KÜRT MESELESİNDE SON DURUM
Selim GÜRSELGİL
Bizim aklımız sizin kadar ermez ama bizim bulunduğumuz noktadan bakıldığında, Kürt meselesi hakkında yapılacak en kötü şey, ona, CHP’nin bile çoktan terkettiği Kemalist politikayla yaklaşmaktır. Bu politikayı, dikkat ederseniz, Ak Parti-MHP koalisyonu yıllardır uyguluyor, bir milim bile yol alamadı, her seçimde bölgede hezimete uğrayıp geliyor.
Gerçi Ak Parti Kürtlere klâsik Kemalist politkayı olduğu gibi dayatmıyor. Klâsik Kemalist politika, Kürtleri inkâr etmeyi, dillerini ve kimliklerini yasaklamayı, bulundukları yerlerden zorla kopararak batı illerine göç ettirmeyi ve orada asimile etmeyi savunuyordu. Bu politikanın sonucu Türkiye için felâket oldu. Öncelikle Kürt meselesi, Batı’nın Türkiye’yi terbiye etmek için kullandığı bir maşa oldu. İkincisi, Türkiye içinde onbinlerce Türk ve Kürd’ün öldüğü, sakat kaldığı, hapis yattığı bir terör sorununa dönüştü. Üçüncüsü, Türkiye’nin batı illerinin sosyal dokusunu bozarak, şehirleri suç yatağına dönüştürdü.
Ak Parti başlangıçta bu politikayı bir hayli yumuşattı. Hiç olmazsa Kürtlerin dilleri ve kültürleri üzerindeki baskıları kaldırdı. 90’lı yıllarda halen tam gaz devam etmekte olan -köy yakmaları falan hatırlayın- Kürkleri zorla batıya göç ettirme politikasını terketti. Kürtlerin “devlet terörü” dedikleri şeyi ortadan kaldırdı. Fakat bu yumuşama, terör ve siyasî başkaldırı sorununu çözmeye yetmedi.
CHP, Ak Partinin revizyonunun üstüne yattı. Kürt illerindeki siyasî başkaldırıdan nemalanma yoluna gitti. Kemalist retoriği tamamen bıraktı. Kemalizmi ve onun baskıcılığını Ak Parti ve MHP’nin üstüne yıkıp, ellerini yıkadı ve çıktı. Son iki yerel seçimde bu politika değişikliğinden müthiş yararlar sağladı. Önce İstanbul ve Ankara’yı Kemalizmin zorla göç ettirdiği Kürtler sayesinde Ak Partiden kopardı. Son yerel seçimde Ak Parti’yi batıda silip attı. Yereli bırak, genel seçimi bile bu akıllı politika sayesinde az daha kazanacaktı. Şunu söyleyebiliriz ki, Türk milliyetçiliği ve Kürt milliyetçiliği, dindarlık (olabildiğince diyelim) ve laiklik, CHP’de birleşti. Ak partiye kayyım politikası kaldı.
İşte bana sorarsanız (sormayacağınız biliyorum ama) bu yanlış bir yoldur. Ülkeyi bütünüyle CHP’ye teslim etmeye giden bir yoldur. Ak Parti bu yoldan dönmediği sürece, MHP ile birbirine yaslanıp, Zafer’in uzaktan alkışları arasında, CHP’nin ülkeyi nasıl bir kaosa sürükleyeceğini, “hakimiyet kayıtsız şartsız AB’nindir” noktasına nasıl götüreceğini ağlayarak izleyecektir. Belki araya Feto da kaynarsa, gafletini canıyla ödeyecektir.
Yapılması gereken, Kürt meselesinin Kemalizmle çözülemeyeceğini, alternatif politikalara, köklü reformlara, tavır değişikliğine ihtiyaç olduğunu -başta MHP olmak üzere- kendi seçmenine anlatmak, CHP’nin elinden bu tehlikeli oyuncağı almaktır.










