EMEKLİLİK SOSYAL BİR HAKTIR; SOSYAL YARDIM DEĞİL!

Yiğit Metin

En düşük emekli maaşı söylevleri bir algı operasyonudur.

Mesele en düşük emekli maaşı meselesi değil, emekli maaşı meselesidir.

Emekli maaşlarının topyekûn olarak değersizleştirilmiş olmasıdır.

Bu gerçek kabûl edilmeden yapılan her tartışma, sorunu büyütecek ve sorunların çözümünü değil ertelenmesine neden olacaktır.

İktidarca, emeklilik tartışmaları neredeyse her dönemde “en düşük emekli maaşı” başlığına sıkıştırılmaktadır.

Kamuoyuna sunulan iyileştirmeler, genellikle taban maaşa yapılan düşük artışlarla sınırlı kalmakta; bu artışlar ise bir “müjde” diliyle sunulmaktadır. Oysa bu yaklaşım, sorunun özünü perdelemekten ibarettir.

Türkiye’de asıl mesele, en düşük emekli maaşı değil; emekli maaşlarının tamamının sistematik ve bilinçli bir biçimde yoksullaştırmaya yönelik olmasıdır.

Bugün kira, gıda, sağlık ve enerji giderleri dikkate alındığında, yalnızca taban maaş değil, ortalama emekli maaşı da insanca yaşam koşullarını sağlamaktan uzak ve açlık sınırı altındadır.

En düşük maaşa odaklanmak, sistemin genel çöküşünü maskeleme oyunudur.

Ülkemizde emeklilik giderek bir “hak” olmaktan çıkıp, devletin lütfuna bağlı bir “sosyal yardım” alanına indirgenmektedir. Oysa emekli, yıllarca çalışmış, prim ödemiş ve üretim sürecine katkı sunmuş bir yurttaştır.

Emekli maaşı bir sadaka değil, ertelenmiş emeğin karşılığı olan bir haktır.

Maaş artışlarının keyfi, dönemsel ve eşitsiz biçimde yapılması; emeklileri sürekli belirsizlik içinde tutmakta, onları ekonomik olduğu kadar psikolojik bir güvencesizliğe de sürüklemektedir.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin