PUTLARA DAHA ÇOK TAPIN

Selim Gürselgil

İnönü döneminin hızlı zamanlarında gazete ve dergilere hükümet tarafından gönderilen talimatnameyi biliyorsunuz:

  • Allah’tan ve ahlâktan bahsetmek yasaktır.

Aslında tam olarak “yasaktır” denmiyor da o anlama gelecek uyarılar sıralanıyordu. Gazeteler de hayatta kalmak için bu resmî görünümlü gayrıresmî yasağa uymuş olmalı. (Sıkıysa uymasın.) Ve sonuç ortada: Allah’sız ve ahlâksız bir izdiham!

Tabii rejim orada kalmadı. Yeni harikalarını meydana getirmeye devam etti. Bunlardan en sonuncusunu dün öğrendik:

  • Putlara tapmayın demek yasaktır!

İnsanlara putlara tapmayın diyen yaka paça tutuklanır, içeri atılır, şu kadar yıldan bu kadar yıla kadar hapsi istenir, cezası verilinceye kadar da -mazallah yurtdışına kaçar maçar- tutuklu yargılanır. İnsanlara putlara tapmayın dediği için Hazret-i İbrahim’i ateşe atan Nemrut gelsin de ona zulüm öğretelim.

Ben bunu öğrendiğimden beri dilime kilit vurdum. Kimseye putlara tapmayın demiyorum. Zaten niye diyeyim ki? Ben puta tapan birini görsem, ona putlara tapma demem. Bilakis çok tap, daha çok tap, ama öküz gibi tapma, bana tapmanın mahiyetini izâh et ki, seninle konuşacak iki lafım olsun derim. Yoksa öyle sırf tapmak için tapan biriyle ne konuşacaksın ki? Gak desen, inancıma saldırdı diye seni ispiyon eder. Ondan sonra uğraş dur, ben putlara tapmayın demek suçunu işlemedim diye anlatmak için…

Gerçekten de bunu tam anlamıyorum. Siz niye insanlara putlara tapmayın diyorsunuz? Üstelik o kadar sene okumuş, öğrenmişsiniz, puta tapan insanlara söyleyecek bir tek bu sözünüz mü var? Hazret-i İbrahim de binlerce yıl önce insanlara tam olarak putlara tapmayın demedi yanılmıyorsam: Bu taptığınız güneş maddî güneştir, o taptığınız yıldız dört unsurdan oluşur, yaratıcı değil, yaratılışın aksesuarıdırlar. Yaratıcıya tapılır dedi. Onlarla putların mahiyeti hakkında konuştu. Hani veli sözündeki gibi:

  • Kâfir putta neyi aradığını bilse puta tapmaktan vazgeçerdi. Müslüman da kâfirin putta neyi aradığını bilse mecazî imandan usanırdı.

Yani “putlara tapmayın” denilecek bir durum yok burada; sadece kâfirin putun mahiyetini bilmesi gerektiği düşüncesi de yok; daha ziyade müslümanın, onun putta neyi aradığını, dışarıda, tabiatta neyi eksik görüp o eksiği puta tapmakla giderdiğini bilmesi ihtiyacı var. Yani öyle put deyip geçmeyin; taştan, tahtadan, demirden kaba bir şekil olarak görmeyin onu; onda bir hayat, bir nizâm, bir ahlâk, bir Allah ihtiyacı var. Bu ihtiyacı görün.

Bence insanlara “putlara tapma” demeyin. Bu hem suç, hem de baktığın zaman yersiz. Hiç kimse sen ona putlara tapma dedin diye putunu terketmez. Durduk yere hapse atılmakla kalırsın. Ona tap, çok tap, sonuna kadar tap deyin; ta ki tapmanın mahiyeti ortaya çıksın. Ancak o zaman aynı dili konuşmaya, aynı kelimelerle aynı mânâları kasdetmeye başlarsınız. Yoksa şimdi siz ona put diyorsunuz, o başka bir şey anlıyor; imân diyorsunuz, başka bir dilin kelimesi gibi karşılıyor. İnsanlar ancak aynı dili konuştuklarında birbirilerinin mânâlarını anlayabilirler. O zaman kimse kimseyi putlara tapmayın dedi diye içeri atmaz.

Konuşalım. Daha çok konuşalım. Daha sert tartışalım. Birbirimizin foyalarını meydana çıkaralım. (Bunu demek de suç değil sanırım.) Güneş bu taraftan doğacak.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin