STRATEJİK VE OPERASYONEL RAPOR
Talal Nahle (Askerî analist)
ABD/İsrail – İran arasındaki savaşa dair son analiz
25 Mart 2026 Çarşamba / Savaşın 26. Günü
Tahran, ‘Abraham Lincoln’ uçak gemisini seyir füzeleriyle geri püskürtürken… Trump, karada bir denklem kurmak üzere 8.000 Deniz Piyadesini sahaya sürüyor
Yirmi altıncı güne girerken, Amerikan ve İsrail “stratejik aldatma”sının incir yaprakları birer birer dökülüyor. İsrail tarafından sızdırılan “bir aylık ateşkes” iddiası, Orta Doğu’ya doğru ilerleyen en büyük Amerikan kara ve deniz askerî yığınağını (82. Hava İndirme Tümeni ve Deniz Piyadeleri) örtbas etmeye yönelik apaçık bir sis perdesinden ibaretti. Amaç artık netleşti: Hürmüz Boğazı’nı fiilen açmaya zorlamak için İran’ın “Harg Adası”nı bir koz olarak ele geçirmek. Ancak Tahran bu niyetleri erkenden okuyarak tuzağı beklemedi. Bunun yerine Hürmüz’ü Washington’un hayallerine mezar haline getirdi. Dikkat çekici bir gelişme de, İran Donanması Amerikan donanmasının gözbebeği olan “Abraham Lincoln” uçak gemisine doğru “Kadir” seyir füzeleri fırlatarak gemiyi yeniden konuşlanmaya zorladı; bu sırada Çin gemilerinin güvenli geçişine izin verildi. Öte yandan Lübnan’da Hizbullah, yoğun bombardıman ve karşı sızmalarla işgâl ordusunun moralinden geriye kalanları da çökertiyor.
İşte bu belirleyici güne dair doğru ve olgulara dayalı panoramik bir okuma:
I – “Lincoln”u Kovmak… ve İran Ablukasını Meşrulaştırmak
“Kadir” Füzeleri Lincoln’un Peşinde: Eşi benzeri görülmemiş bir askerî olayda, İran Ordusu Deniz Kuvvetleri kıyı seyir füzeleri (Kadir) ile ABD uçak gemisi “Abraham Lincoln”ü hedef aldı; bu durum, gemiyi pozisyonunu değiştirmeye ve derhal tehlike bölgesinden çekilmeye zorladı. Önceki “Gerald Ford” çekilmesiyle birlikte, İran artık Amerikan deniz caydırıcılığını tamamen etkisiz hale getirdi. (Amiral Şahram İranî doğruladı: “Kontrol tamamen bizim elimizde ve uçak gemisi menzilimize girerse vuracağız”).
Çin için Egemenlik (COSCO): Batılı gemiler uzaklaştırılırken, Çin’in dev gemi taşımacılık şirketi COSCO, Fars Körfezi’ne seferlerini Tahran ile tam koordinasyon içinde yeniden başlatacağını duyurdu. İran dünyaya şunu söylüyor: Boğaz, dostlarımıza (Çin, Rusya, Hindistan) açık, düşmanlarımızın boynuna kapalı. (Filipinler ve Güney Kore, fiyat baskısından kurtulmak için aceleyle Rus petrolü satın aldı).
II – Harg Adası İşgâl Plânı… 8.000 Askerin İntiharı
Washington Post: Amerika, İran’ın ana petrol ihracat merkezi olan “Harg” Adası’nı ele geçirmeyi plânlıyor. Binlerce asker (82. Hava Tümeni ile birlikte 2.200 Deniz Piyadesi) adaya indirilecek. Bu durum, İsrail’in “bir aylık ateşkes” talebinin nedenini açıklıyor; Amerika, bölgedeki Patriot ve THAAD stoklarını yenilemek ve askerleri işgâle hazırlamak istiyor.
İran’ın Önleyici Tepkisi: Tahran sert bir alayla yanıt verdi: “82. Tümen, Gerald Ford ve Lincoln’a katılacak… Generallerin bozduğu şeyi, askerler düzeltemez.” (Kalibaf). İran, kendi adalarını ölümcül tuzaklar olarak görüyor ve herhangi bir çıkarma girişimi “saldırı yağmuru” ile karşılanacak; Körfez, Deniz Piyadeleri için adeta bir yakma fırınına dönecek.
III – Batı’nın Taktiksel Başarısızlığı ve “Ammunition” Krizi
Hava Kaybı: İsrail, rejimin çöküşüne yol açamadan İran’a 15.000’den fazla mühimmat attığını (Kanal 12) kabul etti. Bu durum, Amerikan bombardıman uçaklarının (B-1B ve B-52) İskoçya’daki Fairford Üssü’nden 22 saat aralıksız uçmak zorunda kalmasının nedenini açıklıyor; tanker filoları (KC-135 ve KC-46) tarafından yoğun şekilde havada ikmal yapılmasına rağmen, İsrail’in yıkıcı kapasite eksikliğini telafi etmeye çalışıyorlar.
Erbil Ateş Altında: İran, Erbil Havalimanı’ndaki Amerikan komuta merkezi ve ayrılıkçı grupların karargâhlarını karadan karaya fırlatılan füzelerle güçlü bir şekilde vurdu. Washington, bölgedeki üslerini birer birer kaybediyor.
IV – Lübnan Et Kıyma Makinesi… “Rıdvan” Saldırıları ve Misgav Âm Düşüyor
Zemin Çöküşü: Lübnan’dan roket ateşi devam ediyor (her 16 dakikada bir). En tehlikelisi, Walla sitesinin doğruladığı üzere Hizbullah hücresinin İsrail ordusunun ön savunma hattını delerek “Misgav Âm”da ölümlere ve yaralanmalara yol açması. İsrail tarafının kara ve hava araç kaybı 49’a yükseldi. (bunların içinde 36 Merkava tankı var).
İsrail İçten Kanıyor: “Netanya” kentinde elektrik kesintileri yaşanıyor, yüzlerce aile kuzeyden kaçıyor ve “El Al” uçuşları iptal etmek ve yolcu sayısını sadece 50 ile sınırlamak zorunda kaldı (tehdit altındaki Ben Gurion Havalimanı’ndaki faaliyetlerin azaltılması nedeniyle).
V – Avrupa Çökerken Amerika Fiyatlardan Korkuyor
%60’lık Korku: Bir AP anketi, Amerikalıların %60’ının askerî müdahalenin fazla ileri gittiğine inandığını ve yarısının yakıt fiyatlarından ciddi şekilde endişeli olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, Trump’ın neden “manevra yaptığını” açıklıyor; gübre fiyatları %44 yükseldi ve vadeli işlemler sözleşmeleri artmaya devam ediyor.
Katar’da Mücbir Sebep: QatarEnergy, Avrupa (İtalya ve Belçika) ve Asya ile yaptığı gaz sözleşmelerinde “mücbir sebep” ilân etti; Kanada Enerji Bakanı’nın tanımıyla, bu durum dünyayı “tarihindeki en büyük enerji arzı kesintisi” ile karşı karşıya bıraktı.
Özet ve Son Değerlendirme: “Amerikan savaş gemileri döneminin sonunu” yaşıyoruz:
ABD ve İsrail: “Müzakereleri” bir aldatmaca olarak kullanarak 8.000 askeri “Harg” cehennemine indirmeyi plânlıyorlar (Trump’ın açıklamasına göre bunu Muhammed bin Selman teşvik ediyor). Bu çıkarma, Trump için “yüzyılın kumarı” olacak. İsrail ise umudunu yitirmiş durumda ve “bir aylık ateşkes” için yalvarıyor (Giora Eiland: Savaşı bitirmek, kısmi bir anlaşma ile bile olsa, bizim çıkarımıza).
Direniş Ekseni: İran, ekonomik savaşı çözmüş durumda (Hürmüz’ü Batı’ya kapatıp Doğu’ya açarak) ve deniz caydırıcılığını sağlamış durumda (Lincoln’u geri püskürterek). “Hatem el-Enbiya” mesajı, Amerika’sız bir “güvenlik ittifakı” kurma çağrısı olarak İslâm dünyasına iletilmiş olup, jeopolitik zaferin erken bir ilânıdır.
Beklenen Sonuç: 82. Hava İndirme Tümeni harekete geçerse, artık tepkiler mahallî olmaktan tamamen çıkacak. Füze şehirleri, işgâl için lojistik destek sağlanan her noktaya (Ürdün ve Körfez’deki üsler dahil) yıkıcı lavını salacak ve petrol piyasaları tamamen çökecek. Bu, dünyayı, Trump’ı zorla durdurmaya yöneltecek; çünkü artık savaş yalnızca İsrail meselesi değil, Avrupa ve Amerikan sanayi uygarlığının bizzat varoluşuyla ilgilidir.
25 Mart 2026 / Savaşın 26. Günü Akşamı
Yirmi altıncı günün akşamında, ABD-İsrail ittifakı stratejik başarısızlık aynasının karşısında duruyor ve onları uçuruma sürükleyen “yanlış beklentilerin” çarpık yansımasına bakıyor. “Temiz ve hızlı savaş” yanılsaması buharlaşıp gitti. Washington artık prestijini kaybedip ekonomisi dağıldıktan sonra dünyadan kurtuluş dileniyor. İsrail’de ise yenilgi artık sadece askerî düzeyde değil (Güney Lübnan’da tek bir günde 18 tankın imha edilmesinin ardından); Netanyahu’nun iç çevresindeki çürümeyi ortaya çıkaran bir ses kaydıyla beslenen siyasî ve sosyal bir depreme dönüşmüş durumda.
Tahran’ın ise tavrı ise net ve kararlı: Ulusal Güvenlik Komitesi Sözcüsü’nün ifade ettiği gibi “Füzeler Trump’la konuşsun.” Hürmüz ücretsiz açılmayacak ve ateş altında hiçbir müzakere yapılmayacak.
Batı için sıradan, İsrail için ise yerle bir edici bu akşamın olaylarına panoramik bir bakış:
Birincisi: Lübnan’da “Zırhlı Et Öğütücü”… Tek Günde 18 Tank!
– İsrail Ordusu’nun Kara Günü: Hizbullah savaşçıları, savaşın başlangıcından bu yana en büyük kara destanlarından birini bugün sahneledi. Şu âna kadar yayınlanan 66 askerî bildiriyle grup, sıkıca kurulmuş pusularda (El-Kavza, Taybe, Mays el-Cebel, Marun er-Ras, Dibel, Merkaba) 18 Merkava tankı, iki Humvee ve iki D9 buldozerini imha ettiğini duyurdu.
– Stratejik El-Muhaysibat Pusu: Aşağılayıcı olayın zirvesi, mekanize bir İsrail gücünü “El-Muhaysibat” bölgesine (Taybe projesinin güneyi) çekip güdümlü füzelerle işini bitirmek oldu. Düşman ordusunu saran “histeri” hali, 30 fosfor mermisi atarak kaçmaya çalışmasıyla doğrulandı. Bu, İsrail’in kara ilerleyişinin elit birliklerinin yavaş yavaş yok edilmesine dönüştüğünü gösteriyor.
– Kuzey’de Terör (Çığlık Atan Belediye Başkanları): Kiryat Şimona belediye başkanı hükümetine bağırıyor: “Devlet benimle savaşıyor, Hizbullah’la değil… Burada gidemeyenler hariç kimse kalmadı.” Moshav Margaliot’un başkanı ise yerleşim birimlerinin tamamen yok edildiğini doğruladı. Bu sivil çöküş, Katz’ın “tampon bölge” (Channel 14’ün açıkladığı üzere 8 km derinliğinde plânladıkları) kurma hesaplarını yerle bir ediyor.
İkincisi: İsrail’de Siyasî Deprem… “Agmon Sızıntısı”
– İçeriden Çöküş: Ordusu Lübnan’da yanarken, şehirleri İran füzeleriyle yerle bir olurken, Netanyahu’nun ofisinde büyük bir skandal patlak verdi. Başdanışmanı “Ziv Agmon”un ses kaydı sızdırıldı. Bu kayıtta Netanyahu’yu 7 Ekim’den sorumlu tutuyor ve istifasını istiyor. En tehlikelisi ise Likud’un Mizrahi kökenli bakanlarını “aptal”, dindarları ise “maymun” olarak nitelendirmesi ve “Likud ölecek” demesiydi. Bu iç parçalanma, İsrail adlı yaratığın tarihindeki en kötü güven krizini yaşadığını ve savaşın artık iç cepheyi birleştiremediğini kanıtlıyor.
Üçüncüsü: Sahte Müzakereler ve “İmkânsız Belge”
– Şeytanla Müzakere Yok: İran, Trump’ın devam eden müzakerelere dair tüm iddialarını resmen ve belgeyle yalanladı. Aragçi, Macron’a hitaben dünyaya, savaşta “iki nükleer gücün hedeflerine ulaşmasını engellediklerini” kanıtladıklarının altını çizdi. Bir güvenlik yetkilisi ise “Savaş ancak Tahran’ın şartları ve zamanlamasıyla bitecek” vurgusu yaptı.
– Galibin Şartları: İran, 5 katı şart öne sürdü (savaşın tekrarlanmaması garantisi, tazminat ödenmesi, tüm cephelerde savaşların bitirilmesi ve Hürmüz üzerindeki egemenliğinin uluslararası tanınması). Bu, Tahran’ın Washington’un (Yedioth Ahronoth sızıntılarına göre başkanının taviz vermeye hazırlandığı) çıkış yolu aradığını, tersinin olmadığını fark ettiğini gösteriyor.
Kaynak:










