ALMANYA’DA KUMANDAN’A ÖZGÜRLÜK KAMPANYASI VE ANTİ-SİYONİST GÖSTERİLERİN BAŞLANGICI
MÜCADELE TARİHİMİZDEN
Takdim: Avrupa ve özelde Almanya’da artık büyük anti-Siyonist gösteriler olması sıradan hâle gelmeye başladı… Oysa bir zamanlar Avrupa’da böyle eylemlerin olması düşünülemezdi; özellikle Almanya’da… Almanya özelinde bu eylemlerin başlamasında İbdacıların katkısı tartışılamaz. Nihan Öztürk gönüldaşımız, Almanya’daki anti-Siyonist eylemlerin başlangıcı ile ilgili hatırlatma babında vatsap grubumuzda bir paylaşım yapınca, kendisinden geçmişi hatırlatıcı genel bir değerlendirme yapmasını rica ettik.
3 Kasım 2013 yılında Adımlar Avrupa ve BAGİ Cephesi olarak başlattığımız “Salih Mirzabeyoğlu’na Özgürlük” eylemlerimizi her hafta Düsseldorf Türk Konsolosluğu önünde sürdürmüş, Mart 2014 tarihinden itibaren ise “İmza Kampanyası” ile tren istasyonunda devam etmiştik.
Karşısında koca bir yeşil alan ve Ren Nehri olan Konsolosluk önündeki eylemlerimizi, Almanya’da genellikle sakin bir gün olduğu meşhur Pazar günü gerçekleştirmekteydik. O kış, her pazar, güneşli ve insanların cıvıl cıvıl gezdiği bir güne dönüşüyor, el ilânlarımızı bol bol dağıtıyor, sadece gezmeye gelenler değil çevrede yaşayan insanlarla da sık sık eylemimiz hakkında sohbet ediyorduk. Önünde bu hatıraları yaşadığımız T.C. Düsseldorf konsolosluğu ise oradaki eylemi nihayetlendirdikten sonra, Nisan 2015 tarihinde yeni bir hizmet binasına taşınmak zorunda kalmıştı.
Birgün bu güzel şeyler ile ilgili söz açılınca Sarı Hoca gönüldaşımız “Kumandan’ın bereketi!” demişti.
Mart’ın sonuna doğru, konsolosluk önünden ayrılarak Düsseldorf ana tren ve ulaşım istasyonu önünde “imza kampanyası” standlarını kurmaya başladık. Bu sefer Cumartesi günlerini, yani en işlek denilebilecek bir günü seçmiştik. Sağcısından, solcusuna, sekülerinden tarikatçısına, yüzü gözü dövmelisinden tatile gelmiş Fetullahçısına, Bosnalısından İBDA işareti yapan Alman gençlerine kadar binbir çeşit siyahî, Çinli, Rus, Arab, İranlısına kadar on binlerce insanın Kumandan’ı gördüğü ve içlerinden bir kısmını imza atarken gördüğümüz muhteşem günlerdi. Kumandan’ın kitaplarına duyulan ilgi ile merak edip soru soranların aldıkları cevaplar karşısında imza atmaları ayrı bir güzeldi diyebiliriz.
İmza kampanyası devam edip ikinci ayına girerken, 24 Mayıs tarihinde Erdoğan’ın Köln şehrine geleceğine dair haber alır almaz, o güne kadar topladığımız tüm imzaları bir dosya hâlinde hazırladık ve o gün oradaydık. Geçeceği yoldaki köprü üzerinde “Salih Mirzabeyoğlu’na Özgürlük” pankartımızı açtık ve geçerken sloganlar attık. Fakat içeriye de girmek istiyorduk. Bir süre sonra bizim bulunduğumuz yöne doğru ilerleyen bir kişi, biletleri eliyle kaldırarak “Bilet isteyen var mı?” diye bağırınca, gönüldaş Sarı Hoca bir hamleyle hepsini ele geçirdi ve içeriye girdik. “Kumandan’ın bereketi” devam ediyordu. İçerde ikiye ayrılmıştık; bir ekip dosyayı Erdoğan’a ulaştırmaya çalışacaktı. Diğer ekip ise durmamış pankartı görülebilecek bir yere asmıştı. Yaklaşık 15-20 dakika sonra, yani konuşma başlamadan hemen önce korumalar gelip pankartı indirmemiz ve teslim etmemizi söylediler. Elbette vermedik. Kısa bir süre sonra diğer gönüldaşlar işlemin tamamlandığını söyleyince konuşmayı dinlemeden çıkmıştık.
6 Haziran günü Kılıçdaroğlu’nun geleceğini haber aldığımızda ise, gelen bir bilgi üzerine kendisini bizzat Düsseldorf havaalanıda karşılamıştık. Yine pankartımızı asmış bekliyorduk ki, dönemin CHP Maraş Milletvekili bizimle görüşmek istemiş ve bu görüşme sonrasında hazırladığımız diğer imza dosyasını söz alarak teslim etmiştik. Sayın Kılıçdaroğlu’nun görünüp gönüldaşımızın bizzat yanında görüntü aldığı ânda dosyayı teslim alması ve bizi selâmlaması ardından biz de sloganlarla karşılık vermiştik. Ertesi gün Essen şehrine konuşmak için gelmişti Kılıçdaroğlu ve o gün biz yine oradaydık.
Bütün bunların görüntüleri hem Adımlar Avrupa hem de Bagi Cephesi sosyal medya kanallarından izlenebilir!
Fakat bütün bunlar yaşanırken İsrail, diğer yandan yine Filistin’i, Gazze’yi, çocukları, insanlarımızı katletmeye başlamıştı. Kumandan’ın Özgürlük Davası ile Filistin Davası birbiriyle kucaklaşıyordu artık! Hiç vakit kaybetmeden kendiliğinden gelişen Filistin protestolarına katılmaya başladık. Gençlerin canlılığı ve öfkesi bizi hemen birbirimize ısıtınca elimizden geldiğince onlara ses olmaya hatta sloganlar attırmaya başlamıştık. Belki de Avrupa’nın göbeğinde, Siyonizm’in en çok desteklendiği Almanya sokaklarında Türk, Arap, Alman, Etiyopyalı, Faslı gibi farklı insanlarla birlikte hep beraber “Ya Muntakîm Allah, bizi intikamına memur eyle!” sloganını haykırıyorduk. (İlgili videoyu aşağıda izleyebilesiniz.)
Ramazan ayındayız o günler. Bereketiyle, rahmetiyle eylemler ilerlerken, 22 Temmuz’da Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nun özgür kaldığı haberini aldık ve o gün, gün boyunca bunu sevincini yaşadık. Hayatımızın en anlamlı süprizini yine o gün yaşamıştık. Akşama doğru gönüldaş Sarı Hoca Kumandan’ı aramış ve böylelikle binlerce kilometreden tatlı ve gülümseyen yüzünü bizzat görebiliyor ve selâmını duyabiliyorduk.
İşte bu gazla ve aldığımız emir doğrultusunda hiç hız kesmeden, önceden öğrendiğimiz Siyonist toplantısını 24 Temmuz tarihinde basmaya gittik.
Belki de İRA ve diğer Kara Eylül harekâtlarından yıllar sonra ilk defa bir Siyonist toplantısı basılmış oldu Avrupa da ve özellikle Almanya’da. Mossad’ın elemanları ile burun buruna gelmişti Sarı Hoca ve diğer yandan Akın gönüldaşlar… Herifler izbandut gibiydi ama gıkları çıkamamıştı! Etrafımız lehimize kalabalıklaşırken ön sıraya doğru yanımıza gelen beyaz saçlı ve beyaz gömlekli bir abi, elinde Sözcü gazetesi ile Siyonistlere sataşmaya başlamıştı. Alman devlet kanalı ZDF bir süre sonra yanımıza gelmişti; konuştuk ettik ama yayınlamak yemedi herhalde, hiç gösterilmedi. Bir dahakine inşallah artık. (Bu baskın görüntülerini de aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.)
Hiç bir mücadelenin boş olmadığına inanarak söylüyoruz ki o günlerdeki bu eylem rüzgârlarının bereketi ve Allahın izni ile bugün küresel bir intifada havasının bütün dünyada yerleşmiş olması dolayısıyla hamd ediyoruz. Bu vesile ile sizlere mücadele tarihimizden bir demet sunmak istedik. Mücadele ruhumuz daim olsun.
Adımlar Avrupa
Bagi Cephesi










