MASKE

Ramazan Serbest

Vicdanı teskin etmek için kullanılan meşhur “vicdan parası” (conscience money) hilesi, tıpkı “piyango parasıyla cami yaptırmak” kadar basittir. Yöntem aynıdır: Bir yandan haramın dibine batıp, diğer yandan o haramın içinden çıkardığınız bir parça ile kendinize bir “hayırseverlik zırhı” dikmek.

Geri kalan para mı? O, sessizce cebe iner. Peki, neden cami yaptırılır? Cevabı iki madde:

1)Haramı helâle devşirme cüreti ve kendi zihnindeki “kötüyüm” sesini susturma uyanıklığı.

2)Toplumun vicdan radarından kaçma çabası. Eğer yeterince “bağış” yaparsan, gözleri kendi kirli işlerinden uzaklaştırabilirsin.

Bunu bir mantık süzgecinden geçirelim: Bir adamın, bir katile cinayet aleti için bıçak temin ettiğini düşünün. Bıçağın maliyeti 50 lira. Katil, bu bıçakla birini katlederken bıçak tedarikçisi de her şeyi biliyor. İş bittikten sonra ise aynı adam, maktulün ailesine gidip “üzüntümüz büyük” diyerek 5 lira sadaka veriyor. Bu eylemin ne ahlâkî bir karşılığı vardır ne de mantıksal bir tutarlılığı. Bu sadece bir suç ortaklığıdır.

Bu denklemi günümüze, daha parlak ve daha “dokunulmaz” bir zemine taşıyalım. Bir tarafta, İsrail’in hava savunma sistemlerini (Demir Kubbe, Davud Sapanı gibi) inşa eden Rafael gibi küresel devlerle stratejik ortaklık masasına oturan bir yapı… Diğer tarafta ise, bu ortaklığın yarattığı huzursuzluğu bertaraf etmek için Filistinli 200 öğrenciye burs verdiğini ilân eden aynı yapı.

İsrail’in öldüren mekanizmasına teknolojik eklem yapacaksın, sonra da o mekanizmanın mağdur ettiği çocuklara “hayır” dağıtarak vicdanını rahatlatacaksın.

İşin en trajik tarafı ise, bu yapının üzerine giydirilen “Yerli ve Millî” zırhı. Bu zırh, dokunulamaz bir kutsallık kalkanı işlevi görüyor. Öyle bir kalkan ki; eleştiri kılıcını savurmaya yeltendiğiniz an, kalkanın arkasındaki güç, “hainlik” suçlamasıyla kapınıza dayanıyor.

Gerçek şu ki; yardım, mağduriyeti gidermek için değil, mağduriyetin failiyle kurulan ilişkinin sebep olduğu içtimai tepkiyi dindirmek için yapıldığında, o yardım artık “hayır” değil, bir “susturma” bedelidir. Toplumun vicdanı bu uyanıklık ve teville uyuşturulurken, asıl kaybedilen şey “hakikat” oluyor.

Allah, insana hem dostun hem de düşmanının mert olanını nasip etsin. Çünkü en tehlikeli düşman, dost maskesi takandır.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin