DECCALİYETE KARŞI CİHAD

Alâaddin Bâkî AYTEMİZ

İran’da başlayan savaş, Deccaliyete karşı cihada davet ve ilânlarını da beraberinde getirdi.

Hristiyan-Yahudi ittifakı Müslümanlara, İslâm dünyasına karşı saldırı başlattı. Bu saldırıyı da Haçlı seferi ve Armegedon’u başlatmak olarak tarif ediyorlar. Amerika, cepheye sürdüğü askerleri, “Armegodon’u başlatmak için müslümanları hedef aldıklarını” söyleyerek motive etmeye çalışmış. Amerikan Savaş Bakanı Hegseth -hani şu koluna Arapça “kâfir” yazdıran- Allah Resûlü’nü aşağılayarak savaşı ilân etti.

Yahudilerin biz “Goyim”leri nasıl gördüğü ve hakkımızda neler düşündüğü zaten malûm…

İslâm’a, Müslümanlara ve Allah Resûlü’ne karşı bu alçakça, adice, pedofili sapık Epstein çetesi, Deccaliyet güçleri tarafından yapılan saldırı karşısında AKP’nin güya tarafsızmış gibi davranarak hâlâ NATO saflarında kalmaya devam etmesi, Deccaliyet’le savaşanlara karşı, Kürecik’ten istihbarat sağlayarak Deccaliyet’in gölgesini büyütmesi -kim kimin gölgesini büyütüyorsa, o, ondandır!-, İsrail’e petrol sevkiyatını bırakmayarak Deccaliyet’i desteklemeye devam edişi apaçık…

AKP’nin bu desteği ortadayken, az biraz insaflı İspanya’nın Amerika’ya nasıl “defol git!” dediği, “üslerimi kullandırtmam” dediği de malûm.

Bir de bunlara karşı susmayan, dik duruşunu diklenerek, Deccaliyet’e karşı cihad ilân ederek gösterenler var…

İran zaten işin başını çekmekte…

Gazze’de, Filistin’de direnen solcusundan İslâmcısına çeşitli dünya görüşünden onlarca örgüt…

Lübnan’da Hizbullah, kendisine destek olan Sünnîlerle birlikte İsrail’e kök söktürmeye devam etmek üzere savaşa dahil oldu.

Yemen’de Ensarullah zaten pusuda ve avını kolluyor…

İran, işbirlikçi körfez ülkelerindeki Amerikan hedeflerini vurdukça, bütün dünya ile birlikte sevinen oranın halkı da sevinç gösterileri yapıyor ve işbirlikçi rejimlerle karşı karşıya geliyorlar. (Bir tek AKP bu sevince katılmıyor, bölge ülkelerindeki Amerikan üs ve hedeflerinin vurulmasının sevincini yaşayan müslümanlara ve dünyanın büyük çoğunluğuna katılmadığı gibi yanlış olduğunu söyleyerek Amerika-İsrail-Avrupa ve işbirlikçilerinden müteşekkil Deccaliyet’in gölgesini büyütmeye devam ediyor.)

Diğer yandan Kuzey Kore’si devreye giriyor.

Çin’i, Rusya’sı yardım teklif ediyor ama İran kabûl etmedi…

Yayınladığımız bir önceki haberde belirttik, Çeçenler savaşa katılmaya hazır olduklarını söylüyor; yeter ki çağılalım diye ekliyorlar.

Benzer haberler Sudan’dan da gelmişti. Hatta Afrika’nın diğer ucundan İbrahim Traore de konuyla ilgili açıklama yaparak safını net bir şekilde ortaya koydu.

Türkiye’de çok farklı kesimlerden kişiler Amerika’ya karşı İran’ın yanında olduklarını açıkladılar…

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin partisinin TBMM’deki Grup Toplantısında yaptığı açıklama müthiş takdir topladı, hislere tercüman oldu.

Ama AKP sözde tarafsız ama pratikte Deccaliyet’i destekleyici icraatlar içinde.

NATO’da kalmaya devam ederek düşmanın gölgesini artırmaya devam ettiğinden öte, istihbarat ve lojistik olarak da destek sağlamaya devam ediyorlar.

Ama…

Dünyanın büyük kısmı -işbirlikçiler hariç- Deccaliyet’e, Pedofili Epstein çetesine karşı İran’ın yanında.

Hatta Amerika’nın çoğunluğu bile, Trump’ın başını çektiği bu saldırıyı desteklemiyor… Yani, “Amerika’ya yaranacağım!” derken, “aman Amerika’dan zarar görmeyeyim!” diye korkakça ve pısırıkça davranış sergilerken, “esas Amerika” başka havalarda… Ve günün sonunda Amerika kalmadığında da göreceğiz…

Amerika-İsrail-Avrupa (Deccaliyet) Armagedon diyor, Amerika-İsrail-Avrupa (Deccaliyet) Allah Resûlü’nü aşağılıyor, Amerika-İsrail-Avrupa (Deccaliyet) müslümanları katlediyor ve AKP iktidardan olmamak için, Amerika-İsrail-Avrupa (Deccaliyet)’in hedefi olmamak için sessiz kalıyor. Peki nereye kadar? Şayet Amerika-İsrail-Avrupa (Deccaliyet) başarılı olursa, verdiği destekten dolayı sıranın kendisine gelmeyeceğini mi zannediyor? “Yalakalık yaparım, sıyırırım” diye mi düşünüyorlar? Sarı öküzü verip, kasabın bıçağını yalayarak yalakalık yapanlardan hangisi kendini mezbahadan kurtarabilmiş ki?

Hadi Amerika-İsrail-Avrupa (Deccaliyet)’in şerrinden kurtuldular, ya Türk milletinin gazabından, Allah’ın kahrından, intikamından, celâlinden de mi korkmuyor, çekinmiyorlar? Gerçekten Allah’a inananlar -inanmayan ehli vicdan gayrı müslimler de dahil- bu Amerika-İsrail-Avrupa (Deccaliyet) çetesine karşı dururken, AKP ne bekliyor? Adamlar ümmete savaş ilân etmiş, işte ümmetin liderliğini gösterme zamanı…

Sonunu düşünen kahraman olamaz!

“Bu millet, büyük oynayanlarla büyük oynayacağını ispat etmiştir!”

Büyük oynamanın, büyük oynamak için de sahte kahramanlardan kurtulmanın zamanı…

Yani zaten düşman bodoslama dalmış ve dolayısıyla şartlar bizi büyük oynamaya zorluyor. Ya büyük oynayıp hayatta kalacağız, ya da küçük muhterislerin elinde yok olup gideceğiz. Ama bu millet zaten bu günler için yaratılmadı mı? Bu millet büyük oynamakla mükellef… Kolpa yapıp büyük görünerek koltukları kapanlar da artık daha fazla sahteliğe devam edemeyecekler; Mekri İlâhî… Allah bu milleti bir kez daha “ya ol, ya öl!” ihtarının eşiğine getirdi…

“Başladı ölümsüzlük sınavımız!”

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin