EKRANLARDA POPÜLİST ŞOVLAR
Yiğit Metin
Türkiye’de uyuşturucu ile mücadele denince akla, sıralanmış paketler, üniformalı yetkililer, kameralar, sert açıklamalar ve ardından yakılan maddeler gelirdi. Şimdi buna ünlüler geçidi eklendi… Bu görüntüler bir süreliğine “devlet iş başında” duygusu oluşturuyor. Oysa sokakta, okul çevrelerinde, kenar mahallelerde bambaşka bir gerçek yaşanıyor. Uyuşturucu daha yaygın, daha ulaşılır ve daha yıkıcı hâle geliyor.
Bu çelişki bir tesadüf değil. Çünkü iktidarın uyuşturucuya karşı yürüttüğü politika, sorunu çözmeye değil, onu yönetmeye odaklı. Görüntü üretmeye, kamuoyunu sakinleştirmeye ve denetim duygusu vermeye yarayan bir sahneleme söz konusu. Gerçek mücadele ise kameralardan uzak tutuluyor, hatta çoğu zaman hiç yapılmıyor.
Uyuşturucu bugün sadece sokak satıcılarının ya da küçük çetelerin işi değil. Limanlardan gümrüklere, taşımacılıktan finans sistemine kadar uzanan karmaşık bir ağ var. Büyük paraların döndüğü, siyasî ve bürokratik bağlantılarla korunan bir yapıdan söz ediyoruz. Ancak bu yapı neredeyse hiç görünmez kılınıyor. Göz önüne çıkarılanlar hep en alttakiler: Torbacılar, kuryeler, yoksul mahalle çocukları. Ve de ünlüler…
Böylece iktidar iki şeyi aynı anda yapabiliyor: Hem “suçla mücadele ediyoruz” diyebiliyor hem de asıl para ve güç ilişkilerine dokunmuyor. Uyuşturucu ekonomisi, kayıt dışı para, rant ve çeşitli çevreler için bir güç kaynağı üretmeye devam ediyor. Bu yüzden mesele sadece güvenlik değil, bir düzen meselesi hâline geliyor.
Bu düzenin en ağır bedelini ise gençler ödüyor. İşsizlik, gelecek kaygısı, umutsuzluk ve yalnızlık içinde büyüyen bir kuşak var. Devlet onları koruyacak sosyal politikalar üretmek, bataklığı kurutmak yerine, bağımlılığı bir suç gibi ele alıyor. Tedavi, destek ve rehabilitasyon yerine baskı ve cezalandırma öne çıkıyor. Böyle olunca da uyuşturucu kullanıcıları her geçen gün artıyor.
AKP’nin yaptığı şey, yangını söndürmek değil; alevlerin önünde kameraya poz vermek. Yakılan her paket, dağılan her küçük çete, ifşa edilen her ünlü, sistemin kendisine dokunulmadıkça sadece yerini başkasına bırakıyor. Zehirin yolu kapanmıyor, sadece aktörleri değişiyor.
Gerçek bir mücadele, yoksulluğu, çaresizliği, kara parayı ve siyasetle iç içe geçmiş suç ağlarını hedef almakla mümkündür. Bu yapılmadığı sürece, ekranlarda ünlüleri göz altına alıp izlettirilen şovlar sokaktaki çöküşü gizleyen bir perdeden ibarettir.










