KAVMİYETÇİLİK VE EMPERYALİZMLE İŞBİRLİKÇLİK

Selim GÜRSELGİL

Burada şunu da belirtelim ki, burada Türkçülük için söylediğimiz şeylerin istisnasız hepsi Kürtçülük, pardon Kürt ulusalcılığı için de geçerlidir. Onlar da tuhaf şekilde Türkçülerle aynı yola girmişler, onlarla zırva yarışı içindedirler. “M.Ö. 2500 yılında yaşamış bir kavim Türk müydü, Kürt müydü” diye birbirlerini yerler. M.Ö. 2500 yılında Türkler ve Kürtler olmayabileceğini bile hesaba katmazlar. Belki de varlardı ama çok küçük, dağlarda yaşayan topluluklardı; zamanla büyüdüler. Bu da mümkün. Nasıl ki M.S. 500 yılında Fransız milleti yoktu; sonra çeşitli kavimlerin karışmasından doğdu.

Bu ruh hastaları bunu anlamaz ama. İlla o eski büyük kavimlerin ve imparatorlukların Türk veya Kürt olmasını isterler. Sanki Türklük veya Kürtlük bütün milliyetleri aşan birer birimdir; tarih öncesinden gelir. Gerçi Türkçü ruh hastaları 10. Yıl Marşında “tarihten önce vardık, tarihten sonra varız” gibi eblehçe laflar ediyorlar ve eminim Kürt ulusalcıları da böyle düşünüyordur. Tarihten önce varmış… Yoksa tarihi sen mi yarattın?

Bunlar küçük milletlerin aptal şovenizmleridir. Hiçbir büyük milletin bu tarz şeylere başvurduğunu göremezsiniz. Çünkü onlar halihazırda bir büyüklüğü yaşıyorlar zaten; karanlık çağların üstüne atılmış uydurma büyüklüklere ihtiyaç duymuyorlar. Bu tür şovenizm bir küçüklük belirtisidir.

Tabiîi bunları sadece eleştirmekle kalmayıp onlara doğruyu da öğretelim: Türkçülük yapmak isteyen kimse açar Divan-ı Lugat-ıt-Türk’ü, oradan Türk nedir, kimden gelir, hangi kollara ayrılmıştır, tek tek tahsil eder. Bunun dışındaki tüm saçmalıklara kapısını kapar ve bunları Türklüğe hakaret kabul eder. Hititlere Fransızcasıyla Eti deyince onlar Türk olmadığı gibi, bugün onlara Hitit demenin de hatalı olduğu, Hitit diye bir kavmin hiç olmadığı, bunun sadece Hattilere Tevrat’ın verdiği bir isim olduğu, Hitit sanılanların ise Neşa halkı olduğu ortaya çıktı. Türkçü ruh hastalığının tescili halinde… Keza Kürtçülük yapmak isteyen açar Şerefname’yi, orada Kürd’ün ne olduğu, nereden gelip nereye gittiği ayrıntısıyla anlatılır; kendi kavmî geçmişi üzerine araştırmalarını bu kapsamda sürdürür. Yok Urartular Kürt müydü, Elamlar Kürt müydü diye saçmalıklar peşinde koşmaz. Onlar kendilerine Kürt demediği, böyle bir bilgi olmadığına göre, size ne oluyor?

Kâinatın Efendisi buyurur: “Kişi kavmini sevdiği için kınanamaz.” Milliyetçiliğin ölçüsü budur. Bu ölçüyü aşan her yaklaşım sapkınlıktır. Nitekim Türkçüler de Kürt ulusalcıları da İslâm düşmanlığı yapıyor. Biri yok Zerdüştmüş, öteki şamanmış, bunlar boş laflardır. Ben şimdi Diyonissos’a tapsam ne mânâsı var? Anakronik bir şey; ortada kendisine dair neredeyse hiçbir şey kalmamış. Göğsümüzde hayvan mı paralayalım? Tamam yapalım da bunun ne mânâya geldiğini bilmiyoruz ki!

Bunların yapılma sebebi gerçekten Zerdüştçülük, şamanistlik yapmak falan değildir; zaten bu mümkün değildir. Bu tür şeyleri ortaya atmalarının tek sebebi, Türkleri ve Kürtleri emperyalizmin mezesi yapmaktır. Çünkü emperyalizme İslâm karşı koyabilir, insanlığı o kurtarabilir.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin