ABD’Yİ BEKLEYEN KRİZ

Will Schryver (*)

İran Savaşı’yla ilgili baskın anlatı şu: Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, İranlıları acımasızca ezip geçiyor ve son darbeyi vurmanın eşiğindeler; ardından İran itaatkâr bir şekilde koşulsuz teslim olacak ve tövbekâr gözyaşlarıyla İmparator Trump’ın ayaklarını yıkayacak.

En azından hikâyenin Hollywood versiyonu böyle.

Gerçek dünyada ise Amerikan uzun menzilli stand-off taarruz mühimmat stokları (Tomahawk: ~900 deniz mili; JASSM: ~600 deniz mili) kritik bir aşamaya gelmiş durumda.

ABD açısından bakıldığında, kullanılabilir Tomahawk envanterinin artık neredeyse kesin olarak ~2500’den fazla olmadığı; son yıllarda görülen “boş/dud” sayısı da hesaba katıldığında bunun ~2000’e kadar düşebileceği söylenebilir.

JASSM’den ise belki ~3000 kadar kalmıştır.

Yani İran’ı boyun eğdirme işini bitirmek ve gerekirse başka yerlerde de savaşabilecek kadar stok tutmak için toplamda yaklaşık ~5000 adet subsonik seyir füzesi.

Rusya veya Çin’e karşı bir çatışmaya girmek için ise bunun zaten uzaktan yakından yeterli olmadığı açık. Böyle bir durumda bu stoklar birkaç gün içinde tükenir.

İnsanlık tarihinin sözde “En Büyük Ordusu” için oldukça acınası bir durum.

Her hâlükârda, Amerikan uzun menzilli seyir füzesi stoklarının ciddi biçimde azalması nedeniyle bu savaşta çok önemli bir dönemece gelmiş bulunuyoruz.

ABD, İran’ı yenmek isterken Rusya ve/veya Çin’e karşı zaten kırılgan hâle gelmiş olan caydırıcılığını daha da zayıflatmamak için, artık değerli stand-off füzeleri yerine süzülme bombaları (glide bombs) kullanmaya başlamak zorunda kalacak.

Sorun şu ki JDAM süzülme bombalarının bırakılabilmesi için fırlatma yapan uçağın yaklaşık 40 deniz mili mesafeye kadar yaklaşması gerekiyor.

Bu mesafe ise İran hava savunmasının “Tehlike Bölgesi” içinde.

Elbette çoğu insan İran’ın hava savunmasının tamamen yok edildiğine; ABD ve İsrail uçaklarının artık İran üzerinde hiçbir engelle karşılaşmadan uçtuğuna inanıyor.

Tam hava üstünlüğü.

Ben bu konuda o kadar iyimser değilim.

Evet, bu savaş yaklaşık bir hafta önce yeniden ciddi şekilde başladığında İran’ın entegre hava savunma sistemleri, Tomahawk’lara, JASSM’lere veya İsrail’in sahip olduğu görece az sayıdaki Sparrow ALBM’lere karşı kapsamlı bir savunma sağlayacak genişlik ve derinlikte değildi.

Bu yüzden İranlılar en önemli birkaç tesisi mümkün olduğunca savunmaya karar verdiler; diğer hedeflerin vurulacağını ise — en azından zaten zorlanan Amerikan stoklarının doğal sınırları kendini hissettirmeye başlayana kadar — kabullenmek zorunda kaldılar.

Benim inancıma göre İranlıların yaptığı şey, ABD ve İsrail’in süzülme bombaları bırakabilmek için menzil içine girmek zorunda kalacağı günü bekleyerek hava savunma sistemlerini dikkatli bir şekilde muhafaza etmek oldu.

O gün ya zaten geldi ya da çok yakında gelecek.

Füzeleri ve bombaları vurmak zor olabilir; fakat uçakları vurmak değildir. B-2, F-22 ve F-35 dahil olmak üzere hepsi son derece savunmasızdır.

ABD kısa menzilli mühimmat bırakmak için İran içine “stealth” (radara yakalanması zor) uçaklar gönderirse, bazılarının — hatta çok kutsal sayılan B-2’nin bile — vurulmasını beklerim.

ABD kısa menzilli mühimmat bırakmak için stealth olmayan uçaklar gönderirse, birkaçının vurulmasını ise kesinlikle beklerim.

Ve o zaman elimizde ciddi bir kriz olur.

(*) Amerikalı jeopolitik analist

Aktaran: Erhan GÜNGÖR

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin