OTELİN ARKASINDA BAKANLIK VAR, DENETİMDEN BÖYLE KAÇIYORLAR
Kartalkaya yangını davası…
Tanık fotoğrafçı Gözde Uludağ, ‘Otelle hiçbir ilişkim bulunmuyor’ ifadesi veren yönetim kurulu üyesi Ceyda Hacıbekiroğlu’nu yalanladı. Ceyda Hacıbekiroğlu ise Gözde Uludağ ile fotoğraf için anlaştığını kabul ederek, otelin güzel fotoğraflarının çekilmesi için anlaşma yaptıklarını söyledi. Hacıbekiroğlu’nun bu sözleri üzerine ayağa kalkan mağdur yakınları, “Pis katiller, yaşamadıklarını yaşamadan ölmeyeceksiniz. Katiller” diye bağırdı.
Müşteki avukatı: “Otelin arkasında Kültür ve Turizm Bakanlığı var, denetimden böyle kaçıyorlar”
Bolu Kartalkaya’da Grand Kartal Otel’de meydana gelen ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangına ilişkin davanın ikinci duruşmasında bir müşteki avukatı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı ile otel sahibi Halit Ergül’ün yakın ilişki içerisinde bulunduğunu iddia ederek, “Otelin arkasında Kültür ve Turizm Bakanlığı var, denetim sorumluluğundan böylelikle kaçıyorlar. Emir Aras ve Elif Aras’ın otelde kaldıklarına ilişkin bir kayıt yok. Bu da bize ayrıcalıklı misafirlerin kaydının yapılmadığını ve otelde yangında da onlara öncelik verildiği düşüncesini akıllara getiriyor. Ayrıca eksikliklerin giderildikten sonra mütalaanın yeniden düzenlenmesini istiyoruz” dedi.
“Oteldeki bu eksikliklerin ortaya çıkmamasının nedeni Bakanlık”
Bolu Turizm İl Müdürlüğü’nün otelde yaptığı harcamanın bedelini ödemediğini kanıtladık. Turizm Bakan Yardımcısı ile otel sahibi çok sıkı ilişki içerisinde. Oteldeki bu eksikliklerin ortaya çıkmamasının nedeni otel yöneticilerinin, personellerinin ve bu Bakanlık görevlerinin eylemleridir.
Dosyaya yeni girecek şüphelilerin olduğu, eksik delillerin toplanmasının ardından dosyanın savcılığa iletilmesini, Bakanlık yetkilileri ile ilgili dosyanın birleştirilmesi ihtimali nedeniyle tüm bunların ardından mütalaanın yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz.”
Avukat Kaynun: “Turizm Bakanı ve Bakanlık yetkililerinin bu duruşma salonunda yargılanması gerekmekte”
Müşteki avukatlarından Onur Fırat Kaynun da mütalaanın değiştirilmesini talep etti ve şunları söyledi:
“Turizm Bakanlığı şüphelilerine ilişkin olarak dosya Danıştay 1. Dairesi’nde beklemektedir. Ortaya çıkan Turizm Bakanlığı iç yönergesi uyarınca da Danıştay bu şüpheliler hakkında izin vermek durumundadır. Davanın bu şekilde bitirilmesi, yani Turizm Bakanlığı yetkililerin bu dosyaya birleştirilmeden dosyanın bitirilmesi açık bir şekilde hukuka aykırı olacaktır. Turizm Bakanı ve Bakanlık yetkililerinin bu duruşma salonunda yargılanması gerekmektedir.
Bakanlıktan kontrolörlere “Kesin bilgi gibi yazarsanız, otel bir hak kaybına uğrarsa siz sorumlu olursunuz” uyarısı
Turizm şirketi ETS Tur hakkında suç duyurusunda bulundum ve bunun akıbetinin ne olduğunun sorulmasını istiyoruz. Dönemin Kültür ve Turizm Bakanlığı Kontrolörler Kurulu Başkan Vekili Levent Kırcan imzalı yazıda yangından 4 ay önce, otelleri denetleyen kontrolörlere gönderilmiş bir belge var ve burada resmen diyor ki ‘Otelde yangınla ilgili bir eksiklik görürseniz, bunu kesin gibi İtfaiye’ye ‘gereği’ için değil ‘bilgi’ amaçlı gönderin. Kesin bilgi gibi yazarsanız ve sonunda otel bir hak kaybına uğrarsa siz sorumlu olursunuz’ diyor. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri acilen dosyaya dahil edilmelidir.”
“Ayrıcalıklı misafirler” şüphesi
Bir müşteki avukatı da Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı ile otel sahibi Halit Ergül’ün yakın ilişki içerisinde bulunduğu iddia ederek, “Otelin arkasında Kültür ve Turizm Bakanlığı var, denetim sorumluluğundan böylelikle kaçıyorlar. Emir Aras ve Elif Aras’ın otelde kaldıklarına ilişkin bir kayıt yok. Bu da bize ayrıcalıklı misafirlerin kaydının yapılmadığını ve otelde yangında da onlara öncelik verildiği düşüncesini akıllara getiriyor. Ayrıca eksikliklerin giderildikten sonra mütalaanın yeniden düzenlenmesini istiyoruz” dedi.
8 YAKININI KAYBEDEN AVUKAT: GÖZLERİMİN İÇİNE BAKIN
Yangında ailesinden 8 kişiyi kaybeden avukat Yüksel Gültekin, mahkemede sanıklara tepki göstererek, “Gözlerimin içine bakın. Gözlerimize bakıp anlattığınız La Fontaine masalları bizi kesmez. Mücadelemiz ömür boyu sürecek, katil sürüsü. Aile, muhteris cadı filmlerindeki gibi muhteris bir aile. Bu nasıl bir aile? Emine Mürtezaoğlu Ergül’ün patron olduğunu herkes bilir ama savcılık bilmiyor. Bilinçli taksirle yargılanması akıl alır gibi değil. Biz mahkemeden adalet istiyoruz. Vicdansızlar, ben çocuklarımın, torunlarımın mezarlarını her gün iki kez ziyaret ediyorum. Verilebilecek en ağır cezanın verilmesini istiyorum. Belediye yetkilisi İrfan Acar, muhasebe müdürü ile 11 kez görüşme yapıyorsun. Sedat Gülener’in, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın halasının oğlu olduğunu burada öğrendim. Bu adam belediye otobüslerinde kahyaydı. Tanju Özcan bu adamı belediyeye alıp 5 müdürlüğü bağlıyor. Çapın yetmez, liyakatin yetmez. Okuma yazma bilmeyen adamsın sen. İtfaiye müdürü de ‘Babaannemin cenazesindeydim rapor tarihinde’ diyor. İl Özel İdare ile ilgili durum zaten içler acısı. Biz kesinlikle organize şekilde olası kastla yargılanmalarını istiyoruz” dedi.
OĞLUNU KAYBEDEN DANIŞTAY 9’UNCU DAİRE BAŞKANI KONUŞTU
Kartalkaya’da meydana gelen, 78 kişinin öldüğü 133 kişinin yaralandığı yangın faciasına ilişkin duruşmaya verilen arada, yangında oğlunu kaybeden Danıştay 9’uncu Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay açıklamalarda bulundu. Gençbay, adil ve tarafsız bir yargılama beklediklerini vurgulayarak, “Kartalkaya faciası dediğimiz, organize kötülük dediğimiz duruşmanın ikinci aşaması, ikinci celsesi dün itibarıyla başladı ve bugün de devam ediyor. Dün de söylediğimiz gibi yargılamadan beklediğimiz adil, tarafsız bir yargılama” dedi.
Abdurrahman Gençbay, bakanlık yetkililerinin yargılamaya dahil edilmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:
“İtfaiye görevlisi İrfan Acar, Kartalkaya’daki otel faciasından önce talep üzerine orada bir denetim yapıyor. Denetimde 9 husustan 8’inde eksiklik tespit ediyor. Bu eksikliklerin giderilmesi durumunda bu facia ortaya çıkmayacaktı. Aynı gün, İrfan Acar’ın o denetime gittiği gün otelde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da denetimini yapmışlar. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kontrollerinde buldukları hiçbir eksiklik yok. Şimdi haklı olarak diyor ki; benim müvekkilim bulmuş olduğu eksiklikten dolayı burada yargılanıyor. Ancak hiçbir eksiklik bulmayan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda kontrolü yapanlar burada yargılanmıyor. Bu bir adaletsizlik. Dolayısıyla burada bir an önce yapılması gereken sorumluluk mevkinde olan, bu organize kötülüğün ortaya çıktığı oteli denetlemekle görevli Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sorumluluk mevkinde olan kişilerinin buraya gelerek bu yargılamaya dahil edilmesidir. Baktığımız zaman gelinen noktada Kültür ve Turizm Bakanlığı, bütün kamuoyu tepkisinden sonra herhalde 3 kişiye soruşturma izni veriyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da adeta aklımızla dalga geçer gibi bir yıl önce görevden alınmış bir grup başkanına soruşturma izni veriyor. Şimdi bu yargıyla alay etmek, yargıyla dalga geçmektir. Eğer yargıya olan güvenin tekrar geri gelmesini, toplumda yer edinmesini, toplum beklentilerini karşılayacak seviyeye gelmesini bekliyorsak, yapılması gereken bütün suçluların adalet önüne getirilmesidir.”










