ABD’YE GERİ ADIMI İRAN ATTIRDI
Hazal YALIN
İran’la ABD arasında “danışıklı dövüş” olduğuna dair aklıevvel yorumlar görüyorum gene. Sanırım bu insanlar nasıl bir felaketin eşiğinde olduğumuzun farkında değil.
1) Bölgesel ve giderek küresel bir savaş çıkarmaya teşne, hatta bunu hedefleyen faşist Netanyahu yönetiminin baskısı ABD yönetiminde doğrudan karşılık buldu. JD Vance’in temsil ettiği MAGA tabanı olmasaydı eğer, bu eşikten uzaklaşmak için narsist bir hödükten başka bir şey olmayan Trump’ın siyasi sezgilerine güvenmekten başka hiçbir seçeneğimiz kalmayacaktı.
2) ABD’nin İran’a hukuksuz, provokatif ve provoke edilmemiş saldırısının sahadaki fiili sonuçlarını bilmiyorum. Ancak bunlar ne olursa olsun egemen bir devlete karşı yapılmış saldırıydı ve hangi sonuçları doğurabileceğini hiç kimse kestiremezdi.
3) İran, belki de neredeyse 3 bin yıllık diplomasi tecrübesine dayanarak (tecrübe neredeyse kesintisiz bir şekilde bu kadar uzun bir döneme yayıldığında adeta genetik bir yetenek haline gelir) en aklı başında cevabı verdi: (a) ABD saldırganlığı karşısında geri adım atmayı reddetti ve bu saldırgan ülkenin Körfez’deki bütün üslerini vurabilecek güç ve kararlılıkta olduğunu gösterdi, doğrudan doğruya ABD’nin bölgedeki merkez komutanlığını hedef aldı. (b) Ancak bunu, ABD’ye geri adım atmak için mesafe bırakarak yaptı — saldırıyı önceden haber verdi.
4) Dolayısıyla İran, bana göre, egemen bir devlet olma vasıflarını yerine getirmekle kalmadı, aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı’ndan beri karşılıklı savaş ilan edilmediği halde doğrudan ABD’yi hedef alan ikinci devlet oldu — ilki de İran’dı.
5) İran’ın barışçıl nükleer programına son vermesi diye bir şey söz konusu olamaz. Dün Arakçi’nin Moskova ziyaretinde Putin ile görüşmesinde bu konunun gündeme geldiğini ve belki de İran UAEK ile ilişkilerini dondururken denetimin Rosatom tarafından yapılmasını istemiş olabileceğini düşünüyorum.
Kaynak: Hazal Yalın – Telegram
Not: Başlık bize ait – Adımlar.










