HAY BİN YAKZAN VE YABANÎ ÇOCUKLAR – 2

Levent AKINCI (*)

İbni Tufeyl’in Hay’ı, adada yalnız başına bir ceylan tarafından büyütülürken bir ârife bilgeye dönüşüyordu; Allah Teâlâ’nın varlığını, birliğini ve sıfatlarını biliyor buluyor, ve dahası bir çok kelâm probleminin çözümünü buluyordu. Kendi başına ve hiç bir insandan hiç bir talim terbiye görmediği hâlde… İbn’ün-Nefis’in Kâmil’i ise adeta bunlara ek olarak, Peygamber Aleyhisselâm’ı ve O’nun neler yapacağını, neler söyleyebileceğini, neler yaşayabileceğini, kısacası hadislerini ve sünnetlerini ve ahlâkını, siyeri ve hatta sonraki İslâm tarihini bile, kendi başına bulabiliyor.

Hay hikâyesi ile bir çok benzer yanları gibi bazı temel farkları da var Kâmil’in. Hay gibi o da bir adada topraktan var edilmekle birlikte, Hay balçıktan doğar doğmaz doğrudan çevre ile iç içe büyür ve gözlem ve deney ile öğrenirken, Kâmil 10-12 yaşına kadar adada ağzı kapalı bir mağarada durur ve bu süreç hakkında bilgi verilmez. Ve bu yaşlarda iken müellifin deyimi ile ‘yumurtadan civcivin çıkışı gibi’ mağaradan çıkar ve gözlem ve tecrübe yoluyla öğrenir. Yalnızlığı mağarada iken sözkonusudur. Dışarıya çıkınca durum değişir, zaman zaman adaya insanlar da gelir gider, yanlış anlamadıysam onlardan da din değil ama ateşi kullanmayı, giysi giyinmeyi vs öğrenir Kâmil. Hay ise 50 yaşına kadar tabiatta yalnızdır. Ateş, giysi vs hepsini kendisi öğrenir kullanır. Günün birinde Absal adlı bir abid gelene kadar insan görmez. Hay, din, nübüvvet ve şeriatı adaya sonradan gelen bu zattan öğrenirken, Kâmil bunları dahi kendi kendine bulur. Bu gibi başka da farklar var iki hikâye arasında. Aslında bazı yönleri ile İbn’ün-Nefis, İbn-i Tufeyl’den daha makûle yakın gibi görünüyor. (1)

Molla Cami’nin “Salaman ve Absal”ı da ilk başta bahsettiğimiz Yunanca’dan tercüme edilmiş masalın tarzındadır.

Ve İşrâki olan İbni Tufeyl’in “Hay Bin Yakzan”ı… Bu esere hikâye de diyenler var bir tür romandır diyenler de var. İbni Sina’nın “Hay Bin Yakzan”ı ile neredeyse sadece isim benzerliği vardır. İsmi oradan almış ama içeriği çok daha farklı bir kurgu ile doldurmuştur. Bilhassa çizgi filmi her yaştan insanı cezbeder düzeydedir. Bir bebeğin sandıkta denize bırakılması ve ıssız bir adaya düşmesi, veya bizzat o adada Vakvak diye bir ağaçtan ve balçıktan anasız babasız doğması sonucu -ki, kitapta iki ihtimali de belirtir İbn Tufeyl- ve o bebeğin orada bir ceylan tarafından büyütülmesi, ve büyümekte olan ve bu süreçte tefekkür eden çocuğun zaman içinde tedrici olarak zihinsel-fikrî tekâmülü ve nihayetinde Allah’ın varlık ve birliğini bulması, ve sonra Hay’ın adasına Absal adında bir müslüman âbidin gelmesi ve onunla tanışıp kaynaşması, ve Absal’dan dil ve din öğrenmesi, ve ilim tahsili ve nihayetinde hocasını da geride bırakması…

Sonra birlikte adadan ayrılıp insanların yanına gidip yerleşirler ve Hay çok geçmeden burada kimseyle anlaşamaz olur ve kitap ve şerhlerinden anladığım kadarıyla, Şeriat’ın böyleleri için -avam için- gerektiğini ama kendisi gibi havastan hakikat ehli birinin yine eski usul bildiği yoldan gitmesi ama şeriat ehli avamı da anlayışla karşılaması gerektiği gibi bir neticeye varır, ve Hay ve Absal tekrar adaya dönerler. Absal, Hay kadar temiz kalamadığı, vaktiyle neticede ‘normal’ bir insan gibi doğup büyüdüğü için ruhen bir takım kirlenmelere maruz kalmıştır, bundan sebeptir ki asla Hay gibi olamaz. Öyle ki, hikâyenin en sonu şöyle biter:

“Hay, önceki yöntemiyle çalışarak eski makamına ulaştı. Absal da onu izleyerek onun makamına yakın derecelere yükseldi. Hatta hemen hemen Hay’a yetişti. Ölünceye kadar adada Allah’a kulluk ettiler”.

Aslında Hay ile Adem ‘Safiyullah’ Aleyhisselâm temsil ediliyor belli ki. Ve hikâyede, balçık, aynen bir ana rahmi gibi, ama kendi kendine mayalanıp bir tür gebelik yaşıyor, şişiyor kabarıyor ve Hay zuhura geliyor, ruh verilip balçıktan doğuyor. Hikayenin geçtiği adanın Hint adaları olmasıyla da atamız Adem Aleyhisselâm’ın yeryüzüne ilk indirildiği yerin Seylan adası olduğu gibi bazı rivayetlere atıf var belli ki. Hay, anneliğini üstlenen ceylan öldüğünde de cesedi defnetmeyi bir karganın diğerini gömmesinden öğreniyor. Kabil’in Habil’i defnetmesini kargadan öğrenmesi ayetine atıf var.

Gördüğüm kadarıyla ilk insanın, yani Âdem Aleyhisselâm’ın yaratılışının zikredildiği âyetlerle Âdemoğullarının yaratılışının zikredildiği âyetlerin hepsindekini bir yaratılış gibi düşünmüş, yani Hazreti Âdem’in balçıktan halk edilip ruh verilmesi ayetleri ile sonraki Âdemoğullarının bildik türeyişi üreyişi yani doğumları, ana karnı ve safhalarının zikredildiği ayetleri ve hadisleri bir şekilde kendince tevil etmiş. Bu günkü modernist yazar ve ilâhiyatçılar da bu gibi bir hataya düşüyor ve meselâ ilk yaratılış da sonraki nesillerdeki gibi olmuştur, ilk insan da bir babadan olmuş ve anadan doğmuştur diyor, o sözde hominid ana babayı da yaratılışçı evrimle izah etmeye çalışıyorlar. Keza bazıları babasız doğan İsâ Aleyhisselâm için de sözde eşeysiz üreme, kendi kendine döllenme gibi iddialar ortaya atıyorlar.

“Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yaratmış, sonra da sizi çiftler halinde varetmiştir. Dişinin gebe kalması ve doğurması, ancak O’nun bilgisiyledir. Ömrü uzun olanın çok yaşaması ve ömürlerin azalması şüphesiz Kitap’tadır. Doğrusu bu Allah’a kolaydır.” (Fatır 11)

“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üreten rabbinizden korkun; kendi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’dan ve akrabalık (bağlarını kırmak)tan sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözeticidir.” (Nisa 1)

“Yarattığı her şeyi güzel yaratan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayan O’dur. Sonra da onun soyunu süzülmüş bir özden, değersiz bir sudan yaratmıştır.” (Secde 7-8)

Bu ayetlerden ve alâkalı diğer ayet ve hadislerden aslında ilk insanın yaratılışı ile sonraki üreme türeme suretindeki yaratılışların ‘farklı’ olduğu anlaşılıyor.

(1) https://youtu.be/spZhao09G2k?si=E2iDWGE20bjhBrHR (İbn-i Sînâ, İbn-i Tufeyl, İbn’ün-Nefis mukayesesi. Bilhassa 1:07:22’deki kısma dikkat.)

(*) Psikolojik Danışman & Tarihçi

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin