DÜŞMAN KAYIPLARI REKOR KIRIYOR

İnsanlığın gördüğü en barbar varlıklardan biri olan Anglo-Sakson Batı emperyalizmi ile devam eden savaş Ukrayna ve Filistin cephelerinde devam ederken, düşman kayıpları da rekor seviyelere çıkmaya başladı ve bundan dolayı da barış ve ateşkes arayışları sesleri düşman cephede yükselmekte.

Ukrayna’da her gün yeni yerleşim bölgeleri özgürleştirilir ve Doğu güçleri ilerleyişini istikrarlı şekilde devam ettirirken, ortalama 1000-2000 arası Ukrayna üniformalı Batı’lı terörist Doğu’nun öncü kuvveti Rus ordusu tarafından imha edilmekte; bunların arasında doğrudan Kuzey Atlantik Terör Örgütü NATO elemanları da bulunuyor.

Geçmişte Felluce katliamında da büyük bir rol almış Amerikan katillerinden üst düzey bir düşman unsurunun aniden ölümünün duyurulması üzerine Telegram-Enformasyon kanalının şu yorumunu aktaralım:

ABD Donanması Hava Kara Muharebe Merkezinde Tümgeneral William Mullen Ukrayna’dan döndükten hemen sonra ölü bulundu.
Mullen Irak Savaşı ve sonrasında yaşanan muharebelerde komutanlık yaptı. Özellikle de Felluce muharebelerinde yer aldı ve konu hakkında bir kitabın yazımında yer aldı. Gerilla harbi, yarı nizami harp teknikleri ve deniz piyadelerinin modernizasyonu ile daha sonra da Ukrayna görevlerinde yer aldı.
Mullen’ın ölümü hakkında bilgi verilmedi. Muhtemelen geçtiğimiz haftalarda vurulan NATO komuta merkezlerinden birinde ya da 1 ay önceki Yavoriv eğitim üssü saldırısında ölmüş olabilir.
Diğer bir ihtimal ise hem harekat planlama hem de özel operasyonlar konusundaki bilgisi ile birlikte Rus topraklarına yönelik saldırıları komuta etmesi nedeniyle olabilir.
Kırım Sivastopol sahilindeki Rus halkı ATACMS ile vurulduktan sonra Kiev’de ABD büyükelçiliğinde görevli bir diplomat ölü bulunmuştu. Bir süre sonra da Mullen’ın ölümü bununla da alakalı olabilir.
Tam olarak ne olduğu hakkında bilgi yok lakin GRU hedeflerin boyutunu sürekli büyütüyor ve Ukrayna’daki komutada saldırılarda doğrudan yer alan isimlere doğru ilerliyor ve eğer gerçekten ABD toprakları içerisinde üst düzey korunaklı bir askeri üste öldüyse bu GRU’nun ABD içerisinde bir zamanların KGB’sini geçmeye doğru giden bir istihbari yayılma yeteneği sağladığını da gösteriyor olabilir.

Rusya’nın gerçekleştirdiği dünkü operasyonlardan birini yine Enformasyon’dan aktaralım:

Odessa’da SAS ekipleri tarafından eğitilmekte olan MI6 ve GUR timlerinin kamikaze tekne ve sualtı su üstü sabotaj ekipleri eğittiği üs bölgesi kamikaze İHA saldırıları ile vuruldu.
Eğitim binaları ve depolar ile çevredeki tüm binalar kamikaze İHA saldırısı esnasında eş zamanlı olarak vuruldu.
3 saat sonra ise saldırı tehlikesi geçtiği düşünülerek Zatoka Köprüsü üzerinden Romanya’dan gelen büyük bir NATO sevkiyatı da taktik balistik füze saldırısıyla imha edildi.
Demiryolu istasyonuna gelen en az 20 büyük tır ve kamyon cephane ile yüklenirken bölgeye isabet eden füze nedeniyle hem kamyonlardaki hem de trendeki cephane ve ekipman tamamen imha oldu.
İki farklı olayda da tam olarak kaç Ukrayna ve NATO personelinin öldüğü bilinmiyor lakin oldukça ağır olduğu tahmin ediliyor.
Karadeniz kuzeyindeki ana kamikaze tekne ve Kırım hattına doğrudan çıkartma yapma denemeleri için Hillary’nin istediği sansasyonel ekiplerin yetiştirildiği ve yeni ekipmanlarla donatıldığı yer Odessa’daki geniş fabrika ve liman bölgeleridir.
Bölgelerin bolluğu ve yerinde daha fazla personel ve ekipman üretimi ile saldırıların sürmesi çabası da artan Rus hava keşfi, GRU’nun ve Sovyet partizanlarının faaliyetleri ile daha çabuk tespit edilip vuruluyor.
Zatoka Köprüsünün açık tutulması da ikmalin daha çabuk takip edilip hedef alınmasını sağlıyor.
Zatoka Köprüsünün uzun süreli olarak kullanımdışı kalacağı saldırısı ise muhtemelen kapsamlı bir Rus ileri harekatında ana ikmal akışını keskin şekilde kesmek için uygulanacaktır.

Ukrayna cephesindeki savaşta Rusya istikrarlı bir şekilde ilerlerken ve Batı güçleri de bu baskı karşısında topyekûn bir kırılma riski ile karşı karşıya kalmışken, İsviçre’de düzenlenen barış temalı sirkten sonra Zelenski Rusya ile görüşmeyi ilk defa telaffuz etmeye başladı. Oysa kanun çıkartıp barışı, görüşmeyi suç ilân etmişlerdi.

Filistin cephesine gelince…

Husiler, İsrail’in Kızıldeniz’deki Elyat limanını işlevsiz hâle getirdikten sonra gözlerini İsrail’in Akdeniz’deki limanlarına diktiler ve Irak direniş güçleriyle birlikte düzenledikleri operasyonlarla İsrail’in Akdeniz limanlarını ve buralara yanaşan gemileri hedef almaya başladılar. Ve ne tesadüf (!) ki, vurulan gemiler arasında, Türkiye’den İsrail’e nakliyeye devam edenler de oldu. İmânsız İslamcılık rejimi ticareti durdurduk demişti ama bu ticaret çoğunlukla başka ülkeler üzerinden olsa da devam etmekte. Husiler kararlı ve inançlı olarak vurmaya devam ediyorlar ve vurdukları arasında Amerika’nın uçak gemisi olduğunu da hatırlatalım.

Hizbullah vurmaya devam ediyor. O kadar ki İsrail esas ilgiyi Gazze’den Hizbullah’a çevirmek zorunda kalıyor.

Batı Şeri direnişte şiddeti artırmaya devam ediyor.

Düşman Gazze’de en büyük kayba uğradığı darbeyi dün aldı. Toplam rakam bilinmiyor ve belki de uzun zaman bilinmeyecek. Zira İsrail verdiği rakamlarla kayıpları tam olarak açıklamıyor ama direniş örgütlerinin açıklamaları düşmana en büyük kaybın dün verdirildiği yönünde. Bunların en başında da İsrail ordusuna ait bir karargahın mücahitler tarafından basılması geliyor. Dünkü operasyonlar hem sayı olarak onlarca ölü ile düşmana en büyük kaybın verdirilmiş olması hem de bu zayiatların bir kısmının düşman karargâhının basılarak gerçekleştirilmiş olması bakımından ayrıca mühim.

Bu arada Gazze’de de İsrail ordusunun ateşkes istediği ayyuka çıkarken, burnundan kıl aldırmamaya çalışan Netenyahu katili de artık boyun eğmek zorunda kalıcı emareler göstermeye başladı.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin