GÜÇ VE ADALET
Yavuz USTA
İnsanlık tarihi, dinler ve ideolojiler tarihi ile kol kola ilerler…
Bütün çatışma, “gücü elinde bulundurabilme uğruna her yol mübâh” görüşünü savunanlar ile “adalet ve ahlâk öncelikli değilse her güç zalimin zulmüne hizmettedir” diyebilenler arasında yaşanmıştır… Tarih, din ve fikir-ideoloji pezevenklerinin nice zaferlerini yazmış olsa bile, nihayetinde ilâhî adaletteki hükümleri hezimet olmalıdır; şayet olmama ihtimali varsa?.. İnsanların, kötülük ve iyiliğin zıtlığındaki seçimlerinde bir tarafa saf olabilme, cephe oluşturabilme kavgası ve ayırıştırılma sahnesi olan bu dünya sahnesinin de hiçbir anlamı yok mu demektir?
Fakat Allah, kitabında, İlâhî huzurda kulları ile karşılıklı mutmainleşme, yani birbirlerinden razı olabilme şartını âyetle sabitlemiş ve O, vaadinden dönmeyeceğini defaatle söylemiş… Şimdi, size ben daha ne söyleyeyim; gücü eline geçirebilme ve sürdürebilme uğruna her türlü kepazeliklerini sanki Allah’ın muradı bunlarmış gibi sözlere, yazılara ve eylemlere döken puşt kafalılar…
Adaletin ve ahlâkın olmadığı, isimleri ne olursa olsun kimlikleri ne olursa olsun, her çeşit güç, sadece zalimlerin zulümlerine hizmet eder.










