CİNNET Mİ CENNET Mİ?
Ahmet ÖLÇÜLÜ
İki çocuğunu öldürüp birini ağır yaralayan anne gözaltına alındı…
Ankara’nın Keçiören ilçesi Ayvalı Mahallesi’nde yaşayan Serpil A.D, henüz belirlenemeyen nedenle evde bulunan çocukları 10 yaşındaki A.S.D. ve 7 yaşındaki O.A.D’yi öldürdü. 12 yaşındaki A.B.D. ise ağır yaralı şekilde hastaneye kaldırıldı.
Bir annenin çocuklarını, minnacık sabileri hangi sebeple öldürebilir?
Sağlıklı bir toplumda bu mümkün mü?
Belki istisnaî durumlar olabilir, hastalık olur, şu olur, bu olur da…
Bu tip vakalar bizim toplumumuzda istisna olmaktan çıkalı çok oldu. Birçok benzer vakaya rastlıyor, duyuyoruz artık.
Demek ki çok ciddi bir problemle karşı karşıyayız…
Geçenlerde Sosyal Güvenlik Kurumunda çalışan bir arkadaşım, ruh sağlığı bozukluğu saikiyle mağduren emeklilik işlemlerinde patlama yaşandığını belirtmişti.
TÜİK bu istatistikleri açıklarsa, bu eğilimin vehameti ile karşılaşırız. Veya, o arkadaş mahallî olarak şahit olduğu şeyi genelleştirmiş deriz.
Ama…
Saçtığı dehşetin dozu her gün gittikçe artan yeni cinnet vakaları duymaya devam ediyorken, o arkadaşa “yanılıyorsun, bizim toplumumuz gayet sağlıklı. Yöneticilerimiz toplumumuzun sağlığı için her türlü tedbiri almışlar, alıyorlar. Sen bir fesat kumkumasısın!” diyemeyiz.
Her gün daha da vahimleşen bu tablo karşısında başımızı ellerimizin arasına alıp düşünme vakti gelmedi mi?
Bu durumdan nasıl kurtulacağız?
Bizi yönettiklerini iddia edenler çeyrek asır sonunda bizi bu hâle getirmişse ve iyiye gitmeye dair bir emare de yoksa…
Meselenin bam teli, fikir ve oluş mevzusudur ki, Üstad Necip Fazıl’ın diliyle şöyle:
Tırnağı en yırtıcı hayvanın pençesinden,
Daha keskin eliyle, başını ensesinden,
Ayırıp o genç adam, uzansa yatağına;
Yerleştirse başını, iki diz kapağına;
Soruverse: Ben neyim ve bu hâl neyin nesi?
Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi!
İşin siyasî cephesi ise, “pazarlıksız” Allah ve Resûlü davasıdır. 25 senedir ne çekiyorsak ve eskilerden daha beter bir ahlâk düşkünlüğü ve cinnete garkolmuşsak, sebebi, işte bu, Allah ve Resûlü davasının istismarcıları saikiyledir. Anadolu gençliği, dün hak yolunu kapatan küfür yobazını temizlediği, engelci olma iktidar ve kudretinden mahrum bıraktığı gibi, bugünkü sözde imân takozlarını, menfaatperestlerini temizleyerek yol üzerindeki bu son engelleri de kaldırarak gerçek yolunu bulacaktır. Evet, dün yolun üzerine İslâm’a cepheden zıt küfür yobazları oturmuş, yolu onlar kesmekteydi. Bugünse, artık o yol üzerinde bizden gözüken İmânsız İslâmcılık rejimi taht kurmuş durumdadır. Katliam sadece maddî değil, esasta fikrî ve ruhîdir ki ortaya çıkan cinnet manzaraları da esasında bu keyfiyetin aksedişinden ibaret.
YA BU YOLU TEMİZLEYECEK VE YAŞANMAYA DEĞER HAYATI HÂKİM KILACAĞIZ, YA DA KENDİ EVLATLARIMIZI KENDİ ELLERİMİZLE KATLEDEREK YOK OLACAĞIZ!










