SİNAN ATEŞ İÇİN ANMA
MİRZABEYOĞLU CİNAYETİ VE FAİLİ MALÛM OLAN MEÇHULLER
Ankara’da 30 Aralık 2022 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş, ölümünün ikinci yılında memleketi Bursa’da mezarı başında anıldı.
Okutulan mevlidin ardından anma için bir araya gelen yurttaşlar, “Sinan’ın ateşi katilleri yakacak”, “Dişe diş kana kan, intikam” sloganları ve tekbirler eşliğinde Ateş’in Emirsultan Mezarlığı’nda bulunan kabrine yürüyüş gerçekleştirdi. Ateş’in mezarı başında okunan duanın ardından konuşan anne Saniye Ateş şunları söyledi:
ANALARIN AHI, DEVİRİR ŞAHI
“Oğlumun katilleri MHP’de”
“Allah böyle bir acı yaşatmasın kimseye. Herkes sağır, dilsiz. Önümüze koydular boş bir dosya. Bize ağlamaktan başka bir şey yok. Bizi o kadar oyaladılar ki… Katiller dışarıda. Dediler ki ‘katiller bunlar’. Onlar değil. İlk gün söyledim yine söylüyorum, benim oğlumun katilleri MHP’de. Onlar kendilerini biliyorlar. Ben söyledim herkese. Çünkü çoban kuzuyu yemeye başladı. Bizim teslim ettiğimiz kuzular yenmeye başladı. Neye güveniyorlar, neye dayanıyorlar bilmiyorum. Firavun’dan çok yaşamayacaklar herhâlde. Allah’ın hesabı var, ben Allah’a havale ediyorum. Cenab-ı Allah benim yaşadığımı yaşatsın. Benim iki yetim yavrumu o ki bu kadar zalimler ezdiler, çiğnediler bir de yetmedi gelinimin üstüne o kadar iftira attılar. Zannediyorlar ki gelinim onlara cevap veremeyecek. Gelinim onları kale almadığı, insan nazarına koymadığı için cevap vermiyor. O gelin benim 20 senedir tanıdığım, bildiğim, oğlumun eşi, onun yadigarı. Onun için biz hep beraberiz. Kimse bundan medet ummasın ki o benim evladım, oğlumun hediyesi, Sinan’ımın kokusu onda. Evlatlarıma o kadar hakaretler ettiler. Oğluma o kadar iftiralar ettiler vefatından önce o sosyal medya delikanlıları. İftiralarında boğulsunlar. Ben yüreği elinde bir anneyim. Ateş benim yüreğimin içinde. Onların anneleri benim ateşimi görmediği sürece asla anlayamazlar beni. Dilerim Allah’tan bunu bize reva göreni evlat acısıyla sınasın. Evladı olmayan zaten anlamaz. Taşa ne söylersin? Ben bu dünyada da öteki dünyada da hakkımı helal etmiyorum oğlumu teslim ettiğim insanlara. Benim oğlum 9 yaşından beri Ocak’taydı. Oğlumun hakkını helal etmiyorum. İki yetim yavrumun hakkını helal etmiyorum, asla etmeyeceğim. Benim yavrum kimseye zeval vermeden genç yaşında ahirete göçtü. Ben gelip oğlumun mezar taşına sarılıp anlatıyorum.”
MİRZABEYOĞLU CİNAYETİ UNUTTURULMAK İSTENİYOR
Bu ülkede yaşanan en faili en malûm meçhul cinayet; Telegram suikasti ile şehid edilen Salih Mirzabeyoğlu…
Bütün devlet, devletin en üst makamları bildiği hâlde, çete-devlet tarafından katledildi Mirzabeyoğlu.
Mirzabeyoğlu cinayetinde İmânsız İslâmcılık rejiminin en üst makamlarının eli olduğu apaçık.
Bundan dolayıdır ki, herkes bilmezlik ve görmezlikten gelmeye devam ediyor. Mirzabeyoğlu’nun şehadeti, bir cinayet değil de sıradan bir ölüm olarak kaydediliyor. Yani, diğer tüm faili malûm olan meçhullerde hiç değilse cinayet olduğu kaydedilmiş olsa da, bunda o da yok. Kimi dosyalar açılıyor ama kapatılabiliyor… Kimi dosyaların açılmasına ise hiç tahammül gösterilemiyor.
Ne unutur, ne de unutulmasına müsaade ederiz. Günü gelip bu dosya açıldığında kimler yargılanacak, göreceğiz. O sanık sandalyesine oturacak olan eli, 500 yıldır beklenen mütefekkirin, zamanımızdaki dünyanın en muhteşem insanının kanına bulanmış olan, mürted-münafık takımı ile işbirlikçileri elbette ortaya çıkarılacak!










