TARİHİN EN AĞIR KAZIĞI

Selim Gürselgil

Umarım tarihimizin en ağır kazıklarından birini yememişizdir.

Umarım diyoruz, çünkü kapalı kapılar ardında neler olduğunu bilmiyoruz.

Gözler önünde şunlar oldu: Herifçioğlu yıkadı, yağladı, öptü, kokladı, arada laf da soktu, bize milyarlarca dolarlık mal sattı. Senelerce borçlandırdı.

Hani Körfez ülkelerine yapmıştı ya, aynısını yaptı.

Karşılığında ne aldık? Gazze konusunda bir gelişme var mı? Şimdilik masal seviyesinde. İsrail’e vakit kazandırmaya yönelik uzun vadeli çekilme planları, bilmemneler… Elle tutulur bir şey yok.

Asıl önemlisi de, adamın niyeti, Rusya’ya karşı bizi yanında görmek istiyor. Daha iki gün önce Bahçeli, Türkiye Rusya ve Çin ile birlikte hareket etmeli diyordu. İki gün sonra ABD’ye göbekten bağlandık mı yani?

Umarım öyle olmamıştır. Çünkü biz kurtuluşa inananların beklentisi tam aksi yöndeydi. Türkiye, ABD/NATO güdümünden uzaklaşmalı, üsleri kapamalı, Rusya, Çin, kim olursa artık, alternatif ilişkilere bakmalı şeklindeydi.

İlk görüntü hiç iç açıcı değil. İsrail konusunda kaydadeğer hiçbir şey alamadık ve NATO’ya daha derinden bağlandık gibi görünüyor.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin