MÜSLÜMAN (!) SERMAYEDARLAR

Selim GÜRSELGİL

İsrail büyük ölçüde beynelmilel Yahudi sermayesinin fedakârlıklarının eseridir. Bu fedakârlıklar 150 yıldır kesintisiz devam etmektedir. Bugün Starbucks’ı, Mc Donalds’ı, Bayer’i, Mercedes’i -gerçi bu sonuncusundan çok emin değilim- niçin protesto ediyoruz? Çünkü bunlar Yahudi sermayesinin bir tür zekâtı olarak düzenli biçimde İsrail devletine para aktarıyor. Bundan hiçbir şekilde vazgeçmiyorlar.

Bugün ileri devletlerin İsrail’e kayıtsız şartsız teslimiyetini de işbu Yahudi sermayesi sağlıyor. İngiltere ve Fransa neredeyse Birinci Dünya Savaşı’nın sonunu getiremeyeceklerdi. ABD süper güç olmayacak, Meksika ayarında bir sıradan ülke olacaktı. Beynelmilel Yahudi sermayesinin onlara akmasıyla dünya bugünkü şeklini aldı, Balfour Deklarasyonu ortaya çıktı, İsrail kuruldu, Cemiyet-i Akvam oluşturuldu.

Müslüman zenginlerse zengin olunca Yahudileşmelerine rağmen, tam Yahudi olamadıkları için, Yahudi sermayesinin bu fedakârlık duygusuna erişememişlerdir. Hâlen dünyada Usame bin Laden dışında elle tutulur bir fedakârlık örneği yoktur. Bu adam, Avrupa’nın hatırı sayılır zenginlerindendi. Sermayesini sıfıra kadar, başıyla beraber, Allah yolunda ortaya koydu. Bunun gibi bir örnek kolay kolay gösterilemez. Müslümanlar zengin olduktan sonra İslâm davası ile ilişkilerini keserler. Bir Yahudi zengin olduğunda Siyonizm’e hizmet eder, bir Müslüman zengin olduğunda ise Siyonizm’in gölgesinde gününü gün etmeye çalışır.

Bedevîlere bakın. İslâm için parmaklarını kıpırdatmazlar. Batılı şirketlere özel altın kaplama otomobil yaptırıp onunla çölde tur atarlar. Bir mücahit kapılarına gidip 5 kuruş isteyecek oldu mu, hepsinin yalanı aynıdır:

“Bu ara işler çok durgun.”

“Piyasadan alacağım var.”

“Nakit sıkışıklığı var, bildiğin gibi değil.”

“Tabiî ki ayarlarım bana biraz zaman ver.”

Hiç değişmez, hepsi aynı şeytanî sözleri öğrenmişlerdir. Bunlarla demek isterler ki, “canımı al, paramı isetme”… Tabiî ki canları çok tatlıdır ve onu Azrail’e bile vermemenin yollarını ararlar. Ama onların servetlerine düşkünlükleri, onun 1 dirhem azalmasından duydukları korku bu çaptadır.

Cihad sermayesiz olmadığına ve Müslüman sermayedarlar da Yahudilerden çok daha pinti olduklarına göre çözüm nedir? Tek çözüm vardır, gözlerinin korkması. Bir Bedevî, eğer İslâm davasına destek olmamamasının, olmasından daha fazla kendi parasını eksilteceğine, servetini tüketeceğine inanırsa o zaman derhal İslâma döner. Varlığını korumanın en güvenli yolu olarak İslâmı görürse o zaman bir zamanlar İslâma yardım için çok zengin olmayı Allah’tan dilediğini hatırlar. Başka türlü davaya hiçbir hayrı olmaz.

Bedevîler böyledirler. Onları zenginlik Yahudileştirir, ama tam Yahudi yapmaz. Onların Yahudiler gibi fedakârlık yapmalarının tek yolu, para kaybetmekten korkmalarıdır.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin