BATI, SURİYE’DEKİ RUS ÜSLERİNİ KAPATTIRMAK İSTİYOR
Abdullah KAYACAN
Siyaset sahnesine, Atlantik merkezli liberal çapulculuğun, Avrasya ülkelerine, Avrasya’nın lideri Sovyetler Birliği’ne yönelik saldırganlığını arttırdığı 80’li yıllarda sürülmeye başlanan ve her biri özelleştirme kod adlı kamu mülkü yağmacılığıyla, Sovyetler Birliği’ni, Irak’ı, Libya’yı, Suriye’yi parçalama faaliyetlerine yaptıkları unutulmaz vahşilikteki katkılarıyla hatırlanan cadılar aşiretinin “müşfik büyükanneler” kuşağından, M. Thatcher, M. Albright, H. Clinton’ı takiben, yönetim kademelerini 2010’lardan sonra adeta istila eden torunlar kuşağı mensuplarından, Almanya Dış İşleri Bakanı, Annalena Baerbock, şöyle diyor;
“Suriye’deki Rus üsleri kapatılsın”
Rusya Federasyonu Dış İşleri Bakanlığı Basın ve Enformasyon Direktörü Maria Zaharova’ysa, Baerbock’un, Şam’daki BOP’çu unsurların hemen omuz başından savurduğu bu salvoyu, şu karşı vuruşla imha ediyor;
“Bu sözler, ABD üsleri bulunan bir ülkenin dış işleri bakanı tarafından söyleniyor. Benim sorum şu: Alman Dış İşleri Başının bakış açısıyla, benzer bir soruyu Washington’a sormanın zamanı değil mi?”
Baerbock’un yaptığı atışla, Zaharova’nın karşı vuruşu arasındaki farkı, Rusya Federasyonu’yla, ABD’nin karşılıklı kullandıkları silâh sistemleri arasındaki fark üzerinden tarif edecek olursak, “kendi kendini vuran” Patriot füze sistemiyle, vurduğu yeri, “yeni infilak etmiş yanardağ krateri”ne çeviren Oreşnik füze sistemi arasındaki fark neyse, Atlantik kampının, diskotek kaçkını liseli kızdan hallice, çevreci nazi, femi-nazi kadın siyasetçileriyle, Avrasya’nın ciddi bir tarih bilinci ve bilgisine sahip kadın siyasetçileri arasındaki fark da odur.










