KİMİNLE, NEDEN, NEREDE, NASIL ve KİME KARŞI BİRLİK?

Adnan DEMİR

Bu sorunun altı sahici mânâda doldurulmadan birlikten söz etmek beyhude olur.

Kime karşı birlik sorusu etrafında müştereklik sağlanmadan diğer sorulara geçmek bizi birliğe götürmez. Tam aksine çözülme ve ayrışmaya, dağılmaya götürür.

Şimdi bu konunun muhatabı insan olduğuna göre, ortaya konulması geren cevap da tüm insanlığı kuşatacak ve ihata edecek şekilde olmalı.

Bu gün tüm insanları ve insanlığı tehdit eden ve saldıran şey konusunda hemfikir olmak gerek…

Amasız, fakatsız ve eğip bükmeden şunu çok açıkça söyleyebiliriz ki, bu gün tüm insanlığın ortak düşmanı, Amerika (terör örgütü) çatısı altında faaliyetlerini yürüten, (Anglosakson) diye formüle edebileceğimiz, Liberalizm şeytanî şemsiyesi altında insana ve insanlığa ait ne kadar kazanım, değer ve kıymet varsa hepsini yok etmek ve ortadan kaldırmak için savaşan DECCAL komitesidir.

Karşı olduğumuz ve karşı olunması gereken düşman işaret edildiğinde, kiminle birlik sorusunun cevabı da anlaşılıyor:

İnsanlığını yitirmemiş tüm herkesle birlik.

Neden? Çünkü insanlığın ve varlığımızın devamı için insana ait ne kadar güzel ve ortak değer ve kıymet varsa onları korumak için, çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakabilmek için…

Deccal komitesi son 150 yıldır yürüttüğü bu saldırıları sonunda, insanlığın büyük bölümünü kendisine esir ettiği ve köle yaptığı gerçeğini başa alarak söylersek işimiz çok zor ve bu savaş çok çetin.

Tehlikenin büyüklüğü ve düşmanın gücü hafife alınarak bu savaştan galip çıkmak imkânsız gibi duruyor.

“Bu DECCAL komitesi insanlığa nerelerden saldırıyor, hangi cepheleri ele geçirmiş, bunu yaparken hangi araçları ve argümanları kullanmış ve hangilerini kullanmaya devam ediyor?” gibi temel stratejik konuları kavrayabilir ve tahlil edebilirsek, NEREDE ve hangi cephelerde ittifak ve birlik kurabileceğimizi de anlamış ve tespit etmiş olacağız.

Şu âna kadar söylediklerimiz, bize, nasıl birlik sorusunun ipuçlarını da gösterdi aslında…

Düşman, hangi alanlara, hangi silâhlarla ve bizdeki hangi zaafları kullanarak saldırıyor; bunun tespitini çok iyi yapabilirsek ve bu insanlık düşmanı yapıya karşı saldırdığı bu noktalardaki zaaf, farklılık ve ayrılıklarımızı bir kenara itip, düşmanı durdurmak ve bertaraf etmek için hangi müşterekler etrafında ittifaklar oluşturup güçlerimizi birleştirmemiz ve ikmal etmemiz gerektiği hususu da anlaşılacak.

Şimdi sonuç olarak söyleyelim ki;

Yeryüzünde yaşayan tüm insanlar, yaratıcı olan ALLAH’ın kulları olma müşterekliğinde bir ve eşittir.

En tepeye bu esas stratejiyi yerleştirmeden yola çıkarsak, düşmana karşı mücadele edemeyiz.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin