FİZİĞİN TEMELLERİNİ SARSAN YENİ MODEL: EVRENİN YAPI TAŞI ATOMLAR YERİNE ‘BİLİNÇ’ OLABİLİR

Fizik kurallarını altüst eden yeni bir teoriye göre evrenin temeli madde değil, bilinç olabilir. Model, telepati ve ölümden sonra yaşam gibi gizemlere de kapı aralıyor.

Ethem Yekta Ulaş

Uppsala Üniversitesi’nden malzeme bilimi profesörü Maria Strømme, evrenin temelinde atomlar değil, bilinç alanı olduğunu öne sürdü.

Bilim dünyasında yıllardır kabul gören görüşe göre, evrenin yapı taşları atomlar ve parçacıklardır. Bu klasik anlayışta madde ilk sırada gelir; atomlar molekülleri, moleküller hücreleri, hücreler ise beyni oluşturur. Bilinç ise ancak sinir sistemi yeterince karmaşıklaştığında ortaya çıkan bir yan ürün olarak değerlendirilir.

Ancak AIP Advances dergisinde yayımlanan ve sayının en iyi makalesi seçilen çalışma, bu yerleşik paradigmayı kökten değiştirmeyi öneriyor. Normalde nanoteknoloji alanında araştırmalar yapan Strømme, bilincin evrenin temel alanı olduğunu ve zaman, uzay ve maddenin bundan sonra ortaya çıktığını savunuyor.

Maria Strømme’nin kuantum alan teorisinden yararlanarak geliştirdiği modele göre, elektronlar, gezegenler ve sinir sistemleri gibi fiziksel nesneler, daha derin bir bilinç alanı içindeki organize örüntüler olarak beliriyor. Tıpkı parçacıkların görünmez alanlar içindeki dalgalanmalar olması gibi, bilinç de her yerde ve her zaman var olan temel bir alan olarak işlev görüyor.

Evrenin Bilinç Temelli Yapısı: Yeni Model, Maddeyi Değil “Bilinç”i En Alta Yerleştiriyor

Evrenin Yapı Taşı Atomlar Olmayabilir

Teorinin temelinde “evrensel zihin”, “evrensel bilinç” ve “evrensel düşünce” olmak üzere üç temel prensip yer alıyor. Strømme’ye göre evrensel zihin, evreni doyuran altta yatan bir zekâ veya potansiyeli; evrensel bilinç, herhangi bir deneyim yaşama yeteneğini; evrensel düşünce ise saf farkındalığı belirli deneyimlere dönüştüren yaratıcı süreci temsil ediyor.

Model, Büyük Patlama öncesinde henüz hiçbir ayrımın olmadığı, zamansız bir bilinç durumu öneriyor. Bu başlangıç noktasından sonra bilinç alanındaki küçük dalgalanmalar ve fizikteki “simetri kırılması”na benzer süreçlerle, uzay-zaman ve madde ortaya çıkıyor.

Bu yaklaşıma göre bireysel zihinler evrensel alanın yerelleşmiş örüntüleri olarak beliriyor. Beyin, halihazırda var olan evrensel farkındalığı, “sen” olma deneyimine dönüştüren bir arayüz görevi görüyor.

Model ayrıca telepati, ölüme yakın deneyimler ve mesafeler arası yoğun bağlantı anları gibi olağandışı deneyimlere de açıklama getiriyor. Strømme, bu fenomenlerin paylaşılan bir bilinç alanı üzerinden, olağan uzay-zaman sınırlamalarının ötesinde gerçekleşebileceğini öne sürüyor.

Yeni Evren Teorisi Ölüm Konusuna da Farklı Bir Bakış Açısı Sunuyor

Evrenin Yapı Taşı Bilinç Olabilir

Ölüm konusunda da yeni bir bakış açısı sunan teoriye göre bireysel zihin bilinç alanındaki yapılandırılmış bir örüntü olduğundan, beden ve beyin durduğunda bu örüntü organizasyonunu kaybederken, altta yatan alan varlığını sürdürüyor.

Maria Strømme, modelini desteklemek için kuantum fiziği, nörobilim ve kozmoloji alanlarında test edilebilir deneysel öneriler sunuyor. Teori, EinsteinSchrödingerHeisenberg ve Planck gibi fizikçilerin açtığı yolları takip ederken, modern fiziğin matematiksel dilini kullanarak dini ve felsefi geleneklerdeki evrensel bilinç kavramını bilimsel bir çerçeveye oturtmaya çalışıyor.

KaynakPhyshttps://kayiprihtim.com/haber/evrenin-yapi-tasi-atom-degil-bilinc/

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin