BÜYÜK DOĞU MANİFESTOSU

Adnan DEMİR

Türkiye’nin 21. Yüzyıl’daki İstikâmet Çağrısı

1. NEYE KARŞIYIZ?

Amerika’ya ve Batı’ya bağımlı Türkiye’ye karşıyız. (Veya herhangi başka bir merkeze.)

Kararlarını Washington’dan, Brüksel’den bekleyen bir ülke istemiyoruz.

Faize, borca ve dolara mahkûm edilmiş ekonomiye karşıyız.

Üretmeyen, sürekli tüketen bir düzen bu milleti açlığa mahkûm eder.

Millî iradeyi esir alan sözde Batıcılıkla sözde Doğuculuğa da karşıyız. Batıcılar Batı’yı bilmezken, Doğucular da Doğu’yu bilmemekte ve aralarındaki kör dövüşünde millî irade sakatlanmaya devam etmekte.

Sözde Batıcılık adına millete tahakküm etmeye çalışanlarla, sözde Doğuculuk adına aynı işi ters cepheden yapmaya kalkanlar, bir madalyonun iki yüzünden ibarettir. O madalyonun adı da taklitçilik ve meselelerin kışrında kalma madalyonudur.

Biz, herşeyden önce şahsiyetçiliğe meftun olarak, ister Doğu, ister Batı adına ortaya çıkan şahsiyetsiz taklitçilik ve yarım oluşlara karşıyız.

Medyada, üniversitede, bürokraside bütün sahtelikleri def ve mahkûm ederek kendi ruhumuzla, o ruhtan feyz alan aklımızla hareket etmek istiyoruz.

Türkiye hiçbir gücün piyonluğunu yapmayacak!

İsrail ve Amerika’nın Ortadoğu’daki projelerine taşeronluk yapılmasına karşıyız.

Doğu güçleriyle işbirliği ve müttefikliği teklif ederken bu ittifaklarda, NATO ve Batı ittifaklarından ayrı olarak, kendi öz şahsiyetimizi, fikrimizi tüm dünyaya örnekleştirerek varolmamız mümkün.

Ki, tüm dünya, bizden, geçmişte olduğu gibi bugün de tüm dünyaya örnek olacak yepyeni bir ruh, fikir ve ahlâk sistemini örnekleştirmemizi beklemekte…

2. NE İSTİYORUZ?

Büyük Doğu Ruhu ile Yepyeni Bir Yeniden Varolma Hamlesi

Necip Fazıl’ın işaret ettiği gibi; bu toprakların kendi medeniyet köklerinden beslenmesini, İBDA fikriyle yeniden yükselmesini istiyoruz.

Asya’nın öncü ülkesi olmayı.

Çin, Rusya, İran, Orta Asya ve Afrika ile birlikte yeni bir güç merkezi kurmayı istiyoruz.

Bağımsız Ekonomi.

Dolara bağımlı değil, kendi sanayisini ve teknolojisini üreten bir Türkiye.

Adaletli Düzen.

Gelir adaletinin sağlandığı, milletin huzur içinde yaşadığı, ahlâk ve maneviyatın yükseldiği bir toplum.

3. NE YAPMALIYIZ? (Biz değil, hepimiz!)

1. Kendinden Başla

Önce kendini ve yakınlarını bilinçlendir. Batı ya da Doğu istikâmetinde olsun, şahsiyetsiz ve ezbere dayalı her bir hamlenin felâket getireceği şuurunu, sistem şuurunu kuşan, kuşandır, anlat. Komşuna, arkadaşına, evladına bu meseleyi konuş. Büyük Doğu bir fikir ve uyanıştır…

2. Mahallî Olanı Güçlendir

Sokağında, mahallende, ilçende üreticiyi, esnafı, komşunu destekle. “Yerli üret, yerli tüket” tavrını benimse. Alışveriş tercihlerin bile bir siyasî duruştur.

3. Gençliği Harekete Geçir

Sokağında, mahallende, okulunda, üniversitende bir araya gel. Arkadaş gruplarını örgütlülüğe dönüştür. Büyük Doğu’yu konuşan okuma grupları kur. Sosyal medyada sesini duyur, doğru bilgi yay.

4. Siyasete Yön Ver

İktidara da muhalefete de tek bir şey söyle: “NATO’dan çık! Batı’ya değil, Asya’ya yanaş. Dolar’a değil, üretime dayan!” İmza ver, mektup yaz, kamuoyu oluştur. Sessiz kalırsan kimse senin adına karar değiştirmez. Sesini daha çok duyurabilmek için toplu ve örgütlü hareketlere yönel.

5. Ruhunu Diri Tut

Zihnine ve ruhuna enjekte edilen tüm zehri kus! Kendi medeniyetinin büyüklüğünü hatırla. Çünkü bağımsızlık önce kafada başlar, sonra siyasette.

SON SÖZ

Bu manifesto bir grubun değil, milletin çağrısıdır. Büyük Doğu’yu kuracak olan “birileri” değil, milletin ta kendisidir. Çünkü Büyük Doğu, bir parti programı değil, bir milletin kendi özüne dönüşüdür.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin