BEYAZ TOROSLARIN YERİNİ ALAN TELEGRAM
Meta, düşünce gücüyle bilgisayar kontrolü sağlayan bileklik geliştiriyor
The New York Times’ın haberine göre, Meta şirketi bilgisayarların jestlerle ve hatta zihinsel komutlarla kontrol edilmesini sağlayan bileklik geliştiriyor. Vücuda takılan cihaz, beyinden kaslara giden elektrik sinyallerini algılayarak çalışıyor ve Elon Musk’ın Neuralink projesinin aksine cerrahi müdahale gerektirmiyor.
The New York Times gazetesinin haberine göre, Meta şirketi, bilgisayarların jestlerle ve hatta sadece zihinsel komutlarla yönetilmesine imkân tanıyan özel bileklik üzerinde çalışıyor.
Gelişen teknolojiler karşısında artık modern sayılmayan bilgisayar faresi ve klavyesinin yerini yakın gelecekte neyin alacağı sorusuna farklı cevaplar veriliyor.
Elon Musk’ın Neuralink şirketi halihazırda beyne yerleştirilecek deneysel implanta sahipken, diğer geliştiriciler yapay zekâya kullanıcılarla sözlü iletişim kurmayı öğretiyor.
Bilgisayar kontrolü “jedi” ustalığında
Yeni teknolojiyle, bileğin hafifçe döndürülmesi imleci dizüstü bilgisayar ekranında hareket ettiriyor. Başparmağın işaret parmağına dokunması ise fare tıklamasının yerini alıyor ve bu hareketle uygulama açılabiliyor.
Kullanıcı havada harfler çizmeye başladığında, bu harfler ekranda metin olarak beliriyor.
Ancak teknolojinin en ilgi çekici yönü farklı. Bileklik, insan vücudundan geçen elektrik sinyallerini okuyabiliyor.
Bu sayede, beyin ilgili kasa harekete geçme komutunu vermeden önce sinyalleri yakalayabiliyor.
Meta araştırmacıları, bu haftaki Nature dergisinde yayımlanan makalede sistemin nasıl çalıştığını bilimsel dille açıklıyor.
İmplanta ihtiyaç duymayan teknoloji
Kullanıcı açısından süreç şu şekilde işliyor: İlk başta bilgisayar, jestler yardımıyla yönetiliyor. Bu durum, dışarıdan bakıldığında çalışan bir jedi’ı andırıyor.
Gerekli el hareketlerinde ustalaşıldığında ise kullanıcı, elini hareket ettirmeden, sadece ilgili hareketi düşünerek imleci kontrol edebiliyor. Zira bileklik, beynin komutunu algılayabiliyor.
Meta’nın teknolojisinin rakiplerine kıyasla en büyük avantajı, bilekliğin vücudun herhangi bir yerine yerleştirilmesine gerek olmaması.
Ayrıca beyin sinyallerini okuyan kaska göre çok daha kompakt ve şık bir aksesuar olarak dikkat çekiyor. Geriye sadece hatasız düşünmek kalıyor ki bu da zaten pek az insanın başarabildiği bir şey.
BEYAZ TOROSLARIN YERİNİ ALAN TELEGRAM
Harici’nin yukarıdaki haberinden sonra gelelim esas meselemize…
Telegram nedir?
Meselenin felsefî-hikemî buudu bir yana, Telegram, teknolojik cihaz marifetiyle kişilerin beyin frekanslarını çözerek zihnine girebilmek suretiyle, kişiyi yönlendirme, manipüle etme ve buna direnenleri de yine bu cihazın sunduğu imkânlar dahilinde uzaktan işkence yaparak zoraki köleleştirmeye hizmet edecek teknoloji…
Bu konuda ilk sözü Kumandan Mirzabeyoğlu söylemişti; meâlen: Teknolojik aletlerle zihnime girip beni yönlendirmeye çalışıyorlar, olmadı işkence ediyorlar. Bunun adı Telegram olsun…
Mirzabeyoğlu 16 yılı AKP iktidarında olmak üzere 19 yıl Telegram işkencesine maruz kaldıktan sonra, AKP iktidarında Telegram suikasti ile öldürüldü, şehid oldu.
Yukarıda bahsi geçen mesele ise, güvenlik alanında Batı’da geliştirilen teknolojilerin zaman içerisinde günlük hayata aplikasyonu, ticari versiyonlarının üretilmeye başlanmasına dair…
AKP iktidarı ise Kumandan Mirzabeyoğlu’nun şehid edilmesi konusunda hâlâ sessizliğini korumaya devam ediyor. Telegram yokmuş gibi davranıyor, konuyu ademe mahkûm etmeye çalışıyor. Oysa bugün Telegram teknolojisi artık -yukarıdaki haberde de görüleceği üzere- günlük ticarî uygulamalara kadar hayatımıza girmeye başladı. AKP’nin konu hahkkında suskunluğunun tek izâhı ise, Telegram ve cinayetten pay sahibi olmaları ile izâh edilebilir. Artık beyaz Torosların yerini Telegram alıyor…










