PEZEŞKİYAN’IN BRICS MESAJLARI

İran Cumhurbaşkanı BRICS Liderler Zirvesi’nde bir konuşma yaparken, zirve süressince çeşitli açıklamalarda bulundu.

Bu açıklamalardan, ‘Orta Doğu’nun ABD’li bir bölge polisine ihtiyacı yok’ sözleri dikkat çekti.

ABD’nin bölgedeki askerî ve siyasî rolünü eleştiren İran Cumhurbaşkanı, bölgenin güvenliğinin dış müdahalelerle değil, bölge ülkelerinin iş birliğiyle sağlanması gerektiğini savundu.

Pezeşkiyan, bölge ülkelerinin kendi güvenliklerini sağlama yeteneğine sahip olduğunu ve dışarıdan dayatılan güvenlik mekanizmalarının bölgedeki problemleri çözmek yerine derinleştirdiğini savundu.

İran Cumhurbaşkanı’nın BRICS liderler zirvesinde yaptığı konuşmanın tam metni ise şöyle:

Bismillahirrahmanirrahim

Sayın Başkan;

Saygıdeğer Hükümet Başkanları;

Hanımefendiler ve Beyefendiler;

Yeni Delhi’de düzenlenen 18. BRICS Liderler Toplantısı’nda sizinle birlikte bulunmaktan memnuniyet duyuyorum. Hindistan hükümetine ve saygıdeğer Başbakanı’na bu toplantıya gösterdikleri layıkıyla ev sahipliği ve BRICS iş birliğinin güçlendirilmesi için gösterdikleri çabalar için içtenlikle teşekkür ediyorum.

Bu toplantının konusu olan “Kapsayıcı Küresel Yönetişim ve Çok Taraflılığın Güçlendirilmesi” bugün iki kat daha önem taşımaktadır. Bugün temel bir çelişkiyle karşı karşıyayız. Bir yandan ülkelerin ortak krizler karşısındaki karşılıklı bağımlılığı her zamankinden fazla artmışken, diğer yandan tek taraflılığın, baskının ve mali ile teknolojik sistemlerin araçsallaştırılmasının geri dönüşüne tanıklık ediyoruz. Bu gidişat yalnızca siyasi bir zorluk değil, küresel yönetişimin temellerini zayıflatmaktadır.

Saygıdeğer Katılımcılar;

Her yönetişim sisteminin itibarı, küçük-büyük tüm ülkelerin haklarını koruma kabiliyetine bağlıdır. Eğer Birleşmiş Milletler Şartı, hukuk dışı güç kullanımına karşı milletleri koruyamazsa ve uluslararası kurallar birileri için bağlayıcı, birileri içinse yorumlanabilir olursa, gerçek çok taraflılıktan söz edilemez.

İran İslam Cumhuriyeti bu gerçeği pratikte tecrübe etmiştir. ABD ve Siyonist rejimin İran’a askeri saldırısı masum insanların canını aldı ve ülkenin hayati, ekonomik ve sivil altyapısına zarar verdi. ABD ve işgalci rejim, bu kırk günlük savaşın daha ilk gününde İran İslam Cumhuriyeti’nin yüce Lideri’ni ve Minab Okulu’nda 168 masum çocuğu şehit etti. Minab Okulu’na ve Lamerd stadyumuna yapılan saldırı, ABD’nin ve işgalci rejimin tek taraflılığının, savaş çığırtkanlığının ve vahşetinin, Birleşmiş Milletler ile Güvenlik Konseyi’nin eylemsizliğiyle birlikte insan hayatını doğrudan nasıl tehdit edebileceğini gösterdi.

Eş zamanlı olarak Gazze ve Lübnan’da sivil halkın başına gelenler, insanlığın vicdanını sınamaktadır. Eğer çok taraflı sistem, insanların canını ve ülkelerin egemenliğini savaş, soykırım ve saldırganlığa karşı koruyamazsa, onun meşruiyetine nasıl güvenilebilir? Cevabımız bildiriler yayımlamakla sınırlı olmamalıdır. Bizler uluslararası mekanizmaların gerçek anlamda ıslahına ihtiyaç duyuyoruz.

Değerli Meslektaşlar;

İran İslam Cumhuriyeti’nin bakış açısına göre kapsayıcı yönetişim dört temel üzerine oturmaktadır:

Birincisi, ülkelerin egemenliğine eşit saygı ve uluslararası hukukun ayrımcılık gözetilmeksizin uygulanması; hiçbir ülke, ekonomik veya askeri gücü nedeniyle başkaları için bağlayıcı olan kurallardan muaf tutulmamalıdır.

İkincisi, küresel yönetişim yapılarının ıslahı; Güvenlik Konseyi ve uluslararası mali kuruluşlar, dünyanın yeni gerçeklerini ve küresel Güney ülkelerinin gerçek rolünü yansıtmalıdır.

Üçüncüsü, çok taraflılığın slogandan eyleme dönüştürülmesi; milli para birimleriyle ticaretin geliştirilmesi, bağımsız ödeme mekanizmalarının güçlendirilmesi ve daha dengeli bir küresel sistemin ekonomik mimarisinde Yeni Kalkınma Bankası gibi kurumların rolünün güçlendirilmesi yoluyla.

Dördüncüsü, tek taraflı yaptırımlarla operasyonel ve ciddi mücadele; pratikte yalnızca hükümetleri değil, halkları, hastaları, çocukları ve ülkelerin kalkınma yolunu hedef alan yaptırımlar.

Saygıdeğer Katılımcılar;

Son yıllardaki gelişmeler gösterdi ki kalıcı güvenlik artık birileri için güvenlik, diğerleri için güvensizlik temelinde tanımlanamaz. Kalıcı güvenlik, ülkelerin egemenliğine saygı gösterildiğinde ve hiçbir ülke kendi topraklarını bir başkasını tehdit etmek ve saldırmak için kullanamadığında elde edilir. Bizler BRICS’te sivil ve hayati altyapılara yapılan saldırıların normalleştirilmesine karşı durmalıyız. Aynı ilke barışçıl nükleer tesisler için de geçerlidir; bu tesisler saldırı ve saldırı tehdidine karşı masun kalmalıdır; zira onları tehlikeye atmak yalnızca tek bir ülkeyle sınırlı bir mesele değil, uluslararası barış ve güvenlikle bağlantılı bir tehdittir.

Hanımefendiler ve Beyefendiler;

Filistin meselesi de küresel yönetişimin itibarı için bir başka sınavdır. Filistin halkı kendi kaderini tayin etme ve güvenlik içinde yaşama hakkına sahiptir ve onların iradesine saygı gösterilmeden hiçbir adil çözüm şekillenmeyecektir. BRICS adaletin sesi olmalı ve işgali sona erdirme ile Filistin halkının meşru haklarını garanti altına almada daha aktif bir rol oynamalıdır.

Sayın Başkan;

İran İslam Cumhuriyeti BRICS’te üç süreci desteklemektedir: Üyelerin Birleşmiş Milletler Şartı ve ülkelerin egemenliğini savunmada siyasi eş güdümünün güçlendirilmesi; tekelci araçlardan bağımsız ekonomik ve mali iş birliğinin geliştirilmesi; ve bilim, teknoloji, enerji ve gıda güvenliği alanlarında tüm üyelerin, özellikle küresel Güney ülkelerinin yararına iş birliğinin güçlendirilmesi.

Bugünün dünyası her zamankinden daha fazla iş birliğine ihtiyaç duymaktadır; ancak kalıcı iş birliği adalet olmadan mümkün değildir. Çok taraflılık, herkes kanun önünde eşit olduğunda anlam kazanır ve küresel yönetişim, gelişmekte olan ülkelerin sesi duyulduğunda meşruiyet kazanır.

Değerli Meslektaşlar;

BRICS, belirlenen hedefleri, özellikle adalet eksenli bir uluslararası düzenin tesisi doğrultusunda, grup içi bazı zorlukların da üstesinden gelerek başarıya ulaşacaktır. BRICS’in temel ilke ve hedeflerine bağlılık, grup dışı süreç ve baskılardan etkilenmekten kaçınma, üyelere karşı hukuk dışı ve zalimane yaptırımlara direnç, rekabet alanlarının iş birliğine dönüştürülmesi, bir sistemin oluşturulması ve nihayet idari eksikliklerin giderilmesi, daimî sekretaryanın kurulması ve üyeler arası eş güdüm mekanizmalarının güçlendirilmesi, ortak kararların daha fazla uyum, hız ve verimlilikle uygulama aşamasına geçmesi için elzemdir.

İran İslam Cumhuriyeti, bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için BRICS çerçevesinde iş birliği yapmaya hazırdır. Bizler gücün kanunun, yaptırımın iş birliğinin, savaşın diyaloğun ve tekelin katılımın yerini almadığı bir dünya arıyoruz. Kapsayıcı küresel yönetişim ve çok taraflılığın gerçek anlamı da budur.

Dikkatiniz için teşekkür ederim.

Kaynak: Tesnim

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin