SUÇ, SUÇLU VE YETKİLİLER
Selim Gürselgil
Kadın oğlunu ihbar etmiş, yetkililer tınmamış. Yanlış yere gittiğinden olabilir mi acaba? Gidecekti ……’e, burada ….. ….. diye biri varmış, nerde oturur diyecekti, iş tamamdı. O şahıs ona ihbar nasıl yapılır, gammazlık nedir, ispiyon sanatının incelikleri nelerdi bir bir öğretecekti. Ondan sonra bakalım ihbar et de ciddiye almasınlar. Terörist dedin mi zaten kanal kanal dolaştırırlardı. Olmadı Atatürk’e veya devlet büyüğüne hakaret ettiğini söylerdin; şafak operasyonu, ters kelepçe, kafadan bastırma, tutuklama garantili. Kadıncağız bilememiş.
Gerçekten de yetkililer oldum olası gasp, cinayet, sapıklık, dolandırıcılık, uyuşturucu gibi suçlara fazla önem vermez. Bu suçları işleyenlere bir tür yakınlık hissederler. Siz hiç suçlarının cezasını tam yatan mafya babası gördünüz mü? Yetkililer izin vermez.
Onlara “kader mahkûmu” diye şefkatli bir lakap bile takmışlardır. Aflar, infaz indirimleri, denetimliler hep onlar içindir. Yeri geldi mi yetkililerimiz bunları tepe tepe kullanır, eskiden beri, pis işlerini yaptırırlar da. Onlar zaten ikide bir “biz vatanına milletine bağlı insanlarız, terörist değiliz” derler. Böyle dedin mi akan sular durur, kapalı kapılar açılır. İstedikleri dolandırıcılığı, sapıklığı, cinayeti işlesinler, yeter ki vatanına milletine bağlı olsunlar diye düşünülür.
Olay günü de, iddiaya göre böyle düşünülmüş. Oğlanı motosiklet hırsızlığından almışlar. Ama, “vatanına milletine bağlıdır, zarar gelmez” diye düşünüp karakol bahçesine salmışlar. Oğlan buradan yardırmış. Peşine vermişler. Yine yakalamışlar; yine “vatanına milletine bağlıdır, bir şey olmaz” diye tedbirsiz davranınca, sonrasını biliyorsunuz.
Aynı Ümraniye emniyetine ben de girmiştim. Hem de nasıl bir sokak operasyonuyla, nasıl nefes aldırmadan. Suçum neydi? Bilmiyordum. Onlar da söylemiyordu. Bir gece kaldım, ertesi gün anlaşıldı. Bir tutuksuz duruşma gününü unutmuşum, ifade verdim saldılar. Ama beni, “vatanına milletine bağlı, bundan zarar gelmez” diye görmüyorlardı. Terörist kabul ediyorlardı. Çünkü” bu düzen değişmeli” diyordum.
Sonuçta ben genç bir kadını hayattan koparmadım ve hâlâ o zaman söylediğimi söylüyorum. Bu düzen değişmeli!
Yetkililer bizi yine kötü bellesinler sorun yok, ama adi suçları kendilerine yakın görmeye, onları cezasız bırakmaya devam ettikleri sürece bunun zararı herkese ulaşır. Özellikle de o genç kadın gibi insanların başına patlar. Daha nice isimsiz vatandaşlar bu yaklaşımın kurbanı olmuşlardır. Hâlâ zavallı Narin’in neden öldürüldüğünü bilmiyoruz. Masum Sıla hâlâ can çekişiyor. Bugün beş kadın öldürüldü ve onlarca masum ağlatıldı. Bu işin genel bir faciaya doğru gittiği o kadar belli ki, bir tek yetkililer görmüyor. Hâlâ CHP infaz indirimi istiyor.
25 Eylül 2024










