YÜRÜYENİ DURDURAN, KÖTÜ KADINDAN BETER

Kumandan Mirzabeyoğlu, düşman üzerine yürüyeni durduranın kötü kadından beter olduğunu, Aydınlık Savaşçıları – Moro Destanı şiirinde şöyle ifade eder:

düşmanın üstüne gidemiyorsan eğer
eğer “yaradandan” çok korkuyorsan ondan
kölece de olsa yaşama tutkun
aşkınsa yaradana sevginden

*
ve fikir dediğin eğer
kaçanın can simidi
kuş tüyünden bir yataksa
öfkeden ıraksa
sığınaksa
ve inanç dediğin
yürüyeni durdurmaksa

*
sen! kötü kadından beter
git kuyruk salla düşmanına
yaran, zararsızlığını göster
ve seyret elde silah döğüşeni

Gazze’ye gidecek gemi filosunda yer alan milletvekillerinin isimleri listeden silinmiş, böylece onlar Gazze seferine katılamayacaklar.

Sumud Filosu katılımcısı Gelecek Partisi Milletvekili Sema Silkin Ün: “Ben de dahil tüm milletvekillerimizin isimleri gemi listelerinden çıkarılmış durumda. Şu an ortada, bizlerin bu gemilere binmesine engel olan bir irade var.”

Herkes birbirine bu isimleri kimin sildirdiğini, müdahaleyi kimin yaptığını soruyor.

Aslında cevabı bilinen bir sual bu.

Cevabı biliniyor ama ispatlanamıyor…

Herkes biliyor, İsrail saldıracak ve AKP de bu saldırı karşısında Mavi Marmara’da yaptığı gibi İsrail karşısında diz çökecek. Şehid ve gazilerin haklarını üç kuruşa satacak. AKP, b”ir milletvekiline bir şey olursa altından kalkamam” diye listelere müdahale ediyor ve vekillerin sefere katılmasına mani oluyor. Elinden gelse diğer vatandaşların da olur ya, tüm dünya ayağa kalkmışken, ona mani olursa, artık söyleyeceği söz kalmayacak. İsrail bizimle karşı karşıya gelmekten çekinmiyor ama, AKP İsrail’le karşı karşıya gelmemek için kıvırıyor.

Ve bugün, Mûte savaşının yıldönümü.

Roma İmparatorluğu’nun yüz binlik ordusunun karşısına, 3000 kişiyle dikilmenin destanının yazıldığı tarih… Zeyd’in, Cafer’in, Abdullah’ın peşi sıra şehid olduğu… Kahraman kumandanlar peş peşe şehid düşerken, ölüm sırasının kendisine geldiğine bakmadan, tereddüt etmeden kumandayı Halid’in devraldığı ve muhteşem kumandanlık dehasıyla Roma’yı şaşkına uğrattığı savaş…

İşte, gerçek başkomutan onlardı.

İslâm, Zeyd’lerin, Cafer’lerin, Abdullah’ların, Halid’lerin ruhuyla dirilecektir. Korkakların, koltuklarını korumak adına yürüyenleri durduran yürüyen takım elbiselerinkiyle değil…

Biz Kumandan’dan onu gördük. Kim ne yaparsa yapsın, “niye yaptın?” demedi, geri adım atmadı. Lider olarak, başkalarının yaptıklarının hesabının da kendisinden sorulacağını bildiği hâlde, yürüyene mani olmak yerine, teşvik edici oldu. Riskin ve tehlikenin üzerine, başına gelecekleri bildiği hâlde gözünü kırpmadan ilerledi.

Bir tarafta yürüyenleri teşvik edenler, diğer yanda yürüyenleri engellemeye çalışanlar.

Bu davaya kahramanlar gerek, korkaklar değil.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin