İSLÂMCI SİYASET – SİYASAL İSLÂM

İSLÂMCI SİYASET – SİYASAL İSLÂM

Biz “siyasal İslâm” diye bir kavramı kabul etmiyoruz. Hem dilbilgisi bakımından, hem de vakıa bakımından…

Dilbilgisi bakımından kabul etmiyoruz, çünkü Türkçe’de “siyasa” diye bir kelime yoktur. Bu masabaşında uydurulmuş, güya Arapça’dan kaçarken koyu Arapça bir kelimedir.

Dolayısiyle “siyasa”dan Fransızca el soneki transferiyle yapılmış “siyasal” diye bir kelime de yoktur.

Vakıa bakımından yoktur, zira “siyasal İslâm” diye bir İslâm kategorisi olması İslâm’a aykırıdır. İslâm’ı “siyasal”, “geleneksel” diye ayrı kategorilere ayırmak, Amerikan “İslâm’la mücadele politikası”dır. Bu politikanın takipçileri de (Gülenciler de buna dâhildir) İslâmla mücadelenin adına “siyasal İslâmla mücadele” derler.

İslâm’da siyaset, İslâm siyaseti, İslâmî siyaset olabilir. İslâm’da siyaset, ilmî bir sahadır. İslâm siyaseti veya İslâmî siyaset ise, siyasetin yapısı bakımından edep dairesi içine alınması gerektiği için, doğru ve sakıncasız kullanım şöyle olabilir: “İslâmcı siyaset”… Demek ki Amerikalılar ve yardakçıları, “siyasal İslâm” derken, İslâmcı siyaseti kastediyorlar; İslâm’ın siyasî bir tavrı olmasına karşı geliyorlar.

İslâm siyasetten arındırılabilir ve emperyalistlerin istedikleri gibi vicdanlara veya bazı zararsız sosyal ritüellere hapsedilebilir bir din değildir. İslâm siyasî bir dindir. İslâm, dünya hakimiyeti vazeden bir dindir.

İslâm’da her şey dünya hakimiyeti içindir. Müslüman namaz kılar, oruç tutar, hacca gider, zekât verir. Bu ibadetler sırf öbür tarafta paçasını kurtarması için değildir. Bunlar ve tüm ibadetler, müslüman, dünya hakimiyeti için gereken manevî ve maddî şartlara ulaşsın diyedir.

Her müslüman, Allah’a kendi ruhuyla muhataptır, kendi ruhuyla yönelir. Ne bir yol kesici, ne bir arabulucu kesim vardır. Bütün Müslümanların Allah’a yönelişlerinin toplamı, İslâmcı siyasette billûrlaşır. İslâmcı siyaset, her yönelişin yöneliş gayesi ve toplam ifadesidir.

Bir Müslüman “ben İslâmcı siyasetten beriyim” diyemez. Siyaset ayrı, ibadet ayrı da diyemez. Bugünkü anlamıyla siyaset, eğer ibadetin mânâsını taşımayan bir şeyse, o hâlde İslâmcı siyaset değildir. İslâmcı siyasetin ne olması gerektiğini aramak ve bulmak da müslümana vaciptir.

Demek ki İslâmcı siyaset, Müslümanlardan bazısının ilgi alanına giren, bazısının girmeyen bir kariyer alanı değil, bilakis bütün Müslümanların ortak bir sesi ve temsilidir. Her müslüman için siyaset, ancak İslâmcı siyaset olduğunda kıymetlidir. İslâmcı siyaset haricinde bir siyaset, Müslümanların vebadan kaçar gibi kaçınması gereken bir şeydir.

İslâmın dünya hakimiyeti gayesini ihtiva etmeyen her siyaset, İslâm dışıdır.

“Fitne kalmayıncaya ve yeryüzünde din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın” emrine uymayan her siyaset, merduttur.

Selim Gürselgil

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: