HARF DAVASINI NASIL HÂLLEDECEĞİZ?
Selim Gürselgil
Şimdi bu romanda (*) ben harf davasına da çalıştım. Roman 300 sayfa olduysa 1-2 sayfa tuttu ama günlerce çalışmam gerekti.
Bizim İslâmcılara baktım, neler yapıyorlar diye. Onlar zannediyor ki, Osmanlı’da olan ne varsa alıp bugüne getireceğiz, mesele tamam.
Osmanlı bir kere sarf ve nahiv okurdu. 29 Arap harfi onlara yetiyordu. Sonlarda, Tanzimatta, yeni giren kelimelerle birlikte problemler ortaya çıktı, 4 Farısî harf daha ithal ettiler.
Ama ben bakıyorum ki, bugünkü Türkçe gramer üstüne, yüzlerce öztürkçe, binlerce masabaşı kelime içinde, Osmanlı elifbasını alıp uygulayamazsın. (Eklere köklere hiç girmeyeyim) En basitinden sende 8 vokal var, 3 harfle bu işin içinden nasıl çıkacaksın? Konsonlar ayrı kaos, herkes kafasına göre yazıyor. Ona oluyormuş gibi geliyor ya, bitti.
Diğer milletleri inceledim, neler yapıyorlar diye. Afganlar, 44 harfli bir alfabe kullanıyorlar. Pakistanlılar 39 harfli bir alfabe geliştirmişler, ama yardımcı karakterlerle harf sayısı 52’ye kadar çıkıyor. Adamlar, bizimkiler gibi kolaycılık yapmamış, oturmuş, kendi dil ve ses yapılarına uygun karakterler geliştirmişler.
Hele Uygur alfabesine bayıldım. Onlarda da bizdeki gibi 8 vokal var, bunları özel işaretlerle tek tek ifade etmişler. İran Azerilerinde ise 9 vokal var, onların da mükemmel bir alfabeleri var. İran ve Irak Kürdlerini görseniz, aklınız durur. Kürdçe’de, iki farklı v sesi var. Birini vav, diğerine üç noktalı fe ile ifade etmişler.
Bunları görünce çok ilgimi çekti. İnanmazsınız, bugünkü tüm alfabelerin (Çin hurufu hariç) temeli olan Fenike alfabesine, onun da temeli olan Sümer çivi yazısına kadar indim. Gürcüleri, Ermenileri (Yunanlıları zaten biliyorum), Süryanileri, Aramileri, İbranileri, Hintlileri tek tek inceledim. Başka kimlere baktığımı hatırlamıyorum.
Neticede her millet kendi sistemini kurmuş, kendi diline sahip çıkmış. Bizimkiler hâlâ zannediyor ki, bu iş Arap harflerini alıp almama meselesidir. İslâmcılar da laikler de bu konuda aynı sığlık içinde. Romanda her iki sığlığı da yıkmak için milleti göreve davet ediyorum.
(*) Gürselgil’in yayına hazırladığı Şeriat Geldiğinde romanı…










