UKRAYNA-RUSYA ÇATIŞMASI -ÖZET- ve HİNDUTVA
Oğuz BEKDEŞ
Ukrayna’nın toplam alanı 603.628 kilometrekare. 114.710 kilometrekarelik alan 2025 yılının Haziran ayının ortalarına kadar Rusya tarafından zapt edildi. (Toplam toprağın % 20’sinden az). Tüm savaş, kedinin fareyi gerçekten yemek istemediği, iyi beslenmiş ve güçlü bir kedi ile cılız bir fare arasındaki bir oyuna benzemeye başlıyor.
Rus ordusunun şu ânda ayda 400 ila 600 kilometrekarelik ilerleme hızıyla, bunun adeta sonsuz bir savaş olacağı görülüyor. Kış aylarında sürecin büyük ölçüde yavaşlayacağını düşünürsek, tüm ülkeyi işgâl etmeleri 70 ila 100 yıl sürecek. Her ay birkaç köy ve küçük kasabayı ele geçirip zafer kutlamasına gidiyorlar.
Yazın neredeyse yarısı Rusya’dan büyük bir hamle gelmeden geçti. 114.710 kilometrelik ele geçirmeye bakılırsa, Rusya’nın nihaî bir zafer istemediği anlaşılıyor; bir anlaşma için çalışıyorlar. Öte yandan ABD/NATO donanım üretimini artırma konusunda çok ciddi. 5 ilâ 10 yıl sürecek olsa bile Rusya’nın kaybeden bir eli var. Peki, oyun plânları ne? ABD/NATO’nun toplam donanım üretimi on yıl içinde Rusya’yı rahatlıkla geride bırakacak. Ya ABD/NATO her ne pahasına olursa olsun gerçek bir zafer ve anlaşma istemek isterse? Ya ABD/NATO Ukrayna nüfusunu dağıtmak ve toprakları Zelensky’nin gözetiminde Küresel Plantasyonun bir parçası hâline getirmek için savaşıyorsa? Her şey “iş” olacak, sahada NATO askeri olmayacak, sadece iyi kârlarla çalışan on milyon travesti ‘uzman’ olacak, kamyonetlerinde nükleer silâhlar saklayacaklar…
Ruslar nesillerdir savaş yorgunu. İşte tam da bu yüzden Rusya’nın bu çatışmayı çözmek için 70 ilâ 100 yılı yok. Bir çıkış yolu bulmaları gerekiyor. Bu da nihaî zafere odaklanmak.
Siyonizm ve Hindutva
Bugün, iki işgâlci, güçlü ve kutsal olmayan bir aşk ilişkisi yaşıyor: Her iki tehdit de üstünlükçü Müslüman karşıtı ideolojiler, Siyonizm ve Hindutva tarafından körükleniyor. Hindistan, son on yılda yaklaşık 10 milyar dolar harcayarak İsrail’in en büyük silâh müşterilerinden biri hâline geldi. Sadece bu değil, Hindistan polis güçleri İsrail’de “terör karşıtı” operasyonlar için eğitim aldı. Siyonist Twitter/X hesaplarına şöyle bir bakmak bile, Netanyahu’nun soykırım söyleminin en büyük destekçilerinin aşırılıkçı Müslüman karşıtı Hintliler olduğunu ortaya koyacaktır. 7 Ekim’den ve Gazze’deki soykırımdan bu yana, Keşmirlilerin Filistin yanlısı mitinglere katılması veya düzenlemesi, hatta Keşmir’deki ana camilerde cuma namazı kılınması bile devletin bu camilerin Filistin halkıyla protesto ve dayanışma alanlarına dönüşebileceği korkusuyla yasaklandı.










