ŞİA DEMİŞKEN!

Fatih Yazar

Azerbaycan halkının da, İran halkı gibi, mezhep açısından çoğunluğunun Şii/Şia olduğunu biliyoruz, değil mi?

Mezhep bakımından aralarında belirgin bir fark yok.

Daha da dikkat çekici olan şu: İran halkının önemli bir kısmı, hatta yaklaşık yarısı Türk kökenlidir.

Bu da yetmezse, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Pezeşkiyan açıkça Azerbaycan Türkü kökeninden geldiğini söylemiş ve “Türklüğümle iftihar ediyorum” ifadesini kullanmıştır.

Daha ne diyelim Abilerimize..!

***

Öyleyse dürüst olun.

İnsanları yıllardır “Şia”, “sapık”, “sahabe düşmanı”, “İsrail dostu” gibi sloganlarla birbirine kırdıranlar, aynı ölçüyü neden Azerbaycan söz konusu olduğunda uygulamıyor?

Madem mesele mezhep, o zaman Azerbaycan’ı nereye koyuyorsunuz?

Madem mezhep sizin için bu kadar belirleyici, o halde “Türk kardeşliği”, “Turan birliği”, “stratejik dostluk” deyince bütün ithamlar neden bir anda buhar oluyor?

Bu çifte standardı herkes görüyor.

Gerçek şu: Sorununuz mezhep değil. Sorununuz hakikat de değil. Sorununuz ilke hiç değil.

Sorununuz, mezhebi gerektiğinde silah, gerektiğinde suskunluk malzemesi haline getirmenizdir.

Azerbaycan ayrıca İsrail’i destekliyor ve Netanyahu ile çok iyi dost..!

***

Çünkü işinize gelen bu.

Hakikati konuşmak yerine kitleleri kışkırtmak, adaleti savunmak yerine öfkeyi beslemek, ümmeti toparlamak yerine fay hatlarını derinleştirmek daha kolay geliyor.

Ama bilin: Bu dil İslam’a hizmet etmiyor. Bu dil ümmeti savunmuyor. Bu dil yalnızca düşmanların ekmeğine yağ sürüyor.

ABD’nin de, İsrail’in de en çok istediği şey nedir? Müslümanların kendi içinde birbirini yiyip bitirmesi. Birbirine mezhep üzerinden düşman kesilmesi. Aynı kıbleye dönen insanların, birbirini tekfirle, tahkirle, nefretle tüketmesi.!

Siz tam da bunu yapıyorsunuz.

Sonra da buna dava diyorsunuz.

Buna uyanış diyorsunuz.

Buna mücadele diyorsunuz.

Hayır.

Bu, basiretsizliktir.

Bu, ölçüsüzlüktür.

Bu, vebaldir.

ABD’ye uşaklık yapıyorsunuz çok net,

Uşaklıkta kalsın bu seferlik..!

Ne yaptığınız açık ortada bellide..!

Dilimin ucunda.!!

***

Ümmet zaten paramparça. Coğrafyamız zaten kan içinde. Evlatlarımız zaten savaşların, işgallerin, yoksulluğun ve ihanetin bedelini ödüyor.

Bunca acı yetmemiş gibi şimdi bir de mezhep cephesi açmanın adı ne?

Kime hizmet ediyorsunuz?

Hangi yarayı sarıyorsunuz?

Hangi davayı büyütüyorsunuz?

Sürekli ayrıştırarak, sürekli yaftalayarak, sürekli düşman üreterek hiçbir yere varamazsınız.

Bugün alkışladığınız nefret dili, yarın sizin çocuklarınızı da vurur. Bugün meşrulaştırdığınız ayrımcılık, yarın sizin kapınıza da dayanır. Bugün attığınız fitne, yarın sizin soyunuza kadar uzanır.

Bu vebali iki Dünya’da da taşırsınız..!

ABD ve İsrail saldırır ise biz İslam düşmanları değil inananların tarafındayız,

İran’da bizden Azerbaycan’da bizden demeniz gerekmez miydi.!?

Her ne olursa olsun kim olursa olsun,

Zalime karşı Mazlumdan taraf olmalı İnsanoğlu..!

***

Bu yüzden sizleri uyarmak istiyorum:

Ümmetin üzerine yeni fay hatları döşemeyin. Mezhebi savaş aracına çevirmeyin.

İnsanları sloganlarla birbirine düşürmeyin.

Nefreti iman gibi pazarlamayın..!

Yeter artık.

Yeterince kan aktı.

Yeterince ocak söndü.

Yeterince vebal birikti.

Biraz samimiyet.

Biraz adalet.

Biraz vicdan.

Melek olmanızı bekleyen yok.

Ama hiç değilse İnsan olun.

Sadece İnsan olun.

Bu bile, bugün için büyük bir başlangıçtır.

İran Halkına Selam olsun..

Kaynak:

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin