ÖZGÜRLÜĞÜN GELECEĞİ

Ayhan SÖNMEZ

“Filistin özgürleşene kadar hiçbirimiz özgür değiliz” aktivist sloganı dünyanın bir çok yerinde güçlü bir şekilde yankı buluyor.

Gazze’de devam eden soykırım, İsrail’in yeni baskı ve kontrol altına alma teknolojilerini üretecek. Yeni keskin nişancı uçakları, yeni duvarlar, yeni bombalar, yeni casus yazılımlar (hepsi Filistin toplulukları üzerinde test edildi) ortaya çıkacak ve demokratik yönetimden ziyade isyanları bastırma ve nüfus kontrolüyle ilgilenen hükümetlere satılmaya hazır olacak.

Böylelikle Filistin’in millî kurtuluş ve kendi özgürlüğünü tayin etme mücadelesi hayati bir küresel boyuta sahip olmaya devam ediyor. Onların kurtuluşunu desteklemek bir anlamda herkesin kurtuluşunu desteklemektir.

Dolayısıyla Filistin’in kurtuluşu bizim kurtuluşumuzla yakından bağlantılıdır. Bu dayanışmanın ötesine geçiyor. Belki de son iki aydan fazla bir süredir sokaklara dökülen milyonlarca insan bunu hissediyor. İklim değişikliği dayatmaları, “küresel bir Nakba” nın habercisidir. İsrail’e karşı savaşmak, Amerikan İmparatorluğu’nun iklim değişikliğine dair apartheid uygulamalarına karşı savaşmak anlamına gelir. ABD, ortak mücadelemizi değil, bölünmemizi istiyor. Dayanışma kelimesi bir nevi zayıf kalır. ‘Onların mücadelesi benim mücadelemdir’ diye sahiplenmek gerekir.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin