SOSYAL POLİTİKALAR, HEGEMONYA VE DEVRİM ÜZERİNE

Şevket Koray

Evvela, mumyalaşmış bir sosyolojik yaklaşıma benzese de, sosyal politikanın günümüzdeki işlevini sorgulayarak başlayalım. Heteredoks bir perspektiften, sosyal politika, Yahudi/Protestan ahlâkına dayalı iktisadî sistem olan kapitalizmi ayakta tutmak için geliştirilmiş sınıflararası uzlaştırma araçlarının genel adıdır.

Bu yaklaşıma göre, sosyal politikanın ihmali, tarihte ciddi sorunlara sebep olmuştur. Modern sosyal güvenlik sisteminin icadı, kapitalizmi bir buçuk asır boyunca ayakta tutmuş, işçilerin, köylülerin, üreten ve üretimden dışlanmış yoksulların sisteme karşı rıza göstermelerini sağlamıştır. Bu rıza meselesini anlatan “hegemonya” kavramı ise 20. Yüzyıl Batı dünyasının en büyük politolojik buluşudur…

Müesses nizâmın hegemonyası zulme rıza çağrısı yapan kişi tarafından üretilir. Her ideoloji içinden hegemonya imalâtçısı etkileyiciler vardır. Zulme rıza çağrısı yapmak bütün biçimleriyle ilâhî ferman tarafından yasaklanmış bir eylemdir… Bu gürûh içerisinden en tehlikeli olanlar İbda Mimarı’nın bizi uyardığı kesimdir: Müslüman görünüp, İslâm’a karşı faaliyet gösterenler…

20. Yüzyıl’ın büyük iktisadî buluşu “refah devleti”nin teorisyenlerine göre, fukaraların “haddinden fazla” ezilmesi, sistem açısından ciddi bir tehlikedir. Bu yaklaşımdaki “sosyal güvenlik” mefhumunun, “güvenlik”ten zımni kastı budur; müesses nizâma yönelmiş sosyal tehdidin bertaraf edilmesi…

Sosyal politikaların paramparça edildiği bir ortamda, hegemonya da paramparça olacaktır. Kapitalizm, ya uzlaşmak ya da çökmek zorundadır. Sosyal hareketler kapitalizmi ilk seçeneğe zorlayacak ve sistem, çöküşüne yakın bir vakitte uzlaşmayı deneyecektir. Sorun ne salt ekonomiktir ne de ekonomiden bağımsızdır. Sosyal hareketlerin devrimci olmadığı görüşü, bir sanrıdır. Devrim durumu; kimlik, kültür vs. kavramlarla ifade bulan post-modern kalıpları aşar…

Devrim durumuyla İslâm giderek özdeş anlamda anlaşılmaya başlayacaktır.

Büyük devrimci dalga Peygamberler diyarı Filistin’den yükseldi. 7 Ekim Devrimi, dünya tarihini değiştirdi. Avrupa’yı uyandırdı. Sol’un 20. Yüzyıl’daki en ünlü şahsiyetlerinden Ilich Ramirez’in tabiriyle “Devrimci İslâm” giderek popülerleşiyor. O kitabında şöyle söyledi: “Bugün devrimin adı İslâm’dır”!

Avrupa ve Kuzey Amerika yönetimleri otokratik yöntemlerle kendi halklarıyla savaşıyor… Kapitalizmin cüzzamlı suratından maske düşünce gerçek görünür hâle geldi. Aslında Batı halklarına demokrasi diye dayatılan şey faşist bir sistemden başka bir şey değildir. Bunu ibda Mimarı defaetle söylemişti. (“Anlamıyoruz… Anlaşılmıyor” diyenler, aslında okumayanlardır.) Bu arada, “Batı Demorkasisi”nin İslâm ülkelerinde yürüttüğü soykırımları yakından izleyen Batı kamuoyu demokrasinin iç yüzünü keşfetti… Kitlelerin “kendinden” ulaştığı bu şuur ile İbda Mimarı’nın 90’lardaki tespitleri örtüşmektedir.

Sosyal hareketler literatürü, bir sosyolojik faciadır. Sosyal hareketler, ne salt sınıf hareketleridir, ne de sınıfsal ilişkilerden bağımsızdır. Bu bir kimlik, cinsel yönelim devrimi hiç değildir. Bu tarz Soroscu, post-modernist söylemler tabanda bir karşılık bulmamıştır ama fonlanmış parti salonlarında ve üniversitelerde yüksek sesle yankılanmaktadır. Bu literatürün atladığı şey, rüzgârın Doğu’dan estiği gerçeğidir. Zaten, sözde-post kolonyal zırvalıkların konuşulduğu bir ortamda, Doğu’nun yok sayıldığı bir kolonyalizm hesaplaşması ahmakça olurdu. Teorinin ve pratiğin çürümüşlüğü iyice açığa çıkardı. Devrimci pratik, salon ve akademya söylemlerinden iyice ayrışıyor. Bu da beklenen bir şeydi.

BÜYÜK-DOĞU-İBDA ideolojisi İBDA Mimarı’nın tabiriyle “beşer aklının sekreteryası”dır. Avrupa sokaklarında adaletsizliklerin başlattığı sarsıntı 7 Ekim devriminin rüzgârıyla ilerliyor demiştik… Şöyle bitirelim… Beşer aklının sekreterliği ile yani İbda ile buluşuncaya kadar bu yürüyüş ilerlemeye devam edecektir…

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin