Kassam Tugayları, medya, askerî ve güvenlik düzeylerinde çeşitli askerî taktiklerle ve yeni silahların devreye sokulmasıyla savaşın kontrolünü ele geçirdi ve her düzeyde zaferler kaydetti… El Kassam Mücahitleri askerleri ve araçları sıfır mesafeye çekmeyi başardı ve askerlerin toplanma ve mevzilenme karargâhlarını hedef almanın yanı sıra tank, asker taşıyıcı ve askerî buldozerlerden oluşan çeşitli evsafdaki 1592 Siyonist askerî aracı hedef alıp imha etti. Düşmanın iddialarına göre ise bu kadar askerî aracın imhası ve timlerin toplu olarak pusuya düşürülmesi ve karargâhlarının hedef alınması operasyonlarında sadece 726 subay ve askerini kaybetti. Mücahitlerimiz tarih yazmaya ve istilâcı Siyonist güçlere darbeler indirmeye devam ediyor…
KALİTELİ SİLÂHLAR VE SÜREKLİ HAZIRLIK
Savaş sırasında El Kassam Tugayları, dünyadaki tüm şer güçler tarafından desteklenen bu Siyonist orduya karşı koymak için yeni silâhları devreey soktu. Bunların en önemlileri, mücahitlerin, orduların başaramadığı saha gerçeklerini dayatabildikleri, düşmanı şaşırtabildikleri ve her zaman manevra kabiliyetlerinin ve yüksek zırhlarının gücü hakkında şarkı söyleyen araçlarını imha edebildikleri Al-Yasin 105 tandem anti-zırh füzeleri ve TBG anti-tahkimat füzeleriydi.
Niteliksel bir gelişme olarak, büyük taarruza katılan askeri birliklerden biri de “Saqr” filosuydu. Kassam Tugayları’ndan paraşütçüler, -füze sistemine ek olarak-, sahnede yerlerini aldıklarında düşmandan önce dostu şaşırtarak duvarı aşıp yerleşim yerlerinin üzerinde planörlerini uçurmayı başardılar… Kassam Tugayları, açılış saldırısında mücahitlerimizin işgâl altındaki topraklara geçmesi için ateş siperi olarak kullanılan ev yapımı kısa menzilli “Rujum” güdümlü torpidosu ve Gazze Şeridi açıklarındaki bir dizi düşman deniz gücünü hedef alan ev yapımı “El-Asif” güdümlü torpidosunu ilk kez kullandı.
El Kassam, bir grup El Kassam mücahidini, bir askerî imalât atölyesinde, mücahitlerimizin savaşın başlangıcından bu yana birçok operasyonda kullandığı çok sayıda, zırh karşıtı “Fedai” adlı kapsül yaparken gösteren “Hazırlıklarımız devam ediyor” başlıklı bir video da yayınladı… El Kassam Tugayları, gelişmiş teknolojik yeteneklerine rağmen düşmanı şaşırtabilecek ve saflarında ağır kayıplara neden olabilecek birçok yöntem ve silâhı, zamanı gelince kullanak üzere hâlâ geliştirmeye devam ediyor.
ŞARTLI TAKAS
Kassam Tugayları, ilk günden itibaren, ellerinde bulunan birçok Siyonist subay ve asker esir olduğunu, bunların güvenli yerlerde ve direniş tünellerinde emniyete alındığını açıkladı. Eğer işgâl rejimi esirlerini geri istiyorsa, direnişin şartlarına boyun eğmesi, şartlı bir anlaşmayla özgürlüklerinin bedelini ödemesi ve Gazze’ye yönelik savaşını durdurması gerektiğini duyurdu ve yabancı uyrukluları serbest bırakmaya hazır olduğunu ilân etti. Ancak kibirli düşman buna yanaşmadı ve güç kullanarak esirleri geri alabileceğini zannetti. Fakat direnişin kararlılığı ve Kassam liderliğinin iradesi karşısında bunu başaramadı. Kassam Tugaylarının askeri sözcüsü Ebu Ubeyde, direnişin yaklaşık 250 esiri olduğunu ve bunlardan onlarcasının Gazze Şeridi’ne yönelik barbar Siyonist bombardıman sonucunda öldürüldüğünü açıkladı.
Kassam Tugayları, 24 Kasım 2023 tarihinde, Katar ve Mısır aracılığıyla 4 günlük insanî bir ateşkese varıldığını açıkladı, bu ateşkes iki gün daha uzatıldı. Bu ateşkesle birlikte, aralarında kadın ve 19 yaş altı çocukların da bulunduğu 50 Siyonist mahkûma karşılık, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 150 Filistinli mahkûm serbest bırakıldı ve yardım konvoyları, tıbbi malzeme ve yakıt Gazze Şeridi’nin tüm bölgelerine girdi.
Ateşkesin sona ermesinin ardından düşman, hâlâ direnişin elinde bulunan mahkûmların hayatlarını umursamadan savaşmaya ve bombalamaya devam etti ve El Kassam Tugayları’nın art arda çok sayıda mahkûmun barbarca bombardıman ve panik saldırıları nedeniyle öldüğünü açıklamasından da anlaşılacağı üzere, iyi bildiği bu yükün ağırlığından ve hesabından kurtulmak için umutsuz bir girişimle onları kasten öldürdü. Ancak Netanyahu liderliğindeki düşman yönetimi, savaştan bir yıl sonra esirleri tabutlar içinde geri vermeyi reddediyor ve kasıtlı olarak hedef alıp öldürdükleri bazı esirlerin kalıntılarını aramak için askerlerini tabutlar içinde geri dönmeleri için Gazze’nin ara sokaklarına itiyor ve bunu esirlerini ailelerine canlı olarak teslim edecek bir takas anlaşması yapmaya tercih ediyor.
BÖLGE VE ALANLARIN BİRLİĞİ
Kassam Tugayları, hem iç hem de dış direniş gruplarını birleştirmeyi başardı. Bugün, Gazze Savaşı yalnızca Filistin’in değil, tüm Arap ve İslâm âleminin mücadelesidir. Bu, Hizbullah’ın 8 Ekim’de savaşa katılmasıyla somut bir şekilde ortaya çıktı. En kutsal ve en onurlu savaşçılar arasında en önde gelenlerinden Hizbullah Genel Sekreteri Sayın Hasan Nasrallah, üst düzey lider Fouad Şükr, Ali Karaki, İbrahim Akil gibi bu yolda bir çok kadrolarını şehid verdiler.
Yine Yemen askerî güçleri, işgâl altındaki bölgelere füzeler ve İHA’lar göndererek, gemilerle sevkiyatı engelleyerek direniş mücadelesini desteklediler.
Irak’taki İslami Direniş, Gazze’deki halkımıza destek olmak ve onlara yönelik Siyonist katliamlara yanıt vermek için füzeler aracılığıyla varlığın birçok hayati hedefini bombaladığını duyurdu.
Büyük çaplı gösteri ve protestolara ek olarak, Gazze’deki halkımıza yönelik Siyonist katliamlara tepki mahiyetinde Maher El-Jazi’nin Karama geçişinde Gazze adına gerçekleştirdiği kahramanca operasyonda 3 Siyonist askeri öldürmeyi başarması ve ardından Kudüs yolunda şehit oluşu vesilesiyle Ürdün…
BATI ŞERİA TUFANI
Gazze’deki mücadelenin etkisiyle Batı Şeria’da da direniş hızla artmakta ve etkisini göstermektedir. Her ne kadar düşman bu direnişi kontrol altına alabileceğini düşünse de, Kassam Mücahidleri her defasında düşmanı şaşırtarak kayıplar verdiriyor.
Aksa Tufanı’nın patlak vermesinden bu yana Batı Şeria 691 şehit verdi ve vermeye devam ediyor… Bir grup Kassam mücahidi Batı Şeria’daki şehirlere ve kamplara tekrarlanan saldırılara karşı koyarken onlarca Siyonist askeri ve tecavüzcüyü öldürdü ve yaraladı. Tel Aviv’in kalbindeki son şehadet operasyonundan sonra Ayyaş’ın ihtişamını geri getirdi ve bu iş, Tel Aviv’in kalbindeki bu feda operasyonu ile de bitmedi.
El Aksa tufanının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen mücahitlerimiz, kahramanlık ve cihadın en güzel destanlarını yazdı-yazıyorlar… Herkesin yenilmez olarak nitelendirdiği bir orduyu ayaklarının altında çiğneyerek aşağıladılar, direniyorlar, teslim olmayıp, yerlerini ve savaş meydanlarını terk etmiyorlar.
…Ve Kassam Tugayları, işgâl altındaki Filistin’in her karış toprağı özgürleştirilene kadar direnişi bırakmayacaklarına dair Rablerine ve halklarına verdikleri sözü hâlâ tutuyorlar.










