HOCALARIN ANLAYIŞSIZLIĞI

Selim GÜRSELGİL

Maalesef hocalarımızın çoğunun din ve dünya anlayışı bu kadar;

Cüppeli Ahmet zamları böyle savundu:

“Ekonominin bozuk olması günahları engelleyici bir şey.

İçki pahalı, kumar pahalı, zina pahalı.

Fahişelerin fiyatından haberim yok.

Her şeye zam geliyorsa senin de bu günaha bulaşma riskin azalıyor”

Onlar için halkın hemen hemen yarısının peynire, ete, süte, yumurtaya, sebzeye ve meyveye ulaşamaz hale gelmesinin bir önemi yoktur. Öğrencilerin çok ciddi bir bölümünün beslenemez olmasının da…

Onlar, işsizler ordusunun kahvehanelere doluşup kumardan rızkını çıkarmaya çalıştığını, maaşlıların bile çok büyük bölümünün kripto para, borsa, sanal altın, loto, toto vs kumar araçlarıyla evini döndürdüğünü görmezler.

Onlara, içinde yaşadıkları düzenin baştan aşağıya faiz düzeni olduğunu, insanların maaşını alırken, kirasını öderken bile istemeden faizcilere kazandırdığını, emekçinin zaten yıkıldığını, esnafın çoğunun faize para yatırmasa ayakta kalamayacak hale geldiğini anlatamazsın.

Onlar, fakirliğin insanları alkol ve uyuşturucudan uzaklaştırmadığını, bilakis daha çok sarılmalarına yol açtığını, borcunu ödeyemeyen, işini kaybeden insanlara, içki şişesi ve esrar sigarasının daha kolay uzatılabildiğini de anlamazlar.

Onlarda, enflasyon ve ekonomik bozukluğun toplumda ahlâksızlığı şahlandırdığı, aileyi yıktığı, insanları cinnete ve suça sürüklediği, fuhşu yaygınlaştırdığı ve nice facialara yol açtığı idrakı bulamazsın.

Onlar, bu söyledikleri sözün bile dinen nasıl bir cinayet olduğunu bilmezler. Müslümanların günâha girmesine yol açan şey, paraları olup olmaması mıdır? Müslüman ahlâkını belirleyen şey bu mudur? Allahaşkına, siz hangi kitaptan öğreniyorsunuz bu dini?

Bizim hocalar maalesef içinde yaşadıkları düzenin İslâmî bir düzen olup olmadığını da anlayamazlar. Anlayamadıkları için de vaazlarında, ıslık çalmanın ve parmak kütürdetmenin fıkhına kadar anlatırlar, ama hiç oralara esmezler.

Sanırım Cübbeli Hocamızın diğer hocalardan kafası bir nebze daha karışık. Öyle anlaşılıyor ki, o kendine sık sık “Atatürk mü büyük, Erdoğan mı?” sorusunu soruyor ve buna bir türlü cevap bulamıyor. Bazen o, bazen bu büyükmüş gibi geliyor.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: