İSRAİL’E GİDEN VE İSRAİL’DEN GELEN GEMİLERDE DÜN (22 Eylül 2025)
Mustafa Uzun
MEDKON LTF gemisi Türkiye’nin Nemrut Limanından direkt İsrail’in Aşdod limanına doğru geliyor. Tahmini varış saati: Tahmini varış saati bugün (dün) 22:00 (11 saat sonra) Medkon Hat İşletmeciliği Denizcilik ve Ticaret A.ş. şirketine ait olan bu gemi 18 Eylül’de Ambarlı Limanındaymış, 19 Eylül’de Dil İskelesinde ve 20 Eylül’de Nemrut Limanındaymış.
OSPREY S gemisi 5 gün içerisinde İsrail’in Aşdod limanında olacak. Tahmini varış saati: 27 Eylül 20:00 (5 gün içinde) Bu geminin İsrail öncesi son limanı maalesef İstanbul. Daha önemlisi İstanbul öncesi limanı yine Aşdod. Ondan önceki limanı yine Aşdod. Yani bu gemi 3 Ağustos’da İstanbul’dan ne aldıysa alıp 29 Ağustos’ta İsrail’e gelmiş. Sonra 3 Eylül’de geri İstanbul’a dönmüş. Sonra yine İstanbul’dan çıkmış, İsrail’e doğru geliyor. 27 Eylül’de İsrail’de olacak görünüyor. Arada başka liman yok.
ITAL WAY gemisi bugün 2 saat içerisinde yine İsrail’in Hayfa limanından İsrail’in Aşdod limanına gelecek. Bizimle bir alakası yok bu son transferin ama bu geminin daha önceki 2 limanı Türk limanları maalesef. Bu gemi 14 Eylül’de İskenderun’da, 17 Eylül’de Nemrut Limanlarındaymış.
Şu anda Aşdod limanında bekleyen gemilere baktığımızda da hala POCHARD S gemisini görebiliyoruz. Aşdod’a en son İsranbul’dan gelmişti bu gemi, hala limanda bekliyor. Muhtemelen arızalı.

Notlar;
- Bu notlarda sadece 1 liman (Aşdod) ve 1 gün (22 Eylül) dikkate alınmıştır.
- Türkiye ile İsrail arasındaki gemi trafiğini incelerken amacımız herhangi bir geminin hangi limandan kalktığı veya kaç limana uğradığıyla ilgili yorum yapmak değildir; biz sadece Türkiye’ye değen kısmı, yani Türkiye limanlarına uğrayan, Türkiye’den çıkan veya Türkiye’ye gelen gemileri kayda geçiriyoruz. Bu gemilerin İsrail’e gitmesi veya İsrail’den gelmesi bizim için problem teşkil ediyor; yoksa Türkiye öncesi veya sonrası başka ülke limanlarına uğramış olmalarıyla ilgilenmiyoruz.
- Tepkimiz, Müslüman ülkelerle çevrili olmasına rağmen hiçbir lojistik sıkıntı yaşamadan %98’i deniz yoluyla gerçekleşen dış ticaretini sürdüren İsrail’in bu rahatlığına ve dünyanın en büyük soykırımlarından birini yaparken engellenmemesine karşıdır. Amacımız İsrail’i çevreleyen ülkelerin baskı kurması, ticari yolları kapatması ve bu lojistik zinciri kırarak İsrail’i durdurması için kamuoyu oluşturmaktır; bu sebeple lütfen üzerimize trolleri salmayın.
- Biz ülkemizin tarihin doğru tarafında yer almasını istiyoruz ve bu sevginin bir gereği olarak İsrail’in Gazze’de işlediği soykırıma karşı somut adımlar atılması için kamuoyu oluşturuyoruz.
- İtirazımız sadece bir ticari veri paylaşımı değildir; amacımız Türkiye’nin limanlarını kapatması ve İsrail’e giden her türlü malın geçişini engellemesidir.
- Tıpkı Güney Afrika’daki aparheid rejimine karşı dünyada oluşturulan boykot ve abluka gibi İsrail’in de hiçbir lojistik rahatlık yaşamaması gerektiğini düşünüyoruz. Güney Afrika’ya giden gemilerin limanlarda durdurulup yüklerinin boşaltılmasına izin verilmemesi nasıl rejimin çöküşüne katkı sunduysa bugün de aynı kararlılık gösterildiğinde İsrail’in soykırım makinesinin durdurulabileceğine inanıyoruz.
- Bedir’de kimse kervanın menşeini saymadı. Kimse “bu deve hangi kuyudan su içti, önce hangi kasabadan geçti?” diye tartışmadı. Çünkü mesele menşei değil, o kervanın Mekke’nin savaş ekonomisini besleyecek olmasıydı. O kervan Hazreti Peygamber’in emri ile hedef alındı ve Bedir savaşı yapıldı. Bu bir ekonomik eylem değil, stratejik bir iman beyanıydı.
- Rotanın İsrail olduğu yerde başka hiçbir detayın anlamı yoktur. İster beş liman dolaşsın, ister Türkiye’ye mandalina bıraksın, ister konteyner boşaltsın – son durak İsrail ise o gemi İsrail’in cephanesidir.
- Eğer İsrail savaşın başından beri tek bir lojistik kriz yaşamıyorsa bu zincirin halkasında bizim de payımız vardır. Bu zinciri kesmek bir tercih değil, ahlaki ve stratejik bir zorunluluktur. Hukuki açıdan da gerçek açıktır: Roma Statüsü Madde 25’e göre soykırıma yardım eden, lojistik sağlayan, yataklık eden herkes suçun parçasıdır. “Biz sadece kargo taşıyoruz” demek, Nürnberg’de “Ben sadece emir aldım” diyenlerin cümlesinden farklı değildir. Yarın uluslararası mahkemelerde hesap sorulduğunda “ama transit kargoydu” cümlesi bir mazeret olmayacaktır.











