(ORTODOKS) RUSYA VE (MÜSLÜMAN) FİLİSTİN İTTİFAKI, ATLANTİK TRENİNİ RAYDAN ÇIKARDI
Adnan DEMİR
Dünya hükümeti olma yolunda tüm hızıyla ilerleyen, Washington merkezli Anglo-Sakson örgütü, Liberalizmi ilerleme ve tekâmül yolunda ideal sistem olarak dünyaya pazarlarken, karşısında tehlike olarak gördüğü her düşünceyi ve yapıyı düşmanlaştırıp ortadan kaldırmak için her şeyi yapıyor.
Bu çerçevede, yaşadığı kötü tecrübelerden sonra, Ortodoks öğretisine ve geleneksel değerlerine geri dönmesiyle, özgürlükçü ve çok kutuplu dünya gerçeğini hatırlatan Putin’in Rusyası, Atlantikçiler için muhakkak yenilmesi ve ortadan kaldırılması gereken bir hedef oldu.
Bunu yapabilmek için, Anglo-Sakson Atlantikçi güç, “tampon bölge” stratejisi olarak tanıdığımız taktikle, Avrasyacılığın merkezlerinden biri olan (Moskova – Berlin) hattının arasında, bölgenin yumuşak karnı olan ve İngilizci kesimle, Rus yanlısı kesimin yarıştığı Ukrayna’da darbe ile Atlantikçileri yönetime getirip, bu hattın arasına KURBAN olarak sahaya sürdü… Böylece hem hâlâ Avrupa imparatorluğu hayalini yitirmemiş Almanya’yı tamamen kuşatmış olacak, hem de, Avrasyacılık projesinin (Rusya – Berlin) hattının önüne geçecekti.
Bu sebeple NATO gücünü peşine takan amerika, Rusya’ya operasyon çekmeye kalkıştı…
Aynı amerika, BOP projesi kapsamında (İsrailin güvenliği projesi) bölgede İsrail’in güvenliğini tehdit eden ve edebilecek olan kim varsa düşmanlaştırıp ortadan kaldırmak için 1990’dan bu yana zaten bir savaş yürütüyordu. Ortadoğu’da karşısında onu engelleyebilecek bir güç olmadığını düşünüyordu. Ama sıra Esad’ın Suriye’sine geldiğinde, (yediği yumruklar yüzünden groggy vaziyette olduğunu düşündükleri) Rusya’nın yerinden kalkıp dövüşe katılacağını beklemiyordu. Rusya’nın dahil olmasıyla tüm plânları bozulmuştu ve Rusya’nın tehdit olduğu ortaya çıkmıştı.
Dünya hükümeti olma yolunda Ukrayna hamlesi tutmayan Amerika tam sersemlemiş ve henüz şoku atlatamadan, Ortadoğu’daki uydusu olan İsrail şokuyla, yüz yüze geldi…
Hamas saldırısının ilk günlerinde tüm gücüyle bölgede biten ve tam destek söylemiyle bölgeye koşan Amerika, aradan geçen iki ayın sonunda, Hamas’ın destansı direnişi ve azmi karşısında en yetkili ağızlardan biri olan genel kurmay başkanının ağzından şu açıklamayı yapmak zorunda kaldı: – “Sivilleri öldürmedeki taktik başarı aslında İsrail’in stratejik yenilgisi anlamına gelecek ve buna devam edemezsiniz!..”
“TEK SAVAŞ, İKİ CEPHE”
Adımlar Platformu Başkanı Sayın Ali Osman Zor, Gazze operasyonunun ilk gününden bu tespiti yapmış ve tüm muhatapları uyarmıştı… Şimdi bu tespit ve ikazın ehemmiyetinin daha iyi anlaşılacağını umut etmek istiyorum.
Hepinizin bildiği o meşhur sözle söylersek, OCAK KIZIŞTI ve dünya hükümeti hayali gören ve bu uğurda da dünyayı kan gölüne çevirmekten çekinmeyecek olan bu teröristler, savaşmadan bu hayallerini terkedip, dünyadan ve bölgemizden elini çekecek mi?
Hadiselerin neye gebe olduğunu kestirebilmek ve doğru düşünme ve doğru tavır alma konusunda kaygı duyuyorsak, süreci, ancak doğru haber kaynaklarından takip etmeliyiz.
Ana akım haber kanallarının sansür uygulamalarını görünce, aslında ne kadar zor durumda, olduklarını anlamak gerekir.










