SURİYE VE KÜRT SORUNU

Ahmet Süha Umar

Biz, her sözü ile Türkiye’yi tehdit eden Trump’ın sırtımızı sıvazladığını düşünüp ve “Suriye bizden sorulur” diyerek, yeni Osmanlıcılık düşlerine dalarken olanlara bakın!

TÜRKİYESİZ SURİYE TOPLANTISI

Beş ülke (Quint) ve AB, Roma’da, Suriye için toplandılar. Türkiye’yi davet etmediler. “Quint’in olağan toplantısına bizi neden davet etsinler?” züğürt tesellisini unutun. Quint, o günün beşlisi; bugünün Suriye’si de o günün Suriye’si değil. Uluslararası ilişkilerde “taşeron”a, ne yapacağı tebliğ edilir. Taşeronla müzakere edilmez! 

Hemen arkasından, Arap ve Ortadoğu ülkeleri, Suudi Arabistan’da toplandılar. Bu kez Türkiye davetliydi. Davetliydi de Suriye geçici yönetiminin dışişleri bakanı dahil Arap ülkeleri önce kendi aralarında toplandılar, sonra Türkiye’yi salona aldılar. Türkiye’ye, “Yerini bil!” dediler. Diplomaside bir mesaj ancak bu kadar açıklıkla verilebilir. Amaç sadece mesaj vermek değil tabii.

(…) Hele de politikanız İsrail’in işine yaramışsa Arap ülkeleri daha da rahatsız olurlar ve sizi dışarıda tutmaya çalışırlar. Olan da budur. 

Türkiye’nin Suriye’de beklentilerinin gerçekleşmeyeceği; Suriye’nin imarı konusunda ortaya çıkacak fırsatlardan yararlanmasının da büyük ölçüde engelleneceği anlaşılıyor. Özal politikaları ile Irak’ta ve Libya’da büyük yüklenicilik projelerini kaybettiğimizi, şirketlerimizin makine parkını bile zor kurtardığımızı unutmayalım.

TÜRKİYE NE KAZANDI?

Türkiye’nin kazancı! 1999 yılında çözülmüş olandan daha vahim bir “Kürt sorunu”dur. Üstelik bu sorunun arkasındaki güç olan ABD’nin seçilmiş başkanı, görevdeki dışişleri bakanı, ABD Senatosu’nun etkili isimlerinden gelen açıklamalar, Suriye’deki PKK/PYD/YPG terörü sorununun çözümünün Türkiye’nin elinde olmadığına işaret etmektedir. Suriye’deki Kürt oluşumunun devam edeceği, ABD ve İsrail’in hatta İngiltere, Fransa ve Almanya’nın bu konudaki tutumunda bir değişiklik olmayacağı da görülüyor. Türkiye, Irak’tan sonra Suriye’de de yaratılan bir Kürt yönetimi gerçekliğinin daha da özendireceği, cesaretlendireceği bir “ayrılıkçı etnik Kürt milliyetçiliği” sorunu ile her zamankinden daha da güçlü biçimde karşı karşıyadır.

Öcalan’ın ve DEM Parti’nin amacı, Erdoğan’ın zafiyetinden, yeniden cumhurbaşkanı seçilme hırsından ve dış müdahaleden de yararlanarak, bağımsız bir Kürt devletine ulaşmaktır.

CHP genel başkanı ise “Teröristle müzakere edilemez. Türkiye üniter bir devlettir. Türkiye’de ‘halklar’ yoktur; ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran halka, Türk milleti denir’” diyemiyor, “Türkiyeli” diyor! Birilerinin de tam bu sırada, bir meslektaşımın, 2009 yılında Milliyet gazetesinde dile getirdiği, Türklerle Kürtlerin birlikte yaşamak isteyip istemedikleri konusunda referandum yapılması önerisini, yeni bir “toplum sözleşmesi” yapılması şeklinde gündeme taşımaları, tehlikenin ve aymazlığın büyüklüğünü göstermektedir.

Pek bilinmez ama Yugoslavya, bir Sırp profesörün, “Yugoslavya’da yeni bir toplum sözleşmesi yapılmalıdır” sözleri ile başlayan süreçte bölünmüştü. Merak edenler, Noel Malcolm’un, “Bosna” ve “Kosova” kitaplarına bakabilirler. 

GİDİŞATI ERDOĞAN MI DURDURACAK? 

Erdoğan, “İmralı süreci”nin, beklediği DEM ve Kürt oy desteğini getirmeyeceğini, aksine Türk milletinin tepkisine yol açtığını fark ettiği izlenimini veriyor. Bugüne kadar susup, Diyarbakır’da birden, Kürt sorununun, terörün terk edilmesi ve terör örgütünün silah bırakmasından ibaret olduğuna işaret etmesi, “Dolmabahçe mutabakatı” sonrasını akla getiriyor. 

“Kürt sorunu”nu çözmeye soyunan Bahçeli ile “İki bayrak, iki dil yok” diyerek takiye yapan DEM Parti’nin, Erdoğan’ın da desteklediği bilinen oyununu CHP’nin bozması beklenirken, bir kez daha canlandırılan bu bölücü kalkışmaya, kaybettiği 2015 seçimleri sonrasında izlediği politikayı tekrarlayıp, ülkeyi kan gölüne çevirmemek kaydıyla Erdoğan’ın “Dur!” demesi, en büyük ancak hayırlı sürpriz olur. Bakalım daha neler göreceğiz?

Kaynak: Cumhuriyet

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin