İDEÂL EĞİTİM SİSTEMİ

Selim Gürselgil

Eğitimde sürekli yeni bakanlar görürüz. Her yeni gelen bir nutuk atar:-

-Devlet okullarında kayıt ücreti altında kimseden para alınamaz.

-Yav he he.

Özel okullara da ültimatomunu çakar:

-Özel okullar devlet kitapları dışında kendi kitaplarını çıkarıp ailelere fahiş fiyatla satamaz.

-Yav he he.

Bu nutukları niye atarlar bilinmez. Kimsenin kendilerini dinlemeyeceğini, aşağıda neler olduğunu bilmezler mi? Bilirler muhakkak ama herhalde eğitim yılı başlarında bu tür nutuklar atmak gibi bir gelenekleri vardır. Geleneğe de kimse bir şey diyemez.

Devlet okulları kayıt parası almazlarsa (aslında kırtasiye ve temizlik malzemelerine kadar bir kalemdir bu da), nasıl çalışacaklar? Temizlik elemanı, güvenlik elemanı vs ‘sini gönderen mi var onlara? Mecbur halktan alıp eğitimi sürdürmeye çalışıyor. Ama ortaya nasıl bir eğitim çıkıyor, tartışılır.

Özel okullar sorunu ise tam bir kangren vakasıdır. En tepediker, hani şu eski misyoner kalıntıları, en iyi eğitimi verirler. Ülkenin en iyi gençlerini toplar, eğitir ve Batı ülkelerine yetişmiş eleman olarak gönderirler. İşlevleri budur. Türkiye’ye bir hayırları yoktur.

Geri kalan büyük çoğunluk ise çöptür. Apartman dairelerinde falan eğitim verirler. Öğretmenlerini köle fiyatına istihdam ederler. Maaşlarını aylarca ödemezlerse kimse karışmaz. Onlara it gibi davranırlar. Öğrenciler ise saldım çayıra Mevlâm kayıra. Babası parasını yatırsın gerisi önemli değil.

Özel kitap basıp öğrencilere zorla satmak, özel okulun en büyük gelir kaynağıdır. Hadi bir öğrenci almasın bakalım? Bakan beyimiz nutuk attı, almak zorunda değilim desin bakalım. Çocuk dersleri bile takip edemez. Kayıt ücretini ödemiş olsa bile boş boş okula gider gelir.

Daha ne facialar, anlatılır gibi değil. Ticaretin, hem de en kirli ticaretin (vergi kaçakçılığı, kara para aklama vs) kulvarıdır bu alan. Eğitimin yüzde 90’ı vakit kaybı, yüzde 10’u da “mülteci eğitimi”dir. Bütün bunlara rağmen arada iyi şeyler oluyorsa istisnadır. Birkaç iyi niyetli, birkaç ideâlist her yerde çıkar. Dilerim çocuklarınız onlara denk gelir.

Bu başıbozuklukta suçlu olan ne bakandır, ne onun kadrolarıdır. Bu başbozukluk sistemin ta kendisinden kaynaklanır. Bunu değiştirmeye ne bakanın, ne de kadrolarının gücü yetmez. Bu düzeni ancak İslâm inkılâbı düzeltebilir.

Çünkü şeriat, başıboşluğa, sömürüye, kaçakçılığa, yalandan iş görücülüğe, rüşvete ve irtikaba müsaade etmez. Şeriat, en ileri, en mükemmel eğitim sistemini de içinde taşıdığı için şeriattır.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin