İMÂNSIZ İSLÂMCILIĞIN KAPATILMASI

Alâaddin Bâki AYTEMİZ

İyi niyetle kurulmuş ve belli bir zaman hayra vesile olmuş kurumlar: Tekke ve zaviyeler…

Bunların kapatılması İslâm için, müslümanlar için hayırlı olmuştur. Tabiî burada kapatanların niyeti ve kastı ayrı fasıl… Kapatanın niyeti iyi veya kötü, “kapanma” kötü olmuş değil. Esasında, o hâle gelmiş, artık vazifesini ifa edemez keyfiyet arzetmeye başlamış ve fayda değil zarara yol açar tecellilere sebep olan bu kurumları kapatmak ve esas gayesini ifa edecek hâle gelinceye kadar ıslaha tâbi tuttuktan sonra açılmalarına ancak o zaman müsaade etmek müslümanların vazifesiydi…

İslâmî görünümlü olan bir şey doğru ve faydalı demek değil. Neye ve kime hizmet ettiğine bakılmalı. Mescidi Dırar’lar her yanımızı sarmış durumda…

İmânsızlık İslâmcılık rejimi ise kuruluşundan itibaren iyi niyetle kurulmuş değil. Ona iyi niyet atfedenlerin ümidi ve vehmi bir yana, insan ve toplum meselelerinin çözümüne dair iyi niyet, ancak, insan ve toplum meselelerini çözmenin sistem çapında bir fikrî çıkışla mümkün olduğunun idrakini başa alan bir anlayışa karşı olabilir. İyi niyet beklemek için, insan ve toplum meselelerini çözmenin sistem çapında fikri ortaya konulmalı… Hangi fakülteden mezun olduğunu ispatlayamayan adam, şehadetnâmesini göstermek yerine, “Ben müslümanım, bana güvenmiyor musunuz?” diyor… İyi de her müslüman doktor değil… Doktorsan, yani insan ve toplum meselelerini çözmeye talipsen, insan ve toplum meselelerinin ancak sistem çapında fikirle olabileceğini de bilir ve sistem çapında fikrini gösterirsin…

Bugün yaşadığımız rezaletler de daha neye ve kime karşı iyi niyet besleneceğinin temyiz şartlarına malik olmayanların her sakallıyı hacı baba zannetme hâllerinin neticesidir. Ölçü fikir olmayınca… Yok onu iyi yapmış, yok bunda çağ atlatmış bilmem ne… İyi niyet fikre karşı olur; kim insan ve toplum meselelerini çözecek sistem çapında fikri ortaya koyuyorsa, teklif ediyorsa iyi niyeti hak eden odur. Esas yerinde olmadıktan sonra… Vücudun azalarından birini geliştirmekle övünmek… Biz diyoruz ki, “hastanın genel durumu berbat, ölüyor”; adam, falanca azadaki gelişmeyi övüp sıhhat iddiasında bulunuyor.

İmânsız İslâmcılık rejiminin İslâm’a verdiği zarar, dünkü Tek Parti rejiminden daha fazladır ve bu zararın izalesi için bu rejim kapatılmalıdır. Bu kapatmayı müslümanlar yapmazsa, dünkü yaşadığımız hezimetlere yenileri eklenecek ve birileri gelip kapatacaktır. Ve bu kapatma, Tekke ve Zaviyelerin kapatılmasında olduğu gibi, sadece İmânsız İslâmcılık rejiminin kapatılmasından ibaret de kalmayacaktır. Bütün menfilikler, İmânsız İslâmcılık rejiminin güdücülerine değil, doğrudan İslâm’a fatura edilmeye kalkılacaktır.

Bu ülkede dinsizleşmenin sebebi, sözde dindarların dine kıymaları neticesi, avamın bunlara bakarak dinden soğumaları ve çeyrek aydınların da bu tablo karşısında çözümü Batı’da aramalarıdır. Bir zamanlar İslâm’ın sancaktarlığını yapmış olan Osmanlı’da bu Batıcılık sevdalıları nasıl ve nereden çıktı? Müslümanlar, müslüman olmanın hakkını vermiş olsalardı, bu netice doğar mıydı? Bugün İmânsız İslâmcılık rejimi de milleti dinden soğutmada bir facianın yaşanmasına yol açmış bulunuyor.

Ya İslâma Muhatap Anlayış’ın vasıta sistemi çapında bir fikirle çıkılacak veya bu çirkef kesafetini artırmaya devam edecek.

İslâm’ın doğuşunda İslâm hiç bilinmiyordu. Bugün ise İslâm’ın doğuşunda olduğu gibi, İslâm’ı bilmeyerek cephe alanlardan fazla olarak, bilindiği zannedilen, yanlış bilinen, İslâm’ı istismar edenlerin yanlışından dolayı İslâm’a önyargılı bakan bir kitle de oluşmuş durumda.

İmânsız İslâmcılık rejimi, İslâm’ı hâkim kılmanın değil, insanları dinden, imândan soğutmanın, uzaklaştırmanın, düşman etmenin adıdır. Zira İslâm’ı hâkim kılmanın yolunun ön şartı, sistem çapında bir vasıta teklif edebilmekten geçer.

“Kültürel iktidarı kuramadık” itirafı esasında her şeyi anlatmaya yeter. Kültür; ruhun, mânânın toplum hayatında büründüğü şekiller, ifade biçimleri… Önce ruh gerek, anlayış gerek, fikir gerek. Kültür-ruh iktidarı olmadıktan sonra da madde iktidarı hava cıva. Orada artık iktidarın maddesi değil, maddeye tahakküm değil, maddenin tahakkümü sözkonusu… Kültür iktidarı nasıl mı kurulur? Müspet yönden gerekli olanların temel unsurlarını yukarıda ifade ettikten başka, Kumandan Mirzabeyoğlu’nun tarif ettiği şekilde ifade edecek olursak, öncelikle bu işin, “cebimde para var, şuraya son model bir araba çekeyim!” anlayışsızlığı ile olmayacağını anlamak gerekir. Bir şeyi yapabilmenin müspet imkânlarına vakıf olmak kadar, o şeyi yapmaya engel olacak, bir şey yapılıyormuş görüntüsü altında doğrunun yapılmasına mani olucu menfi anlayışları da idrak edebilmek ve tavır koyabilmek gerekir; fikir ve aksiyon… Hasta olanın hastalığını bilmesi tedavinin ilk şartı olduğu gibi, doktor da gerekir. “Cebimde para var, şuraya son model bir araba çekeyim” bakış açısı, çözümün değil, çözümsüzlüğün sebebidir. Bu sakat bakış açısından kurtulunmuş olsa, şah fikrin sultan tahtında oturuyor olması gerekirdi.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin