BAROLAR, ELİTLER VE BEKLEYEN ADALET
Ramazan Serbest
Van Barosu aniden çıkıp bir açıklama yapıyor, açıklamada “Rojin Kabaiş” davasından, baba ile yaşanan iletişimsizlik sebebi ile çekilmiş olduklarını belirtiyorlar. Açıklamada, baba Nizamettin Kabaiş’in “derin ruhsal yıpranmasına” değiniliyor fakat baro bu acılı babanın artık “naz makamında” olduğu gerçeğinden yola çıkarak alttan almak ve gerekli psikolojik desteğide sağlamak iyiliğinde bulunmuyor. Kamuoyuna verdikleri açıklamayı okuyan herkes baroyu suçluyor çünkü yapılan bütün açıklama babayı suçlar vaziyette ve biz de bu anlamda baroyu suçluyoruz.
Peki Nizamettin Kabaiş amcamız ne açıklama yapıyor?
Amcamız yaptığı açıklamada Van Barosu Başkanı Sinan Özaraz hakkında:
“Delilleri karartmaya çalışıyordu sürekli. İntihara yön veriyordu. Sürekli beni suçlu buluyordu. ‘İntihar olabilir, ölüm morluğudur’ diyordu. Sürekli bu şekilde tartışma vardı aramızda.
Benim kızımın üzerinde iki erkek DNA’sı tespit edilmişse, o intihara meyilli konuşuyorsa ben nasıl duracağım? Hangi baba olsa bunu kabul etmez.”
Peki, iletişimsizlik babadan mı kaynaklanıyor; şimdi kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz ve soruyoruz:
Ey Sinan Özaraz!
Vefat eden kız fakir bir inşaat işçisinin kızı değil de, bölgede fakire fukaraya zerre yardımı olmayan, sadece editli videolar paylaşan bir ağa kızı veya tasavvuf ile ilgisi olmayan, tek derdi cebi olan bir şeyhin kızı olsaydı aynı şekilde babayı suçlayarak davadan çekilir miydin?
Yada senin de bölgedeki bu gayri ahlâkî yerel elitistlerle bir bağlantın mı var, neden babaya sürekli intihar olabilir diyorsun?
Farzedelim intihar, peki iki erkek dna’sı ne anlama geliyor?
Bu soruları Nizamettin amcamız sorduğu için dosya bırakıldı, peki dosyaya hangi baro bakacak?
Diyarbakır Barosu dosyaya bakacakmış fakat şimdiden söyleyeyim, Van’dan farksız olacak.
Bu iki baro bölge siyaseti üstünden prim kasmak dışında pek de bir işe yaramıyor, bunu yakında hepimiz göreceğiz.
Roboski davasına bakabilirsiniz, Kürtler bu baroların nasıl çalıştığını iyi bilir.
Yazık Rojin Kabaiş kardeşimizin haklı davasına ki bu baroların masasında çürüyecek ve sonunda unutulup gidecek. (İnşallah yanılırız.)
Yalnız benim aileden gözlemlediğim muhteşem bir durum varki bu da sabır ve mücadele azmi, tıpkı rahmetli Gülistan Doku’nun ailesi gibi.
Fakat Gülistan kardeşimizin davası da piar (pr) çalışması kapsamında aydınlatılmıştı, malûm çiçeği burnunda bir adalet bakanımız vardı ve her kesim tarafından iddianameleri, nerden geldiği belli olmayan mülkiyetleri ile suçlanıyordu.
Tabiî bakanımız gelir gelmez birkaç kelle alarak gerekli piarı (pr), pardon adaleti sağlamıştı.
İnşallah bu dava da bir piar çalışması için de olsa aydınlatılır da adalet yerini bulmaya çalışır, yoksa başka türlü aydınlatılacağı yok.
Son olarak, başta Rojin Kabaiş kardeşimiz ve Gülistan’ımız olmak üzere bütün mağdur ve mağdure olarak katledilmişlere binlerce rahmet.










