İSRAİL’İN DOSTLARI KAYBEDECEK

Şevket Koray

Yıllardır, Allah düşmanları ile ittifak yapan sözde İslâmcıları deşifre etmek için kullandığımız bir tabir var: İmânsız İslâmcılık…

İslâm’ın gerçek temsilcisi Büyük-Doğu İBDA’nın aslında on yıllardır işaretlediği, yobaz karakteri ile de örtüşen bir insan tipinden söz ediyoruz. Büyük Doğu Mimarı, yobazı, “Yalnzıca Allah’ı aramaya memur insanoğlunun en büyük düşmanı” olarak işaretlemişti.

1990’larda İBDA Mimarı, ABD’nin körfeze yönelik saldırganlığına karşı ilk ciddi tutum takınan fikir adamı oldu. Bu tavrının karşılığı olarak da ağır işkencelere maruz kaldı.

Yobaz tipi Amerika ve İsrail ile yakınlaşırken, ABD ve İsrail’in büyük düşmanı Salih Mirzabeyoğlu’ydu.

İBDA Mimarı, eleştirlerini, “teyze adam”, “mamacı” gibi ifadelerden “mürted” derecesine kadar yükselen bir sertlikte ılımlı İslâm projesine yöneltti.

FETTOŞ takımı ve dostları ona karşı bir birlik kurdular. Bu birlik, zamanla parçalandı ( ve parçalanmaya, un ufak olmaya devam edecek) İBDA Mimarı ise aslanlar gibi dik durarak yaşadı, Telegram suikasti ile şehit oldu.

Düşmanları, bukalemun gibi renk değiştirirken, İBDA fikir sisteminin tarih tezlerindeki argümanlar ayaktadır. 7 Ekim Devrimiyle, Batı’yı helâk edecek bir dönemin Yahya Sinvar tarafından başlatılacağını İsrail’in dostları öngörmemişti.

Şimdi işler bu ihanet şebekesi için iyi gitmiyor…

BÜYÜK DOĞU-İBDA fikir sisteminin Büyük Zuhur dediği süreç; durdurulması namümkün bir şekilde ilerliyor, ilerleyecek.

Ürdün ve Mısır’daki İmânsız İslâmcılık rejimleri çatırdıyor… Hain Ürdün kralı cuma günü Filistin için düzenlenecek gösterileri engellemekle kendi mukadder sonunu değiştireceğini düşünüyor.

Mısır’da da benzer eğilimler görüyoruz.

İslâm ülkelerinin yöneticileri İslâm ordularını saldırı altındaki mukaddes Kudüs ve Mescidi-Aksa için harekete geçirmemekte ısrarcı.

Gazze, İran, Lübnan ve Yemen’deki Kudüs İttifakı bu sebeple yerli İsrail ajanları tarafıdan büyük bir nefretle karşılanıyor.

Kendi halkı aç iken lüks içinde yaşayan İsrail dostları rahatlarını bozmak istemiyor.

İdeolojik bir terminolojiyle ifade edecek olursak: “mamacı”, “teyze adam”, “yobaz” ve “mürted” koalisyonun “Ehli Sünnet’in İsrail yanlısı bir tarafsızlığı gerektirdiği” yönünde sapkınca fikirleri ise toplumda öfkeyle karşılanıyor.

Ehli Sünnet adına bağımsız hareket eden az sayıdaki topluluktan birisi ve 7 Ekim devriminin mimarının sözcüsü Ebu-Ubeyde ise bu hainleri ifşa ediyor.

Herkes kimin ne olduğunu biliyor… İslâm ülkeleri en büyük kaynakların sahibi olmasına rağmen niçin faikirlik ve çaresizlik altında eziliyor?

Allah’ın ilâhî yasaları her türlü haksız kazanç yolunu, servetin temerküz edeceği düşmanca fiileri yasakladığı halde, kardeşi açken onu Batılı adama satan kompradör zihniyetin İslâm ile ne ilgisi olabilir?

Temellerini Büyük Doğu Mimarı’nın attığı, İBDA’nın da temelini oluşturan tezler şunu söylüyor:

Zengin bir azınlık ve derin bir yoksulluk gördüğümüz her memlekette büyük bir devrim yaşanacak.

Büyük Doğu Mimarı’nın “kıtalar çapında devrim” öngürüsü, 20. Yüzyıl’ın en büyük siyasî tahlilidir.

Aydınlanma filozofları, bu ilmî müşhadelere doğa kanunu diyordu.

Doğa Kanunu değil, Mutlak Fikrin İlâhî Tecellisi… Şüphesi olanlara söyleyelim: Eğer BÜYÜK DOĞU-İBDA haklı çıkarsa, İslâm’a ihanet edenler hüsrana uğrayacak… Bugün her şey çok açık değil mi? Feraset sahibi olmayanlar göremez.

One thought on “İSRAİL’İN DOSTLARI KAYBEDECEK

  1. Harikâ yazı…
    İsrâil’in sahte düşmânları da kaybedecek…
    O düşmânlar, dışarıdan birinde gördün mü hâin diyen kendinde aynı rûh bozukluğu ayân oldun mu bahane Tanrısı oluveren tiplerdir…
    Doğru yola giren “kendinden” olmadın mı sahiplenmek ve doğru yoldan ayrılmamasına -zorla veyâ sıcaklıkla- teşvik etmek ve de bu davânın asıl sâhibi bizleriz deyip yanında yer almak yerine İsrâil lehine ona buğz eden, karizmasının altındaki eziklikten olsa gerek, bir aşağılama merâkı, gönüllerin kaymaması telâsıyla eski defterleri kurcalayan züğürt tiplerdirler..
    Hem Siyo-Amerikan lehine hedef saptırır hem onları hedefe koyanı küçük gösterir, hin gösterir, hem hedefden çıkarması için elinden gelenleri yapar sonra bu numaracılığı da gene ona yaftalarlar…

    İrân, herkesi iddiâsından vurdu, herkesi sahte davâ sâhibleri olmaktan hesâba çekiyor… Hiç kimse de düne kadar İrân’a sahtecilik atfederken kendi sâhteliğine birşey demiyor.. Kimse İrân’ı bu yolda devâmlılığına kendi de onunla birlikte bu yola atılarak desteklemiyor..
    Aksine yola devâm etmesin ve eski statüko, dışarıya kâr pâyı büyük içeriye ise küçük ve dar kesime olan, bu düzen devâm etsin diye sıkıştırıyorlar…

    Vicdânları-rûhları hesâba çekilirken kendileri İrân’a pâye bırakmadan işe el atması gerekenler ve de bunu yapacak olanları zorlaması gerekenler İrân’a yakıştırdıkları sıfatlarla meseleyi değerlendirip İrân’a karşı İrâncılık-“Şiicilik” yaptıklarının farkında olmayan Sünnîciler-İBDÂ’cılar, şu particiler, bu Osmanlıcılar bilmem ne..

    Bu rûh sâhiplerinin önderi ise Afgânistan İslâm Emirliği ve kendi halkına karşı Gazze için sokağa çıktıklarında kan kusturup teör biçen; Nobel için Trump diyen Pakistan hükûmeti, “bu savaşı (adamlar teröristçe İrân’ı bombalarken) ancak Trump durdurur” diyen Firavun Sisi, “Göt-öpücü” Testere Selman ve “harika lider. Karışma dedim karışmadı” Erdoğan..

    Bu ne lan!?
    Sonra… bu İrân olmasa var ya ne biçim erkeğim de işte İsrâil’in devâmlılığını sağlıyor bu anca Sünnî kesen Şiiler. Ee şimdi siz üslerinizden kalkan uçaklar, üslerden attığınız füzelerle, kışkırttığınız düşmânla Şii kesiyorsunuz!?

    Neyse kimse hesâp vermiyor anasını satayım… Herkes kafasındaki kurulu bağnazlık doğrultusunda yeriyor birbirini sonra hak ayân olunca kimse uhûvvete yanaşmıyor…
    Enteresan Müslümânız, enteresan tevhîd anlayışı..

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin