VEE… AB’DEN BEKLENEN TEHDİT GELDİ: BATI MI, DOĞU MU?.. TARAFINI SEÇ!

Barbar Batı dünyasının tek taraflı “İsrail’e destek” açıklamaları ve Rusya’nın Doğu adına açtığı Ukrayna cephesindeki yabancı terörist savaşçıların İsrail cephesinde savaşmak için yola çıkmasıyla “Filistin-İsrail hesaplaşması” olmaktan çok DOĞU-BATI hesaplaşmasına giden savaşa dair, Avrupa Birliği’nden çarpıcı bir açıklama geldi.

Delphi Ekonomi Forumu’nun düzenlediği 2’nci Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Avrupa Konferansı’nda konuşan Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas, Türkiye’nin dış politikada tarafını seçmesi gerektiğini söyledi.

“Cumartesi günü hepimiz Hamas’ın İsrail devletine ve masum insanlara karşı başlattığı çok cepheli terör saldırısı haberine uyandık. İlk andan beri 27 AB ülkesi hep beraber İsrail’in kendini koruma hakkını savunuyor ve terör saldırısını kınıyor. Yüksek sesle terörün bahanesi olamayacağını söylüyoruz” diyen Yunan siyasetçi, Sözcü gazetesinin aktardığına göre Türkiye’nin bölgesel politikalarını eleştirerek şunları söyledi:

“Türkiye tarafını seçmeli. AB, NATO ve onların değerlerinin yanında mı olacak? Yoksa Rusya, İran, Hamas ve Hizbullah’ı mı destekleyecekler? Tarihin hangi tarafında yer almak istediklerine karar versinler. Bu konuda net bir yanıtları olmalı.”

.

YUNAN SCHİNAS SÖZLERİ, ALİ OSMAN ZOR’U DOĞRULUYOR:
“TARAFSIZ KALAMAZSIN!”

Genel Başkanımız Sayın Ali Osman Zor’un Adımlar Dergisi’nde düzenlenen 8 Ekim 2023 tarihli toplantıda sırasında yaptığı açıklamaları doğrulayan Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Schinas’ın “tarafsız kalamazsınız”, “tavrınız net olmalı” sözleri, artık “safları netleştirme” ve “ikiyüzlü politikalara izin vermeme” adına Batı Cephesi’nin bakışını en net ifâde eden sözler olarak karşılanmalı…

Sayın Ali Osman Zor’un AdımlarTV’de yayınlanan toplantı kayıtlarındaki ifâdeleriyle birebir örtüşen bu “tehdit”, Batı Cephesi adına son derece haklı bir beklenti olarak kaydedilmelidir.

.

ADIMLAR CEPHESİ NE DEMİŞTİ

Adımlar Fikir, Kültür, Siyaset Platformu kadrolarının siyasî değerlendirme ve tavrını ifâde eden konuşması sırasında sayın Ali Osman Zor’un konuyla ilgili sözlerinin satırbaşları:  

Tavır alma zamanı, taraf olma zamanı… Herkes tarafını belli edecek; taraf olmayan bertaraf olur!.. Geldiğimiz “hesaplaşma dönemi”, böyle bir dönem… Buna hazır olacağız. Türkiye’nin, Anadolu’nun hazır olması lazım. Vakit kalmadı…”

*

Filistin-İsrail savaşından çok, Doğu-Batı savaşı… Oraya doğru gidiyor iş…

*

İçinde bulunduğumuz, geldiğimiz bölge, neredeyse dünyanın merkezidir, kutsal bir merkezidir… Hâliyle de “kutsal mekânlar”ın müşterisi, sahibi, sahip olmak isteyeni çok olur. Sen bu kutsal mekânı elinde tutmazsan, o mekânın boş kalması mümkün değil: Birisi gelir muhakkak işgal eder! Hâliyle bu mekânı (Anadolu) elinde tutmanın yegâne yolu doğru, samimi, dürüst ve güçlü bir şekilde “oyun”u, oyuncuların istediği seviyede oynamaktır… Burada da “küçük oyuncu” yok!.. Kumandan’ın (Salih Mirzabeyoğlu) tabiriyle; “bu millet, oyunu büyük oynamak isteyenlerle, büyük oynamıştır!” Yine oynayacağız! Ama bu, bugünkü hükümetin yaptığı gibi “onu kandıralım”, “bunu kandıralım”, “Rusya’ya bilmem ne yapalım”, “Amerika’ya bilmem ne yapalım”; bunu yaptığın zaman en nihâyetinde zarar gören sen olacaksın! Karşında aptallar topluluğu yok!.. Aynı şekilde bu oyunu büyük oynayanlar var… Ve sen, oyunu büyük oynayacaksın; oyunu sahtesinden oynamayacaksın! Bugün hükümete dayatılan mevzu bu!.. Bu açıdan bakıldığında da Hükümetin 20 yıllık bütün sahtekârlıklarının sonuna gelinmiştir bence… Artık gidecek bir yer kalmadı Hükümet açısından…

*

Bu dönem Son Hesaplaşma dönemidir. Dolayısıyla kimse ikiyüzlülükle aradan sıyrılıp gidemeyecek artık! Bu insanlar bunu anlasa artık, kendi menfaatleri açısından iyi olur…  

*

Ortada şu var… Net!.. Doğu-Batı Hesaplaşması içerisindeyiz!.. Batı’nın temsilcisi Amerika’dır ve NATO Gücü’dür!.. NATO gücü içerisinde de hâkim olan unsur, Anglo-Sakson unsurudur. Yani; dünyada bugün, dünyayı sömüren, insanlığı insanlıktan çıkaran Hristiyan-Yahudi temelli bir Anglo-Sakson hegemonyası vardır. Bu hegemonyaya karşı mısın, değil misin? Mevzu budur!.. Bu hegemonyaya karşı olanlar, aynı o hegemonya içinde olanların kendilerini “kardeş” addetmeleri gibi, bu hegemonyaya karşı olanlar da kardeştir! Dini, ırkı, kimliği ne olursa olsun!

*

Gerçek bir hamle söz konusu… İsrail’in içine girmiş, Kudüs’e yaklaşan bir hamle söz konusu… Ve senin burada tavrın ne?!. Ona bakacaksın!..

*

Türkiye’nin NATO üyeliği “Deli Gömleği”nin giyilmesidir!.. Bu gömleğin çıkarılması lazım! Ve bugün, bu gömleğin çıkarılıp, yırtılıp atılmasının objektif şartları oluşmuştur! Vardır! Romantik bir şey söylemiyoruz… Bunun objektif şartları vardır… Hem ülke içinde hem bölgede hem de uluslararası ilişkiler açısından bunun objektif şartları oluşmuştur. Bu Anadolu ahalisi açısından büyük bir fırsattır! Bu fırsat değerlendirilmezse, önümüzün ne olduğunu “komplo teorileri” içerisinde açıklayabiliriz, ama hiçbir “komplo teorisi” bir öncekinden daha iyi olmaz. Hepsi felâketle biter!.. NATO’dan çıkış, bölgemizden başlayarak, Asya ve Afrika da dahil olmak üzere bütün sömürülen halkların uyanmasına da yardımcı olacak, onları da harekete geçirecek bir hamle olacaktır! Bugün Rusya’sı, Çin’i harekete geçmiş zaten. Ve bu hegemonyaya; Hristiyan-Yahudi Anglo-Sakson Hegemonyasına dünyanın birçok bölgesinde, birçok kıtada geri adım attırmışlar zaten! Şimdi en önemli adımı Ortadoğu adımı… Ortadoğu’da da bu adım, Türkiye’nin ortaya koyacağı doğru tavır, seçeceği doğru taraf neticesinde çok hızlı bir şekilde atılacaktır. Ve bütün dünyayı etkileyecek!

*

Neticede bizim bölgemizde halledilmemiş sorunlar var… Krizler var… Sen bunun üzerini örttün diye “hallettin” demek değil!… Başka krizler de var; onlar da tetiklenecek!.. Tarafsız kalarak kimse buradan kurtulamaz!

*

Şimdi “Yeni Anayasa” çalışmaları var değil mi?.. Orada da bir algı üretiyorlar; “Laiklik” filân… Akit yazarı… Türkiye’nin temel mevzuun Laiklik değil ki şu ân!.. Dünyanın hesaplaşma içine girdiği bir zaman içerisinde iki tâne pres yapacak ezici gücün arasındasın! Tavır belirleyeceksin!.. Sen eğer burada “tarafsız kalayım!” filân dersen, bu iki güç, bu kutsal mekânı tarafsız bırakmayacaklar!.. Soğuk Savaş gibi değil!.. Stratejinin temel sözü olarak söyler Avrasyacılar; “kutsal mekânlar boş kalmaz”… Anadolu kutsal bir mekândır! Sen burayı boş bırakırsan, işte “ben tarafsız kalayım” filân gibi… Hayır!.. Bu, haklı bir hesaplaşma! Burada tarafsız kalamayacaksın!.. Tarafsız kaldığın ân ya NATO Üssü burada diye öbürü (Rusya) saldıracak yada NATO unsurusun diye ona saldırmanı bu (ABD-AB) isteyecek! Nasıl tarafsız kalacaksın? Sen zaten NATO’nun sınırısın… NATO ve ona karşı olan güçler senin sınırında yığılmışlar zaten!

Konuşmanın tamamı için TIKLAYINIZ.

CEM GÜRDENİZ’DEN TEHDİT SAVURAN YUNAN’A CEVAP

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı  Yunan Margaritis Schinas’ın açıklamaları üzerine; geçmişte Balyoz kumpası üzerine tutuklanan ve Boğazlar sözleşmesi’ni (Montrö) Amerika lehine delmek isteyen hükümet karşıtı bildiri hazırlanması üzerine haksız bir şekilde gözaltına alınan ve Mavi Vatan çıkışıyla dikkat çeken E. Tümamiral Cem Gürdeniz, Twitter (X) hesabından bir açıklama yaptı… Gürdeniz, Yunan Schinas’ın özellikle “İran, Hizbullah ve Hamas” vurgusuyla güya “net”leştirdiği taraflar arasında hiçbir komplekse kapılmadan şu paylaşımı yaptı:

“Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı  Yunan Margaritis Schinas, Doğu Akdeniz Konferansındaki konuşmasında şöyle buyurmuş: “Türkiye tarihin hangi tarafında yer almak istediğini seçmelidir.  Bizimle, Avrupa Birliği’yle, NATO’yla, değerlerimizle, Batı ruhuyla mı? yoksa Moskova, Tahran, Hamas ve Hizbullah’la mı?”

Bu küstah ve densiz siyasetçiye Mustafa Kemal Atatürk’ün aklımıza, ruhumuza ve kalbimize verdiği güç ve asil Türk tarihinin bize öğrettikleri ile cevap verelim: “Türkiye tarihi boyunca insanlığın ve her zaman ezilenin yanında, vahşi emperyalizmin ve hukuk tanımayan zorbaların karşısındadır. Türk ,Tarihin her zaman doğru tarafında yer almıştır.”

ADIMLAR Haber

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d