KARAKTERSİZLİKLE YAN YANA GELMEYECEK ŞEYLER VAR
Selim Gürselgil
Adam tehlikeli bir tiptir, yanına gelmiştir, korkarsın, anlarım. Ama korkudan adamı mütefekkir ilân etmek nedir ya? O kadar ucuz mu senin nazarında mütefekkirlik? Kaç eser vermiş senin mütefekkir? Hangi sahada yeni bir fikir getirmiş?
Bu kadar adi her şey sizin nazarınızda. O yüzden biriniz İsa oluyorsunuz, öbürünüz Musa. Her şey o kadar basit ki sizin için, en ulvî mânâlar ayaklarınızın altında; çiğneyip tepe tepe kullanıyorsunuz. Hiçbir şeyin derinliği, hakikati, esası sizi ilgilendirmiyor. Dilinize neyi doluyorsanız o oluyorsunuz. Canınız neyi çekiyorsa, en üst makamda ne varsa, hepsi sizin.
Tabiî kimse, “sen ne diyorsun aga” diye hesaba çekmiyor. Lâik hukuk işinize geliyor. İslâm ahlâkında birini onda olmayan vasıflarla yermek (hakaret) nasıl suçsa, birisini onda olmayan vasıflarla övmek de (dalkavukluk) bir suçtur. Ebu Hureyre, “Allah Resûlü dalkavuğun ağzına toprak saçmamızı, onu susturmamızı emretti” der. Ama kim susturacak? Söylenen sözün bir mesuliyeti yok ki. Salla gitsin, nasılsa kimsenin umurunda değil. Nefsinin hoşuna giden şey suç değil!
Lütfen din âlimliği ile karaktersizliği yanyana getirmeyin. Lütfen Ehl-i Sünnet müdafiliği ile karaktersizliği bir araya koymayın. Bu çok büyük bir kötülüktür. Din ile temayüz etmiş kimselere yakışmıyor. Onların yerinize biz utanıyoruz. Kime kızacağımızı şaşırıyoruz.










